“CUMHUR İTTİFAKI’NIN EN İYİ PERFORMANS GÖSTERDİĞİ İL KAHRAMANMARAŞ OLDU”

Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Kahramanmaraş İl Başkanlığı ziyaretinde konuşan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mahir Ünal, “En yüksek uyumla, en yüksek koordinasyonla çalışan Türkiye'deki en iyi il olduk. Kahramanmaraş cumhur ittifakının en iyi performans sergilediği il oldu. Bahçeli'nin belirttiği gibi bu ittifak milletle beraber Türkiye'nin bekası ve bekasının muhafazası adına adeta bir muhafız görevi üstlenmiş durumda” dedi.

31 Mart Yerel seçimlerinin sonuçlanmasının ardından bir dizi ziyaretlerde ve değerlendirmelerde bulunmak üzere memleketi Kahramanmaraş’a gelen AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mahir Ünal, Cumhur İttifakı’nın diğer kanadı olan MHP Kahramanmaraş İl Teşkilatını ziyaret etti. Ziyarette Ünal’ı MHP İl Başkanı Ertuğrul Doğan ve teşkilat mensupları karşıladı. AK Parti Kahramanmaraş Milletvekilleri ile Büyükşehir Belediye Başkanı Hayrettin Güngör’ün de eşlik ettiği ziyarette konuşan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mahir Ünal, “Gayretle, samimiyetle MHP bu seçimlerde çok güzel bir çalışma ortaya koydu” diye konuştu. MHP Kahramanmaraş teşkilatının Cumhur İttifakı’nın gereklerini layıkıyla yerine getirdiğine dikkat çeken Ünal, sözlerinin devamında İstanbul’daki seçim sürecine yönelik açıklamalarda bulundu.

İşte AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Mahir Ünal’ın MHP İl Başkanlığı ziyaretinde yaptığı konuşmalardan satır başları şu şekilde;

“MHP ÇOK GÜZEL BİR ÇALIŞMA ORTAYA KOYDU”
Ertuğrul Doğan Beyefendiye çok teşekkür ediyorum. Çünkü cumhur ittifakının gereklerini layıkıyla Kahramanmaraş'ta yerine getirdi. Bizim Milliyetçi Hareket Partisi Genel Merkezi ve AK Parti Genel Merkezi olarak hazırladığımız genelgeyi eksiksiz uyguladı ve Kahramanmaraş'ta maşallah ayak basmadık yer bırakmadı. Şimdi coşku ve heyecan olunca içeride dert olunca, insan davasını da derdi haline getirince o zaman insanın gözü uyku tutmuyor. Gayretle, samimiyetle MHP bu seçimlerde çok güzel bir çalışma ortaya koydu. Aynı şekilde İl Başkanımız Sayın Ömer Oruç Bilal Debgici Beyefendi'ye de ben burada çok teşekkür ediyorum. Çünkü Ertuğrul Bey'le beraber çok güzel bir ekip oluşturdular. Her iki il başkanımızda bu seçimlerde çok güzel bir çalışma ortaya koydular. Değerli milletvekillerimiz bu seçimde Ahmet Özdemir, Habibe Öçal, İmran Kılıç, Mehmet Cihat Sezal, Celalettin Güvenç, Sefer Aycan çok güzel çalışmalar ortaya koydular. İlçe başkanlarımız, teşkilatlarımız, mahalle başkanlarımız mahalle mahalle sandık sandık çalıştılar.

EN YÜKSEK KOORDİNASYONLA ÇALIŞAN TÜRKİYE'DEKİ EN İYİ İL OLDUK
Kahramanmaraş'ta aldığımız sonuç Türkiye'de bizi 3. yaptı. Hamdolsun Nurhak dışında bütün ilçelerde seçimi kazandık. Bu süre içerisinde aynı şekilde Büyükşehir Belediye Başkanımız Sayın Hayrettin Güngör Bey çok güzel bir çalışma ortaya koydu. Karşılıklı olarak her ikisi partinin kadın kolları ve gençlik kolları yüksek bir koordinasyonla çalıştılar. Sanırım Kahramanmaraş cumhur ittifakının en iyi performans sergilediği il oldu. En yüksek uyumla, en yüksek koordinasyonla çalışan Türkiye'deki en iyi il olduk. Dediğim gibi bunda il başkanlarımızın çok büyük katkıları var. Cumhurbaşkanımızın söylediği gibi, Sayın Devlet Bahçeli'nin belirttiği gibi bu ittifak milletle beraber Türkiye'nin bekası ve bekasının muhafazası adına adeta bir muhafız görevi üstlenmiş durumda. Bu ittifakımız bir gönül ittifakıdır. Bir gönüldeşlik olarak yoluna devam edecek. Kahramanmaraş'ta şanına yakışır şekilde bu ittifakın en güzel uygulandığı il oldu diye düşünüyorum. Aldığımız sonuçlardan dolayı ben her bir arkadaşımı tebrik ediyorum. Bu seçimin görünmez kahramanlarını tebrik ediyorum. Benim her zaman söylediğim siyasetin ve bu mücadelenin asıl taşıyıcıları sandık başında sabah 5'den kalkıp gece 12'ye kadar o sandık nöbeti tutan ve sandığı namusu bilen her bir sandık görevlimiz her bir müşahidimizdir. Onların her biri son derece iyi çalıştılar. Bina sorumlularımız, kat sorumlularımız, mahalle başkanlarımız, sandık görevlilerimiz, sandık müşahitlerimiz son derece iyi çalıştılar. Buradan ben her iki siyasi partinin de mahalle başkanlarına, sandık görevlilerine teşekkür ediyorum.

“CHP DEMEK OSMANLI VE SELÇUKLU MİRASINI REDDETMEK”
Birilerinin seçimi kazandıktan sonra neler yaptığı hep beraber ibretle izliyoruz. Bilecik'te Osmanlı'nın bir çınar gibi doğduğu, büyüdüğü o topraklarda belediye başkanı seçilen CHP'li zihniyetin ilk iş olarak belediyede bulunan o Osmanlı figürlerini, o muhteşem minyatür çalışmayı nasıl duvardan kazıdığını gördük. Bu yeni olan bir şey değil. Bunlar iktidar oldukları dönemde İstanbul'da o muhteşem mermere kazınmış büyük hattatların Kazasker Mustafa Efendinin, Karahisari'nin hatlarını da mermerlerden kazıdılar. Çünkü Cumhuriyet Halk Partisi demek bu topraklarda bizim 1000 yıldan beri varoluşumuza düşman olmak demektir. Çünkü Cumhuriyet Halk Partisi demek Osmanlı ve Selçuklu mirasını reddetmek, köklerini Etiler'de Sümerler'de, Eski Yunan'da aramak demektir.  O yüzden Selçuklu ve Osmanlıya ait her şeye bugüne kadar Cumhuriyet Halk Partisi karşı çıkmıştır. Bunun son örneğini Bilecik'te gördük.

“CUMHUR İTTİFAKI OLARAK OYUMUZU ARTTIRDIK”
Cumhuriyet Halk Partisi'nin seçim kazandığı diğer belediyelerde neler olduğunu millet görüyor. Biz cumhur ittifakı olarak oyumuzu arttırdık. Cumhur ittifakı olarak yüzde 52 oy aldık. Biz seçimi kaybettiğimiz illerde de oyumuzu arttırarak seçimi kaybettik. O yüzden cumhur ittifakı olarak birilerinin kalkıp kendilerine bir zafer bize de sanki bir yenilgiymiş gibi bir psikoloji oluşturmasını da buradan şiddetle kınıyorum. Çünkü güneş balçıkla sıvanmaz, sonuçlar ortadadır ve İstanbul'da yaşananı da adeta ağır çekimde millet çok net bir şekilde görüyor. Yani 62 bin'in üzerinde sandık görevlisinin yaklaşık 19 bin tanesi yasaya aykırı bir şekilde görevlendirilmiş. Dün Yüksek Seçim Kuruluna İstanbul'daki seçimlerin yenilenmesi için başvurduk. Aynı şekilde Milliyetçi Hareket Partisi'de bir başvuruda bulundu. Çünkü İstanbul'da görünen çok net bir şey var ki bir el çok sistematik, asimetrik bir şekilde bir çalışma yürütmüş. Şimdi bize diyorlar ki "bunu kim yapmış.” Şu anda bunu kimin yaptığından ziyade ortada sonuç olarak önümüzde duran somut bir durum var. Nasıl ki 2014 yılında Ağrı'da Yalova'da seçimler yenilendi, Nasıl ki bu seçimde Yüksek Seçim Kurulu Artvin Yusufeli'nden Kırıkkale Keskin'e kadar bazı yerlerde seçimlerin yenilenmesine karar verdi.

“SEÇİMİN YENİLENMESİ İLE İLGİLİ BELGELER YSK’YA VERİLDİ”
Hukuki olarak seçimlerin yenilenmesini gerektiren yasal hataların çok açık bir şekilde belgeleri Yüksek Seçim Kurulu'na dün teslim edildi. Bugünde Seçim İşleri Başkanımız Sayın Ali İhsan Yavuz bu konuda delilleriyle konuyu kamuoyuyla paylaştı. Dolayısıyla biz Yüksek Seçim Kurulu'ndan bu deliller eşliğinde seçimlerin yenilenmesi kararını bekliyoruz. Her ne kadar İstanbul'da bir aday kendisini belediye başkanı ilan etti. Şimdi hukuki olarak gelişmiş demokrasilerde hukuk devletinin bir gereği olarak seçimler esnasında bir takım usulsüzlükler bir takım kanuna, yasaya uygun olmayan iş ve işlemlerin olması hesaba katılarak seçim sonrası hukuki yollar açık tutulur. İtirazda bunlardan bir tanesidir. Yani 298 sayılı seçim kanunun 139. maddesi de bunu tadat eder. Hangi şartlarda ve nasıl bu işin yapılacağını sıralar. Şimdi seçim kanunu ortada ve seçime katılan siyasi partiler seçim sonrası yasal haklarını kullanıyorlar.

“BİZE MAZBATAMIZI VERİN DİYORLAR…”
Şimdi bunlar sürekli olarak bu itirazlarınızı durdurun ve bize mazbatamızı verin diyorlar. Bu normal bir şey değil. O yüzden bu arkadaşlarımız sabırlı olacaklar, hukuk çerçevesinde, anayasal çerçevede yapılması gereken itiraz hakkımızı biz kullandık, olağanüstü itiraz hakkımızı da kullandık. Bu sürecin patronu Yüksek Seçim Kurulu'dur. Ama sistematik olarak bakıyorum CHP'li sözcüler, konuşmacılar Yüksek Seçim Kurulu'nu "aba altından sopa göstererek tehdit ediyorlar. " Sokakla, oradaki hakimlerin ve yargıçların onurlarıyla, haysiyetleriyle tehdit ediyorlar. Burası bir hukuk devletidir. Hiçbir baskıya bizim ülkemizde hiçbir hâkim ve savcı boyun eğmez. Her bir hâkim ve savcı anayasanın kendisine tanıdığı hak çerçevesinde, görev çerçevesinde, yasal çizgide görevini yerine getirir. Her ne kadar bir psikoloji oluşturmaya çalışsalar da, her ne kadar bir baskı iklimi oluşturmaya çalışsalar da biz belgelerimizi dokümanlarımızı teslim ettik.

“BU SEÇİMİN PATRONU YÜKSEK SEÇİM KURULU'DUR”
Bu seçimin patronu Yüksek Seçim Kurulu'dur. Yüksek Seçim Kurulu'da bu konuda en doğru kararı vereceğine biz inanıyoruz. Cumhuriyet Halk Partili sözcülerinde Yüksek Seçim Kurulu üzerine oynamamasını, oraya dönük baskı dili kullanmamasını ve ülkeyi sokakla, ülkeyi kaosla tehdit etmemelerini, Türkiye'ye dönük yurtdışından destek talebinden artık vazgeçmelidir. Dün sosyal medyada yurtdışındaki FETÖ’cü okullarda çekilmiş videolardaki öğrenciler "Mazbatayı İmamoğlu'na Ver" diye bir şarkı yapmışlar. Bunu dün sosyal medyada yaygın bir şekilde kullandılar. Bu nasıl bir iştir, Yunanistan mazbatayı İmamoğlu'na ver diyor, Fransa mazbatayı İmamoğlu'na ver diyor, ABD mazbatayı İmamoğlu'na ver diyor. Yurtdışındaki FETÖCÜ okulların öğrencilerine mazbatayı İmamoğlu'na ver diye klipler çekiyorlar. Şimdi burada bir hukuksuzluk söz konusu mu? Yani bir siyasi partilerin yasal hakları olan itiraz haklarını durdurup ve İstanbul'daki ilçelerde devam eden süreçleri yok sayıp Yüksek Seçim Kurulu'ndan yasal olmayan bir işlem yapmasını mı talep edeceğiz?

“AZİZ MİLLETİMİZ BÜYÜK BİR İBRETLE BUNU İZLİYOR…”
Mazbatanın Ekrem İmamoğlu'na verilmesini isterken geçmişte Amerika'da, Avrupa'da defalarca seçimlerin yenilenmesi kararı da alındı, tekrar sayın kararı alındı. Yine 2009 başkanlık seçimlerinde Amerika'da, 2014 seçimlerinde Wisconsin eyaletinde, birçok seçimden sonra bu tür olaylar yine Hollanda'da, Belçika'da, Almanya'da, Fransa'da, yani gelişmiş demokrasilerin hukuk devletinin olduğu her yerlerde seçimlerden sonra hukuk yolu açıktır, itiraz hakkı yasal bir haktır ve bu anayasal çerçevede yürütülür. Peki, bu Türkiye'de olunca niye bütün ülkeler bu hukuk yollarının kullanılmamasını, itiraz sürecinin durdurulmasını ve Ekrem İmamoğlu'na mazbatanın verilmesini ve bunu bir koro halinde dile getirilmesini de aziz milletimiz büyük bir ibretle bunu izliyor. Ben bu seçimlerin tekrardan ülkemize, Kahramanmaraş'ımıza hayırlar getirmesini temenni ediyorum. Tekrardan MHP İl Başkanımıza ve teşkilatına teşekkür ediyorum.

“KAHRAMANMARAŞ'I 30 BÜYÜKŞEHİR İÇERİSİNDEN 3. YAPTIK”
MHP Kahramanmaraş İl Başkanı Ertuğrul Doğan ise şunları kaydetti: “31 Mart yerel seçimlerine cumhur ittifakı kapsamında girdik ve Kahramanmaraş'ta AK Parti teşkilatlarıyla, AK Parti milletvekillerimizle ve bizim milletvekilimiz sayın Prof. Dr. Sefer Aycan Bey'le bir aile ortamında seçim çalışması yürüttük. Türkiye örnek bir çalışma yürüterek Kahramanmaraş'ı 30 büyükşehir içerisinden 3. yaptık. Bu konuda bize destek olan AK Parti teşkilatlarına, Milliyetçi Hareket Partisi'nin bütün ilçe başkanlarına, belediye başkan adaylarımıza ve özellikle Sayın Genel Başkan Yardımcımız Mahir Bey'e çok çok teşekkür ediyorum.”

Ziyaretin ardından MHP İl Başkanı Ertuğrul Doğan, özel yapım olan Cumhur İttifakı tespihini Ünal’a hediye ederken, bir diğer tespihi ise Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a vermesi üzerine yine Ünal’a teslim etti.

Haber: Emre Akkış/Ahmet Güneçıkan

Güncelleme Tarihi: 17 Nisan 2019, 19:29
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner96

banner103