RAMAZAN YAKLAŞIRKEN


ÖMER FARUK ŞİRİKÇİ

ÖMER FARUK ŞİRİKÇİ

15 Mayıs 2017, 08:55

Allah'a hamdolsun, Şaban ayının son çeyreğine ulaştık. Şimdi artık mübarek Ramazan ayının gölgesi üzerimize düştü. Herkeste büyük bir heyecan ve büyük bir telaş, Ramazan-ı Şerif'e ulaşmanın heyecanını bir kez daha yaşıyoruz. Görevlisi olmayan camilere hiç olmazsa birer görevli verebilmek için devletimiz İŞKUR aracılığıyla geçici imam hatipler görevlendirmek için müracaatları toplamaya başladı. Siteler, apartmanlar, mescide dönüştürebildikleri mekanlarda teravih kılabilmek için müftülüğün yolunu tuttular. Esnaf ta büyük bir hazırlık içinde. Oruç tutan Müslümanların gönlüne girerek iftar sofralarında ürünlerini sergileyebilmek için onlar da büyük bir çabanın içindeler. Cami görevlileri de büyük bir hazırlık içindeler. Sabah, öğle, ikindi namazları önünde ve sonunda mukabele programları, teravih ve sahur programlarıyla onlar dacemaatlerini memnun edebilmek için bir heyecan içinde çalışıyorlar. Vakıflar, dernekler, STK'lar da Ramazan ayında sevenlerine farklı bir Ramazan heyecanı tattırmak için büyük bir telaş içindeler. Belediyelerimiz de Ramazan boyunca konferans, toplu iftar vb. programlarla ve Ramazan ayı boyunca dağıtılacak yardım paketleri hazırlığını neredeyse bitirdiler. Bazı belediyeler Saçaklızade Vakfı'nın 20 yıldan beri uyguladığı yardım çeki uygulamasını hayata geçirdiler. Böylelikle yardım çekini alan fakir aileler belirlenen AVM'lerden diledikleri ihtiyaçlarını alabilecekler. Ramazan ayı, aynı zamanda bir zekat mevsimi olarak değerlendirildiğinden zekat mükellefi varlıklı kardeşlerimizin de zekatlarını alışveriş çekleri ile yaptırmaları ne kadar güzel bir hareket olur. Daha vakit geçmiş değil. Vakıflarımızla yardımlaşarak, gerçek muhtaç ailelere ulaşarak zekatlarını en verimli şekilde değerlendirebilirler. Böylelikle nakit bulamıyorum, zekatımı nasıl vereyim, diyen mükelleflere de bir çare bulunmuş olur.

Bütün bu olumlu gelişmeler yanında bazı olumsuzluklardan da bahsetmeden olmaz. 

Sevgili Peygamberimiz (sav) Şaban'ın son günlerinde irad ettiği bir hutbede buyurdu ki: "Ey insanlar! büyük ve mübarek bir ay yaklaştı, gölgesi başınıza geldi. Bu öyle bir ay ki, içinde bin aydan daha hayırlı olan Kadir Gecesi vardır.

Allahü Teâlâ Hazretleri o mübarek ayın gündüzlerinde orucu farz, gecelerinde namazı meşru kıldı. 

Bu ayda küçük, büyük bir hayır yapan başka aylarda bir farz eda etmiş gibi sevaba nail olur. Bu ayda bir farz ifâ etmek başka aylardaki yetmiş farz yerine geçer. 

Bu ay, Allah için açlık ve susuzluğun, tâat ve ibadetin meşakkatlerine sabır ve tahammül ayıdır.

Bu ay mü'minin rızkını artıracak aydır. Bu ayda her kim bir oruçlu mü'mine iftar edecek bir şey verirse, yaptığı bu iş, günahının bağışlanmasına ve ateşten azad olmasına sebep olduğu gibi, oruçlunun ecrinden de hiçbir şey eksiltilmeksizin, onun ecri kadar sevaba nâil olur.

Ashab'dan bazıları: Yâ Resûlallah, hepimiz oruçluya iftar ettirecek bir şey verecek durumda değiliz, dediler.

Bunun üzerine Resûl-i Ekrem (s.a.v.) Efendimiz: "Allahü Teâlâ bu sevabı bir tek hurma ile, bir içim su ile, bir yudum süt ile oruçlu mü'mine iftar ettirene de verir",buyurduktan sonra,

Ey Allah'ın kulları! Bu ayın evveli rahmet, ortası mağfiret, sonu da cehennemden kurtulmaktır. 

Bu ayda her kim, işçisinin- hizmetçisinin işini hafifletirse, Allah onu ateşten âzâd eder.

Ey insanlar! Bu ayda şu söyleyeceğim dört hasleti fazlasıyla bulundurmaya çalışınız.

Bu dört hasletten ikisinde Rabbinizi râzı kılarsınız, diğer ikisinden ise hiçbir vakitte müstağni (ihtiyaçsız) olamazsınız.

Rabbinizin rızasına sebep olan hasletlerin birisi, Kelime-i Şahadete (Eşhedü en lâ İlâhe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abdühü ve rasûlühü) devam etmeniz, diğeri Allah'tan mağfiret dilemeniz (Estağfirullah el Azîm ve etûbu ileyk) demeye devam etmenizdir. 

Müstağni olmayacağınız iki hasletin biri, Allâhü Teâlâ'dan cenneti dilemek, diğeri cehennemden Allah'a sığınmaktır.

Her kim, (iftar vaktinde) oruçluya bir yudum su verirse, Allahü Teâla ona, (mahşer gününde) benim havzımdan bir şerbet verir ki, artık cennete girinceye kadar hiçsusamaz."

Gördüğünüz gibi, Efendimiz söyleyecek bir şey bırakmamış bize. Ramazan ayının başlı başına bir ibadet ayı olduğunu bildiren Efendimiz, Ramazan ayında iş hayatınınhafifletilmesini, ibadet ve taatin çoğaltılmasını istiyor. Hatta işçilerimizin de işlerini hafifletmemizi istiyor. İftarda muhakkak sofralarımızda oruçlu kardeşlerimizi taltif etmemizi istiyor. Hasılı, ibadet anlamında yoğun bir mevsime yaklaşıyoruz. Yaklaşan bu güzel mevsimi en karlı bir biçimde değerlendirebilmek için;

1. Oruç tutun, sıhhat bulun. Oruç tutmaya gayret gösterin. Oruçtan korkmayın, mazeret aramayın, küçük mide rahatsızlıklarını vs. hastalıkları bahane edip oruca kıymayın. Oruç sizin için sıhhat kaynağıdır, onu da heder etmeyin. Birbirinizi teşvik edin. Belki de asıl sağlığınıza oruç tutarak kavuşacaksınız.

2. Bir Ramazan programı yapın. Mukabeleyi, teravihi nerede değerlendireceksiniz. Sahur ve iftarda nelere dikkat edeceksiniz, karar verin. Ne olur, oruçlarınızı sahurlabereketlendirin, sahursuz oruç, ruhunu yitirir, bunu unutmayın.

3. Sade ve misafiri olan iftar sofraları kurun, yalnız iftar etmeyin, israf ta etmeyin. Şatafatlı iftar sofralarından sakının.

4. Zekat hesaplarınızı yapın ve elinizle yerine ulaştırın. Ya da çok güvendiğiniz, fakiri araştıran kurumları tercih edin. Sadakalarınızı artırın. Yalnızca zekat, verginizin alt sınırıdır. Oysa sizi asıl belalardan koruyacak olan, ilave vereceğiniz sadakalarınızdır.

5. Hatimle kılınan teravihleri tercih edin. Her gün bir başka camiyi ziyaret edin. Güzel okuyan hoca efendileri tercih edin. Sonuçta ibadet bir hazdır, bir lezzettir. Ondan yeterince gıdalanın.

6. Kendinize has bir veya birkaç ibadetiniz olsun. Teheccüd gibi, sizin okuyacağınız Kur'an veya meali gibi. Tesbihat gibi, kaza namazları gibi, sıla-i rahim gibi, yoksulları geceleri ziyaret etmek gibi.

7. Bazı belediyelerin iş olsun diye teravih cemaatlerinin önüne kurdukları konser, yeşil pop, Ramazan (!!!) eğlenceleri, meddah, yalnızca zenginlerin çağırıldığı iftar programları tuzaklarından hem kendinizi, hem çocuklarınızı koruyun.

8. Bir de Ramazan hırsızlarına dikkat edin. Sair zamanlarda hiçbir faaliyetine rastlamadığınız bu tüccarlar, Ramazan boyunca zekatlarınıza göz dikmekte, sizin duygularınızı istismar etmektedirler. Lütfen, ya bizzat fakiri bulun, ya da çok güvendiğiniz kurumlardan yardım isteyin.

9. Belediyelerin yardım talepleri olursa, onu sadaka kaleminden karşılayın. Herkesin oturup iftar edebildiği iftar sofraları için zekat kaleminden ödeme yapmayın. Zekatınızı yerine ulaştırın.

10. 15 Temmuzdan evvel bazı hainlere kaptırdığınız zekatlarınızı, yeniden bir daha fakire ulaştırmak sorumluluğunuz olduğunu unutmadan, yeni sahtekarlıklara fırsat vermeyin. 

11. Yetimleri, öksüzleri, garipleri sevin, ihtiyaçlarını giderin, ekmeği yalnız yemeyin.

Ramazan bir sevgi ve rahmet mevsimidir. Ondan azami istifade edin. Kardeşlik, birlik ve beraberlik duyguları içerisinde, ibadet-yoğun bir Ramazan mevsimi dileklerimle. 

Rahmet ayı, Ramazan-ı Şerifiniz mübarek olsun.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.