banner117

Kesilen kurban etiyle kahvaltı yapmayın!

Maraş Fit Beslenme ve Diyet Danışmanlığı’ndan Diyetisyen Tuğçe Tıraş ve Diyetisyen Gülcan Tuzcu, Kurban Bayramı’nda kesilen kurbanın etiyle kahvaltı yapılmaması konusunda uyardı. Diyetisyenler yaptığı bilgilendirmede, “Kurban kesildikten sonra ölüm katılığı dediğimiz etteki sertliğin giderilmesi için et 24 saat dolapta bekletildikten sonra tüketilmelidir” dedi.

Kesilen kurban etiyle kahvaltı yapmayın!

Müslümanlar için büyük önem arz eden iki dini bayramdan biri olan Kurban Bayramı’nı yarın idrak etmeye başlıyoruz. Haftalar öncesinden bayram için hazırlıklarına başlayan vatandaşlar büyük bir heyecanla bayram namazını kıldıktan sonra kurban kesmenin planını yapıyor. Hem kurban etinin tüketilmesi hem de yoğun akraba ziyaretlerinin yaşanacağı Kurban Bayramı’nda sağlığı bozmamaya da dikkat edilmesi gerekiyor. Kurban Bayramı demek tatlı demek, kurban eti ve leziz sofralar demek. Peki, nasıl beslenmeli? Maraş Fit Beslenme ve Diyet Danışmanlığı’ndan Diyetisyen Tuğçe Tıraş ve Diyetisyen Gülcan Tuzcu, Kurban Bayramı boyunca sağlıklı ve dengeli beslenmek için yapılması gerekenleri anlattı. Kurban Bayramı’nda güne mutlaka kahvaltıyla başlanılması gerektiğini anlatan uzman diyetisyenler, kesilen kurbanın etinin kahvaltıda yenilmemesi uyarısında bulundu.

DİNLENDİRİLMEDEN TÜKETİLEN ET TEHLİKELİ”

Kurban etindeki sertliğin giderilmesi için 24 saat dolapta bekletildikten sonra tüketilmesi gerektiğini anlatan Diyetisyen Tuğçe Tıraş, “Normal gündelik yaşamda olduğu gibi kurban bayramında da güne mutlaka kahvaltı ile başlanılmalıdır. Kahvaltıda kesilen kurbanın kavurmasını kesinlikle yemeyin. Kurban kesildikten sonra ölüm katılığı dediğimiz etteki sertliğin giderilmesi için et 24 saat dolapta bekletildikten sonra tüketilmelidir. Et dinlendirilmeden pişirildiğinde yeterince yumuşak kıvamda olmayacaktır ve yedikten sonra hazımsızlık ve şişkinliğe sebep olacaktır. Özellikle mide ve bağırsak problemi yaşayan bireylerin buna dikkat etmesi gerekmektedir” dedi.

ETİN YAĞSIZ KISMINI TÜKETMELİYİZ”

Kırmızı etin protein kaynağı olduğuna dikkat çeken Tıraş, etin pişirilmesindeki yapılması gerekenleri anlatarak, “Kırmızı et A, B1, B12 vitaminleri gibi vitaminler ve demir, çinko, magnezyum, fosfor gibi minerallerden zengindir. Ayrıca iyi bir protein kaynağıdır. Ancak her bireyin bu besin öğelerine ihtiyacı farklıdır. Kırmızı et belli miktarda doymuş yağ ve kolesterol içerdiği için kalp damar hastalıkları olanlar porsiyon kontrolüne dikkat etmelidir. Etin yağsız kısmını tüketmeliyiz. Ayrıca pişirirken kızartma yerine ızgara, fırında pişirme yöntemlerinin daha sağlıklı olduğu unutulmamalıdır. Kurban bayramının geleneksel yemeği haline gelen kavurmanın içine tereyağı veya kuyruk/iç yağı eklemeden, kendi suyunda, kısık ateşte pişirme yapılmalıdır. Etleri pişirirken kavurma ve kızartma yerine buğulama, haşlama, ızgara yöntemleri kullanılmalıdır. Ette bulunan yağların ateşe damlaması sonucu yanarak çıkardığı duman kanserojen maddeye dönüşür bu nedenle etler kömür veya direkt ateş üzerine koyularak ızgara yapılmamalıdır. Yakıt türü olarak ise saf odun kömürü kullanılmalıdır.

Etin posası olmadığından ve bayramda da et ağırlıklı tüketim olduğu için günlük posa alımımız azalabilir. Bu nedenle posa içeriği yüksek besinler tüketerek posa alımımızı bir miktar artırmalıyız” şeklinde konuştu.

ZİYARETLERE ARABAYLA DEĞİL YÜRÜYEREK GİDİN”

Etlerin sebze ile pişirilmesinin önemli olduğuna değinen Tıraş, bol su içilmesi ve bayram ziyaretlerine arabayla değil de yürüyerek gidilmesinin sağlıklı olduğunu söyledi. Tıraş, “Etlerin sebzelerle birlikte pişirilmesi veya sebzelerle birlikte tüketilmesi hem posa alımını arttıracak hem de besin çeşitliliğinin sağlanmasına katkıda bulunacaktır. Etler, C ve E vitaminini içermezler. Bu nedenle etlerin mutlaka sebzelerle birlikte pişirilmesi veya etlerin yanında C vitamininden zengin sebze/salata/ taze sıkılmış meyve sularının tüketilmesi oldukça önemlidir. Bu yöntem hem besin çeşitliliğinin sağlanmasını sağlar hem de sebzelerde bulunan C vitamini, demirin emilimini arttırır ve sebzelerde bulunan. Bir diğer önemli beslenme alışkanlığına değinecek olursak. Havaların sıcak olması nedeniyle su içmeye büyük özen gösterilmeli ve yaklaşık en az 2-2.5 litre su içilmelidir. Bayram ziyaretlerini arabayla değil de yürüyerek geçirmek en sağlıklısı olacaktır” şeklinde konuştu.

ŞEKER KULLANIMINA DİKKAT EDİLMESİ GEREKİYOR”

Bayramda şeker kullanımına dikkat edilmesi gerektiğini ifade eden Diyetisyen Gülcan Tuzcu ise, “Bayramlarda etin yanı sıra ikram edilen tatlılar ile birlikte çay veya kahve tüketiminde de artış görülebilmektedir. Özellikle de şerbetli tatlılar, kompleks karbonhidrattan yoksun, (posa içeriği yetersiz) basit şeker içeriği yüksek gıdalar olduğundan, kan şekerinin dengelenmesini zorlaştırıp dalgalanmaya sebep olmakta bu da bireylerde hem uyku durumunu oluşturmakta hem de açlık-tokluk mekanizmasını bozmaktadır. Bu sebeple şerbetli tatlılardan ziyade, ‘miktara dikkat etmek şartıyla’ şeker oranı az olan sütlü tatlıların tercihinin önemli olduğunu söyleyebiliriz. Ancak diyabet hastalığı bulunan bireylerin ise tatlı yerine doğal olarak bulunan meyveleri tüketmeleri (özellikle kabuğu ile yenen meyvelerin kabuğunu soymadan) sağlıklarını korumak adına önemlidir. Özellikle meyvelerde bulunan posanın kan şekerini dengelediği, dolayısı ile insülinin kontrol altında tutulduğu bilinmektedir” dedi.

BUZDOLABI POŞETİNDE VE YAĞLI KAĞITTA SAKLAYIN”

Et ve et ürünlerinin nasıl saklanması gerektiğini anlatan Tuzcu, “Et ve et ürünleri, protein kaynağı besinler oldukları için belirli sıcaklıklarda kolayca bozulurlar. Bu nedenle etler buzdolabı poşetine veya yağlı kâğıda sarılarak, buzdolabında; 0-2 derecede 3-5 gün, -2 derecede bir hafta, -18 derece ve altında yaklaşık 3 ay kadar saklanmalıdır. Derin dondurucularda bakteriler ölmez, üremeleri durur, çözdürmeden sonra hızla üreme yeniden başlar. Yiyecekler dondurucudan çıkarıldığında, mevcut bakteriler eğer oda sıcaklığında çözdürme yapılırsa hızla çoğalırlar. Yiyeceklerin çözdürülmesi bu nedenle, tehlikeli sıcaklık aralığı olarak tanımlanan 4-63 derece aralığı dışında yapılmalıdır. Tezgâhların üzerinde, kalorifer peteği üzerinde, ılık veya sıcak su içerisinde ve soğutucu olmayan alanlarda kesinlikle çözdürme işlemi yapılmamalıdır. Çözdürme işlemi için buzdolabının 4 derece ve altındaki sıcaklık değerlerindeki bölümlerinde yapılır. 21 derece altındaki temiz akan su altında, 2 saatten fazla sürmeyen çözdürme işlemi de yapılabilir. Mikrodalga fırında çözdürme işlemi de uygulanabilir. Ama unutulmamalıdır ki; çözdürülmüş etler tekrar dondurulmamalıdır. Pişmiş et ve et yemeklerini ise buzdolabında 3-4 gün, dondurucuda 2-3 ay saklayabilirsiniz” şeklinde konuştu.

(Haber: Ahmet Güneçıkan)

Güncelleme Tarihi: 10 Ağustos 2019, 12:07
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER