Dünyaya getiren anne, oğluna bir can daha verdi

Dünyaya getiren anne, oğluna bir can daha verdi

Kahramanmaraş’ta bin böbrek hastasının içerisinden her hafta birinin hayat hikâyesiyle okuyucularına diyaliz hastalarının günlük yaşamındaki zorluklarını gözler önüne seren Manşet Gazetesi bu hafta da Diş Teknisyeni Mehmet Ali Şenlenmiş’in hastalığı boyunca yaşadığı zorluklarını sayfa sütunlarına yansıttı.

Mehmet Ali Şenlenmiş, 5 yıl ilaç 1 yıl diyaliz tedavisi boyunca yaşadığı sıkıntıları, hastalığı boyunca hayatta nasıl kalışını, yaşama tutunuşunu, toplumla iç içe olmak için verdiği savaşı, böbrek hastalığı yetmezmiş gibi bir de verem hastalığına yakalanıp nasıl kurtuluşunu, üzüntülerini, dertlerini, nakil öncesini, nakil sürecini ve sonrasını Manşet Gazetesi Yazı İşleri Müdürü Mesut Tuğrul’a anlattı.

Ölümün kıyısındayken, organ nakliyle yeniden hayata tutunan diyaliz hastalarının yaşamlarını okuyucuları için araştırmaya devam ediyor. Eşlerinden, kardeşlerinden, babalarından, annelerinden ve kuzenlerinden aldıkları böbreklerle tekrar hayata merhaba diyen nakil hastaları, çektikleri tüm eziyetleri ve ufuktaki yaşam arzusunu Manşet Gazetesi okuyucularına anlattı. Manşet Gazetesinin bu röportajları toplumda geniş yankı uyandırdı. Hayatlarını diyaliz makinesine bağlanarak geçiren diyaliz hastalarının feryatlarına kulak veren Manşet Gazetesi bundan sonra da bu tür röportajlarına devam ederek, diyaliz hastalarının yaşadığı sıkıntılara bir nebze de olsa toplumsal farkındalık yarattı.

5 yıl boyunca ilaç tedavisi süresince yaşadığı sıkıntıları gazetemize anlatan Mehmet Ali Şenlenmiş, cilt bozukluğu diye diye gittiği hastane de böbrek yetmezliği hastası olduğunu öğrendiği zaman hayatının en acı anları yaşadı.

Hastalığı boyunca tek tesellisinin ailesinin her zaman yanında olduğunu belirten Mehmet Ali Şenlenmiş, annesinin verdiği böbrekle hayata yeniden tutundu. Nakil ameliyatına girerken tek düşüncesinin annesi olduğunu da aktaran Şenlenmiş, “annem her zaman baş tacım oldu, olmaya da devam edecek” dedi.

6 yıl boyunca böbrek yetmezliği hastalığı ile mücadele eden Adem Ayyıldız ile gerçekleştirdiğimiz röportajın işte ayrıntıları;

Kaç yıldır hastasınız? İlk olarak hangi şikâyetlerle hastaneye başvurdunuz? Hastalığınızı basıl öğrendiniz ve öğrendikten sonra en hissettiniz? Hastaneye gittiğiniz gün yanınızda kim vardı? 

‘CİLT BOZUKLUĞU DİYE GİTTİM, BÖBREK HASTASI OLDUĞUMU ÖĞRENDİM’ 
2006 yılında böbrek yetmezliği hastalığına yakalandım. İlk olarak hastaneye yüzümün şişmesi nedeniyle başvurdum. Nedenini bilmediğimiz bir şekilde yüzüm şişiyordu. Başta ne olduğunu bende anlayamadım. Yüzümün şişmesiyle hastaneye başvurdum. Hastane de cilt bozukluğu bölümüne gittim. Yüzümün şişmesini cilt bozukluğu hastalığı olarak düşünürken bir anda böbrek yetmezliği hastalığım ortaya çıktı. Nasıl olduğunu bizde anlamadık. Özellikle cilt bozukluğu olarak düşündüğüm bir hastalığım varken ben böbrek yetmezliği hastalığımı öğrendim. Böbrek yetmezliği hastalığımı öğrendiğim de resmen kendimden geçtim. Bunun karşısında ne yapacağımı bilemedim. Böyle bir hastalığa nasıl tutulduğumun bende ilk başta farkına varamadım. Böyle bir hastalığın beni esir alması şok etkisi yarattı. Böyle bir hastalığı ve nasıl bir şey olduğunu bilmiyorduk. Bu yüzden ne yapacağımızı şaşırdık. Hastaneye annemle gittim. Annem, hayatımın her alanında yanımda olduğu gibi hastaneye birlikte gittik. Oda öğrendiğin ne olduğunu anlayamadı ve şok oldu. Biz böyle bir hastalıkla karşılaşacağımızı bilmiyorduk. Annem hastalığımı öğrendiğinde de benim her zaman yanımda oldu. 

Böbrek yetmezliği hastalığından önce başka bir hastalığınız var mıydı, bu hastalığa sebebiyet veren hastalığınız nedir? 

‘BÖBREK YETMEZLİĞİ HASTALIĞINA SEBEBİYET VERECEK HERHANGİ BİR HASTALIĞIM YOK’
Cilt bozukluğu olarak gittiğim hastanede böbrek yetmezliği hastası olduğum ortaya çıktı. Böbrek yetmezliği hastalığıma sebebiyet verecek başka bir hastalığım yoktu. Sağlıklı bir şekilde yaşamımı sürdürürken böbrek yetmezliği hastalığına tutuldum. Ailemde böbrek yetmezliği hastası yok. Genetik bir hastalık değil. 

Tedaviniz nasıl başladı? İlaç tedavisi gördünüz mü, gördüyseniz kaç yıl sürdü? İlaç tedavisi süresince neler yaşadınız ve ilacın sağlığınıza yan etkileri var mıydı? İlaç kullanırken neler hissediyordunuz, iyileşme umudunuz var mıydı? 

‘5 YILLIK İLAÇ TEDAVİM SÜRESİNCE SUYA ÇOK ÖZLEM DUYDUM’
2006 yılında hastalığımı öğrendikten sonra ilaç tedavisine başladım. 5 yıl boyunca ilaç tedavisi gördüm. Diş teknisyenim ve bu 5 yıllık ilaç tedavim dönemimde çalıştım. Mecburen çalışmak zorundaydım çünkü hayat devam ediyordu. Böbrek hastası oldum diye hayattan vazgeçemezdim. İnsanların içine girmek yaşamıma kaldığım yerden devam etmek lazımdı. Toplumdan uzaklaşırsam bu durum beni psikolojik olarak çok kötü etkileyeceğini biliyordum. Bunun toplumla iç içe olmam gerekirdi. Bende hastalığım boyunca toplumdan uzaklaşmadım ve hep iç içe olmaya çalıştım. Elimden geldiğince de moralimi yüksek tuttum. İşime devam ettim. Hastayım diye eve kapanmadım. İşime devam ettim. Toplumla ve hastalarımla iç içe oldum. Moralimi sürekli yüksek tuttuğum için hastalığımın derdini sıkıntısını yaşayamadım ve yaşamakta istemedim. Çok sıkıntılar çektim ama her zaman içimde bir iyileşme umudum vardı. Hayata küsmek yerine tutundum. İlaç kullandığım dönemde hiçbir yan etkisi yoktu. 

İlaç tedaviniz boyunca ne tür gıdalar yasaktı? 

‘İLAÇ TEDAVİM BOYUNCA BİRÇOK YİYECEK VE İÇECEK YASAKTI’ 
Böbrek yetmezliği hastalığımda ilaç tedavisi görürken hayvansal gıdalar yasaktı. Hayvansal gıdaların yanı sıra yoğurt, süt ve peynirde yasaktı. Bu yasaklar benim için çok zordu. Yalnızca ilaca bağımlı olarak yaşamak çok kötü bir durum. Beni psikolojik olarak tabi ki de etkiledi. 5 yıllık ilaç tedavim boyunca bazı yiyeceklerden ve içeceklerden uzak kalmak ilaca bağımlı yaşamak insanı bir müddet sonra bıktırıyor. İnsanlar canı ne isterse istesin yiyip içiyor ama ben de birçok şey kısıtlıydı. Bundan dolayı ilaç tedavim döneminde çok sıkıntı çektim. Bunların yanı sıra sadece yeme de ve içme de değil psikolojik olarak ta çok fazla etkilendim. 5 yıl boyunca ilaca bağımlı yaşamak çok zor bir şey. Aynı zamanda insan hayatının en önemli kaynağı olan su bile yasaktı. Su içememek her şeyden zordu. Susuyordum ve su içemiyordum. 

Böbrek yetmezliği hastalığınız süresince herhangi bir sağlık sorunu oluştu mu? 

‘BÖBREK YETMEZLİĞİ HASTASIYKEN TÜBERKÜLOZA YAKALANDIM’ 
5 yıl ilaç tedavisi gördüm ve hastayım diye hayata ve yaşama hiçbir zaman küsmedim. Ama bazı şeyler ters gitmeye başladı. Böbrek yetmezliği hastalığım varken üstüne bir de verem tüberküloz hastalığına yakalandım. Böbrek yetmezliği tedavisi görürken 6 ay da tüberküloz tedavisi gördüm. 2 hastalığı birden yaşadım. 6 ay boyunca tüberküloz tedavisi gördüm ve sonunda böbrek yetmezliği ilaç tedavime kaldığı yerden geri devam ettim. Hayatımı bir böbrek yetmezliği hastalığı için karartmamaya çalıştım, her zaman yaşama umudum vardı. Bu umut içerisinde birde verem tüberküloz hastalığına yakalandım. Tüberküloz, soluduğumuz hava ile akciğerlere giren mikrobun yol açtığı, asıl olarak akciğerlerde yerleşen fakat kan ve lenf yoluyla tüm vücuda dağılabilen bulaşıcı bir hastalıktır. Hayatımı bitirebilecek bir hastalıkla mücadele ederken böylesi bulaşıcı bir hastalığa daha yakalandım. Ama tüberküloz hastalığım iyileşti. Allah’tan hiçbir zaman ümit kesilmez. Bir hastalıkla mücadele ederken amansız bir diğer hastalığı verip iyileştirdi, bunda da şükür. 

Hastalığınız boyunca iyileşme süreciniz nasıl oldu, bu süreçte herhangi bir aksaklık oldu mu?

‘BİR YIL İLAÇ TEDAVİMİ BIRAKTIM, UZUN SÜRE SAĞLIK PROBLEMİ ÇEKTİM’ 
Bir süre ilaç kullanmayı bıraktım. İlacı bıraktığım dönemde hiç uyuyamıyordum. ‘Doktor meslek hayatım boyunca senin kadar hızlı iyileşen görmedim’ dedi. Kreatin iyiydi, protein kaçağı vardı onlarda normale bindi. Doktor bana böyle deyince ilaçları bıraktım. Bir yıl boyunca ilaçları kullanmadım. Kreatin normalde 1’ken 1.23’e çıktı. Bu sonuçla yaşamamın imkansız olduğunu söyleyen doktorlar da şaşırdı. Kreatinin 1.23 olması sağlığım açısından çok kötüydü ve benim bu halde bile yaşamam doktorları şaşırttı. Doktorun hızlı iyileştin lafıyla gaza geldim ve bir yıl tedaviyi bıraktım. Bu bir yılın sonucunda kreatin değerim çok yükseldi. 

Diyaliz tedavisi gördünüz mü, gördüyseniz kaç yıl? Diyalize haftada kaç gün kaç saat giriyorsunuz? 

‘BİR YIL BOYUNCA PERİTON DİYALİZİ GÖRDÜM’
2006 yılında böbrek yetmezliği hastalığımı öğrendim. 5 yıl ilaç tedavisi gördüm. Bu 5 yılın sonunda diyaliz tedavisi görmeye başladım. Bir yıl boyunda periton diyalizi gördüm. Evde periton diyalizinde günde 3 defa 20 dakika tedavi gördüm. 

Diyalize girmek ve bağımlı olmak nasıl bir duygu? Diyaliz tedavisi süresince kendinizi toplumdan dışladınız mı?   

‘EVDE PERİTON DİYALİZE GİRMEK PSİKOLOJİK AÇIDAN BENİ RAHATLATTI’ 
İlk diyalize girdiğimde korkmuştum ve girmek istemiyordum. Doktorda ‘kendi isteğinle ölmek istiyorsan kağıda imza at’ dedi. İlk dönemde biraz korktum. Daha sonra ise alıştım. Bir yıl evde periton diyalizi yaptım. Yaklaşık 3 hafta diyalize gittim. Daha sonra evde diyalize başladım. Günde 3 defa sabah öğle akşam 20 dakika diyalize girdim. Evde diyaliz yapmadığım zamanlarda karnımda şişlik ve halsizlik oluyordu. Evde diyaliz benim için çok iyi oldu. Diyaliz merkezlerindeki insanların çektiği acıları, sıkıntıları, dertleri ben görmedim. Psikolojik açıdan evde diyaliz daha rahat. Toplum baskısı görmeden evde periton diyalizi yapmak her yönden iyi olur. Diyaliz merkezlerinde tedavi görürken birinin öldüğünü görmek diyaliz hastasını psikolojik olarak çökertiyor. Diyaliz merkezlerinde tedavi yapılırken insanların çektiği sıkıntıyı görmek ve o hastaları iğne yerken bağırması insanları psikolojik yönden çok fazla etkiliyor. Hastalığım süresince hep çalışıyordum hiç boş zamanım olmadı. Diyalizi evde de aksatıyordum. Evdeki periton diyaliz benim için bir alışkanlıktı. Diyalizdeyken son zamanlarda kilo kaybettim. O dönemde kendimi hiç iyi hissetmiyordum. Diyalizde yaşam beni son zamanlarda olumsuz etkilemişti. O dönemde 40 kiloya kadar düşmüştüm. Artık dünya ile alakamı kesmiştim. Ölümü ve intihar etmeyi düşünmedim ama dünya ile alakamı kesmiştim. Psikolojik sorunlarım oldu ama intiharı ve ölümü düşünecek derecede değildi. 

Diyalizin yan etkisi periton diyalizinde de oluyor muydu? Periton diyalizi nasıl bir şey? 

‘EVDE PERİTON DİYALİZİ YAPTIĞIM İÇİN DİYALİZİN YAN ETKİSİ OLAN KOL ŞİŞMESİ OLMADI’ 
Evde periton diyalizi yaptığım için diyaliz merkezlerindeki diyalizin yan etkisi kol şişmesi olmadı. Periton diyalizi karında oluyor. Karından serum verilir gibi bir tane altta bir tane de üstte duruyor. Bir taraftan karına su gidiyor diğer taraftan kirli suyu atıyor. Bu şekilde evde periton diyalizi yapmış oluyorum. 

Diyaliz tedavisi süresince aile bireylerinizden gördüğünüz destek sizi nasıl etkiledi? 

‘HAYATIM VE HASTALIĞIM BOYUNCA EN BÜYÜK DESTEKÇİM ANNEM’ 
Böbrek yetmezliği hastalığım süresince toplumdan kendimi hiç dışlamadım. Her zaman toplumla bir arada olmaya çalıştım. Ailem bu konuda her zaman yanımda oldu. Hastalığım süresince ailemden gördüğüm destek beni olumlu etkiledi. Ailem hiçbir zaman beni yalnız bırakmadı. Hayatım ve hastalığım boyunca en büyük destekçim annem yine yanımda oldu. Desteğini hiçbir zaman benden eksik etmedi. Ona ne kadar teşekkür etsem azdır. 8 yaşındaki çocuğum benim hastalığımdan çok fazla etkilendi. Benimle birlikte hasta oldu ve ilaç kullandık. ‘Diyaliz yaptın mı baba’ derdi. Diyalizi her zaman takip ederdi. Eşimde sağ olsun beni hiç yalnız bırakmadı. Ailem her zaman arkamda durdu. Ailemin her zaman yanımda olması hastalığım boyunca psikolojik olarak beni olumlu etkiledi.

Böbrek nakli bekliyor muydunuz? Uygun donör bulmak için akrabalarınızı hiç araştırdınız mı ya da kadavraya yazıldınız mı? Açık açık organını istediğiniz bir akrabanız oldu mu, olduysa tepkisi nasıl oldu? 

‘CANLI DONÖR BULMAK İÇİN AKRABALARIMI HİÇ ARAŞTIRMADIM’
6 yıl boyunca böbrek yetmezliği hastalığını çektim. Üstüne birde ilaç tedavisi görürken verem tüberküloz hastası oldum. Tüberküloz hastalığından kurtuldum fakat böbrek yetmezliği hastalığım git gide ilerliyordu. Bu arada nakil olmak zorundaydı. İyice hastalığım ilerlemişti. Nakil olmam lazımdı. Bu düşünceler içerisinde böbrek nakli olmayı beklemiyordum. Ailemden canlı donör bulmak için hiçbir araştırma yapmadım. Fakat periton diyalizi yaparken kadavraya yazılmıştım. Ondan da hiçbir sonuç alamadım. 

Nakil olmak için kaç yıl beklediniz? Size böbreğinizi kim vermek istedi? Nakil olacağınız kişiyi bulduğunuzda neler hissettiniz? 

‘ANNEM BÖBREĞİNİ VERECEĞİNİ HER ZAMAN SÖYLÜYORDU AMA BEN İSTEMİYORDUM, ÇÜNKÜ ONA KIYAMIYORDUM’
5 ilaç 1 diyaliz tedavisi derken toplam 6 yıl nakil olmak için bekledim. Annem bana her zaman ‘böbreğimi vereceğim’ diyordu. Sağ olsun hiç düşünmeden bana böbreğini verdi. Annemin bana böbreğini ilk vereceğim dediğinde çok mutlu oldum. Anneme kıyamıyordum. Böbreğini vermemesini söylüyordum. Ama annem, ‘ben sana böbreğimi vereceğim’ dedi. Beni bu yaşıma kadar büyüten kadın yine yanımda oldu. Hastalığım boyunca hiçbir zaman yanımdan ayrılmayan, desteklerini esirgemeyen annem yine yanımda oldu ve böbreğini bana verdi. Anneme bu yüzden hiçbir zaman kıyamıyorum. Babamda böbreğini vermek istedi ama onda tansiyon olduğu için veremedi. 

Böbrek nakli ameliyatının yüzde 90 risk taşıması sizi korkuttu mu? Bu psikoloji ile nakil ameliyatına girerken neler hissettiniz? Ameliyatı hangi hastanede oldunuz? Ameliyat sürecinde ne gibi hazırlıklarınız oldu? 

‘NAKİL AMELİYATINA GİRERKEN KENDİMİ DEĞİL ANNEMİ DÜŞÜNDÜM’ 
Böbrek nakli ameliyatının yüzde 90 risk taşıması beni korkutmadı. Ameliyata girerken hep annemi düşündüm. Kendimi hiç düşünemedim. Annem her şeyden önceydi. Böbrek nakli ameliyatımı Kahramanmaraş Tıp Fakültesi’nde oldu. Hastanede bir ay kaldım. Nakilden 3 gün önce gittik. Ameliyat sonrasında 3 ay maskeyle gezdim. Periton diyalizi yaptığım için yeme içmede çok fazla yasak yoktu. Nakilden çıktıktan sonra 1,5 2 litre su içtim. 

Diyalize girerken ve nakil olduktan sonraki yaşamınız arasındaki farklar neler? Böbreğini veren kişinin artık senin yanında nasıl bir yeri var? 

‘ANNEM HER ZAMAN BAŞIMIN TACI OLDU OLMAYA DA DEVAM EDECEK’ 
Diyaliz tedavisindeyken hayatımı kaliteli bir şekilde yaşayamıyordum. Nakilden sonra ise yaşam kalitem yükseldi ve normal yaşam standartlarına döndüm. Nakil sonrasında hiçbir sağlık problemim olmadı. Annem benim her zaman başımın tacı. Öncesinde de öyleydi, şu anda da öyle ve sonrasında da başımın tacı olmaya devam edecek. 

Kahramanmaraş’taki hastaneler nakil açısından hangi aşamada? Organ bağışı konusunda ne düşünüyorsunuz? 

‘ORGAN BAĞIŞININ YAPILMASI GEREKİR’
Kahramanmaraş’ta şu anda nakil yapılmıyor. Benim nakil olduğum dönemde ise nakil birinci sınıf değildi. Organ bağışının yapılması gerekir. Bende organ bağışı yapmayı düşünüyorum. Anneme her zaman teşekkür ettim ve halende teşekkür ediyorum. Ne kadar teşekkür etsem azdır. Annemden Allah razı olsun.


BÖBREĞİNİ VEREN ANNE HATİCE ŞENLENMİŞ: YAŞ 60, 4 ÇOCUK ANNESİ ‘TEK BÖBREKLE YAŞAMANIN SAĞLIĞIMA OLUMSUZ BİR ETKİSİ OLMADI’ 
Hiçbir sağlık problemim yok. Oğlumun hastalığına gönlüm el vermedi. Oğluma ‘Allah’ım kısmet ederse böbreğimi vereceğim’ dedim. Şükürler olsun Allah’ım böbreğimi vermeyi kısmet etti. İnşallah hayırlı ve uzun ömürler verir. Çocuğu hasta olan herkes evladına böreğini vermeli. Tek böbrekle yaşamanın sağlığıma olumsuz bir etkisi olmadı. Sadece ameliyatın yerinde biraz ağrı var. Başka hiçbir problem yok. Psikolojik olarak olumsuz etkilenmedim. Böbreğimin boşluğunu hissetmiyorum ama yürüdüğüm zaman şişiyor gibi hissediyorum. Bazen ağrı yapıyor. 

‘AMELİYATTAN SONRA OĞLUM YENİ DOĞMUŞ GİBİ SEVİNDİM’ 
Sağlıklı olan her aile hasta olan evladına böbreğini bağışlasın. Böbreğimi oğluma bağışladığım için hiç pişman değilim. Oğlum artık daha da sağlıklı yaşıyor. Allah hayırlısıyla daha da çok yaşatsın, uzun ömürler versin. Ameliyat süreci boyunca hiç kendimi düşünmedim. Ben yaşadığım kadar yaşadım, bundan sonra sağlıklı bir şekilde oğlumun yaşamasını istedim. Oğlumu hep düşündüm. Ameliyattan çıktıktan sonra oğlum yaşıyor mu yaşamıyor mu? diye düşündüm. Sanki oğlumu yeni dünyaya getirmiş gibi hissettim. Oğlum yeni doğmuş gibi sevindim.

Röportajdan Yansıyanlar

-2006 yılında cilt bozukluğu olarak başvurduğu hastane de böbrek yetmezliği hastası olduğunu öğrendi.

-ilaç tedavisi dönemi boyunca suya çok özlem duydu. 5 yıl boyunca ilaca bağlı kalmanın sorunlarını psikolojik olarak ta yaşadı.

-5 yıl ilaç tedavisi 1 yıl diyaliz tedavisi süresince çok sıkıntılı dönemler geçirdi ve böbrek yetmezliği hastalığı yetmezken bir yenisi ‘verem-tüberküloz’ hastalığına yakalanarak umutları iyice söndü.

-Uzun süre ilaç tedavisi gören Mehmet Ali Şenlenmiş, bir anda ilaç kullanmayı bıraktı ve sağlık açısından çok büyük sıkıntılar çekti.

-Evde periton diyaliz görmek psikolojik açıdan rahatlattı. Diyaliz merkezlerinde yapılan iğnelerle yan etki olan kol şişmesinin sıkıntılarını yaşamadı.

-Hayatı ve hastalığı boyunca hep destekçisi olan ve böbreğini veren annesine minnettar olduğunu söyleyerek ‘her zaman baş tacım ANNEM’ dedi.

Röportaj: Şenol Güneş

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner96

banner98

banner103