TEKNOLOJİİYE RAĞMEN GEÇMİŞİ PARLATMAYA DEVAM EDİYOR

Kahramanmaraş’ta 67 yıllık kalaycı ustası Mehmet Karaman teknolojiye yenik düşen kalaycılık mesleğini yaşatmaya çalışıyor.

TEKNOLOJİİYE RAĞMEN GEÇMİŞİ PARLATMAYA DEVAM EDİYOR

Günümüzde gelişen ve gün geçtikçe biraz daha büyüyen teknoloji, hayatın her alanına girmesiyle birlikte yaşamı kolaylaştırdığı gibi bazıları için de zorlaştırıyor. Artık her şeyin fabrikasyona dönüştüğü şu dönemde el emeği ile yapılan birçok meslekte kaybolmaya yüz tutuyor. Geçmişten bugüne dek gelen saat tamirciliği, terzicilik, ayakkabı imalatı gibi birçok meslek ayakta durmakta zorluk çekiyor. İşte bu el emeği ile yapılan ve unutmaya yüz tutmuş bir mesleği icra eden 67 yıllık kalaycı ustası Mehmet Karaman, zorda olsa mesleğini ayakta tutmak için çabalıyor.

MİLATTAN ÖNCEYE DAYANIYOR
Kullanımı milattan önce 3000’li yıllara dayanan kalay, yıllardır insanların geçimini sağlamaya yardımcı olan kalaycılığın ortaya çıkmasını sağladı. Bir zamanlar ara sokaklarda seyyar olarak da icra edilen kalaycılık mesleği, gelişen teknoloji ile birlikte mutfaklarda bakırdan yapılan malzemelerin yerini çelik, alüminyum ve teflon malzemelerin alması ile yavaş yavaş yok oluyor.

68 YILDIR KALAYCILIK YAPIYOR
Kalaycılık mesleğine olan ilgi günden güne düşerek yok olma tehlikesiyle karşı kaşıya kaldı. Mehmet Karaman, küçük yaşlarda başladığı kalaycılık mesleğini ilk günkü heyecanla sürdürüyor. Yaklaşık 68 yıl bir kalay ustasına çırak olarak verildiğini o günden bu yana mesleğini sürdürdüğünü söyleyen Karaman, ilerleyen yaşına ve işlerinin azalmasına rağmen çok sevdiği mesleğini devam ettiriyor.

GENÇLER TEMBEL”
Kalaycılık mesleğini devam ettiren son ustalardan olduğunu ifade eden Karaman, Kalaycılık mesleğinin yok olan meslekler arasında olduğunu söyledi. Karaman, “Kalaycılık mesleği ölmek üzere. Biz de son zamanlarını yaşatıyoruz. Bir tarih siliniyor. İşin uzmanıyım. Gençler maalesef tembel… Bu tarz mesleklere yönelmiyorlar” diye konuştu.

“MALZEMELERİMİZ PAHALI”
Kalay işlemini pahalıya yapmamaları için ithal olarak satın alınan kalay maddesinde indirim yapılmasını isteyen Karaman, müşterileri kaçırmamak için aynı fiyat tarifesini uyguladığını belirtti. Karaman, “Malzemelerimiz pahalı. Kullandığımız kömür yüzde 50 zamlandı. En büyük sıkıntı bu… Örneğin; müşteri menemen tavası getirmiş. Tavanın maliyeti 15 TL. Müşteriden kalay için 15 TL isteyemiyorsunuz. Benim zamanımda bir usta ailesini geçindirebiliyordu. Üstelik geleceğine zemin hazırlıyordu. Birikim yapıyordu. Şimdi bırakın birikim yapmayı geçinemiyoruz.”

“ÇIRAK YETİŞMİYOR”
Kalaycılık mesleğinin el becerisi gerektiren işlerden olduğunu anlatan Karaman, “Kalaycılık mesleği cesaret işi. Ateşin içine elimi sokuyorum. Her mesleğin zorlukları var ama mühim olan mesleğin zorluklarına katlanabilmek” dedi. Gençlerin tembel olduğunu söyleyen Karaman, çırak yetişmediğini aktardı. ‘Elmas taşına kıymet biçilmez, kendinden olmayınca’ diyen Karaman, “Zanaat mesleklerini ustanın yanında öğrenirsin. 7 sene çıraklık yaptım. 4 ustadan eğitim aldım. Ahilik eğitiminden geliyorum. Zanaatkâr olmak kolay değil” diye konuştu.

‘13 YAŞINDAN BERİ KAPALI ÇARŞI’DAYIM’
Kapalı Çarşı’ya 13 yaşında geldiğini ifade eden Mehmet Karaman, o günden bu güne halen bu çarşıda olduğunu ve kalaycılık yaptığını kaydetti. Karaman, “İlk yıllarda 3 yıl boyunca ustamla beraber çalıştım. Daha sonra köylere gittim ve köylerde kalaycılık yaptım. Sonrada çocuklar büyüyünce tek başıma kaldım ve bu çarşıda günümü geçiriyorum. Kalaycılık o dönemlerde daha revaçta bir meslekti. İnsanlar her evden eşyalarını getirirdi ve bende kalaylardım. O zamanlar kalaylamak ucuzdu ama çok fazla işimiz oluyordu. Şimdi ise artık tek tük işlerimiz oluyor, onunla da evimizi geçindirmeye çalışıyoruz. O zamanlar paralarımız daha bereketliydi. Benim yanıma o zamanlar çırak olarak Bünyamin geldi. Bünyamin’i 12 yaşında ben yanıma aldım. Ancak Bünyamin’i başka bir usta aldı ve orada çalışmaya başladı. Bünyamin askerden geldikten sonra çalıştığı işyeri çağırmadı. Ben Bünyamin’i tekrar yanıma aldım. O günden bu yana da benim yanımda çalışıyor. Tabii gelişen teknoloji ile birlikte üretilen yeni ürünler nedeniyle bakır kullanan kimse kalmadı. Bizde çırağımla beraber mesleğimizi ayakta tutmaya çalışıyoruz. Bu işyerinde mesleğimizin yok olup gitmemesi için gecemizi gündüzümüze katıyoruz” ifadelerini kullandı.

Haber: Sefa Deveboynu/Mustafa Bilgiç

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner103