banner117

Kahramanmaraş’ta Necip Fazıl Kısakürek rüzgârı esti!

Türk Edebiyat tarihinin en önemli isimlerinden biri olmasının yanı sıra İstanbul’da doğmasına karşın ‘Övünülecek bir şeyim varsa o da Maraş’lı olmamdır’ sözüyle Kahramanmaraşla özdeşleşen Necip Fazıl Kısakürek, Anadolu Mektebi’nin okuma faaliyetleri kapsamında Kahramanmaraş’ta anıldı.

Kahramanmaraş’ta Necip Fazıl Kısakürek rüzgârı esti!

Eski Tarım ve Köyişleri Bakanı Sami Güçlü’nün 2012 yılında Sakarya Üniversitesi’nde 12 kişilik öğrenci grubu ile başlattığı ve her geçen bir çığ gibi büyüyerek güç kazanan gönüllü bir okuma faaliyeti olan Anadolu Mektebi, başarılı çalışmalarına hız kesmeden devam ediyor. Her sene Türk Edebiyat tarihinin en önemli isimlerine yönelik anma ve tanıtım faaliyetleri düzenleyen Anadolu Mektebi, bu yıl ise çalışmalarının merkezine Necip Fazıl Kısakürek’i aldı. Türk Edebiyat tarihinin en önemli isimlerinden biri olmasının yanı sıra İstanbul’da doğmasına karşın ‘Övünülecek birşeyim varsa o da Maraşlı olmamdır’ sözüyle kendisini Kahramanmaraşlı gören, aile köklerinin olduğu Kahramanmaraş’ın hayatında ayrı bir öneminin yeri olduğunu vurgulayan Kısakürek, Anadolu Mektebi’nin Kahramanmaraş’ta düzenlediği programla anıl. 05-07 Kasım 2019 tarihlerinde Kahramanmaraş’ta ‘Fikir, Sanat, Aksiyon; Necip Fazıl Kısakürek’ adıyla düzenlenen program kapsamında, akademisyen ve yazarların öğrencilerle yaptıkları sohbetlerin yanı sıra, kültür gezileri ve konserler de düzenlendi. ‘Fikir, Sanat, Aksiyon; Necip Fazıl Kısakürek’ programın kapanış paneli ise Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Cahit Zarifoğlu Konferans Salonu’nda gerçekleştirildi. Panele öğrenciler yoğun ilgi gösterdi.

BÜYÜK BİR NECİP FAZIL RÜZGARI ESİYOR”

Panelden protokol konuşmaları gerçekleştirildi. İlk olarak kürsüye gelen Kahramanmaraş Milli Eğitim Müdürü Cemal Yılmaz, Anadolu Mektebi’nin çalışmasının kendilerini heyecanlandırdığını belirterek, Kahramanmaraş’ta 3 günde Necip Fazıl Kısakürek rüzgarının estiğini söyledi. Yılmaz, “3 gündür ülkemizin en güzellerinden ilimize gelip misafirimiz olan hocalarımız, şairlerimiz ve yazarlarımızın başkanımız tarafından ağırlama konusunda üzerimize düşeni yapamaya çalıştığını belirtmesi bizleri mutlu etti. Yürütme Kurulu Başkanı ve üyeleri olan hocalarımıza, keşke bundan 30-40 yıl önce böyle güzel bir çalışma başlatsalar da bizi de dahil etselerdi diyeceğim. Bende şair olmasam da bu işin kıyısında köşesinde yer almayı başkanımızdan talep ediyorum. İlk Kahramanmaraş'a Milli Eğitim Müdürü olarak görevlendirildiğimiz de, ilimizde ki çalışmalar neler diye arkadaşlarımızdan bilgi aldığım da Anadolu Mektebi çalışmasını duyunca heyecanlandım. Hemen apar topar Sami Hocamın iletişim bilgilerini aldım. Burada çok az öğrenci var Kahramanmaraş'ta 280 bin öğrenci var hadi bunlarla yapalım dedim. Sürecin bu kadar ayrıntılı ve yüksek standartlar da olduğunu düşünememiştim. Başkanımız da bizlere bu çalışmanın çok özgün ve maya bir çalışma olduğunu söyledi. Biz ne kadar katkı sağlayabilirsek diye, sözümüzü tamamlamış olduk. Gerçekten ilimizde 3 gündür üstat Necip Fazıl Kısakürek rüzgârı esiyor. Gün içerisinde üstadımızın yazdığı şiirlerden bestelenen musiki korusunu dinledik. Büyük bir Necip Fazıl rüzgarı esiyor, umarım rüzgar bu faaliyet bittikten sonra da devam eder. ben bu gençler ve sizleri gerçekten gıpta ediyorum. bu yaşta hala tüm kitaplarını okuyamayan bir adam olarak o yaşta hepsini okuyan sizleri tebrik ediyorum. Üstadın ifadesi ile, Anadolu Mektebi ve Anadolu Mektebi ile mayalanan gençlikten beklentimiz Anadolu kıtası büyüklüğündeki dava taşını gediğine koymaktır. Bizde bu taşı gediğini koymak için üzerimize düşen görevi elimizden geldiğince yapmak için gayret göstereceğiz” dedi.

ÇOK GÜZEL OKUMALAR GERÇEKLEŞTİRİLDİ”

Programa katılan Gaziantep Üniversitesi eski Rektörü Prof. Dr. Yavuz Coşkun ise Necip Fazıl Kısakürek’i anlatan öğrencileri tebrik etti. Coşkun, konuşmasında şu ifadeleri kullandı; “Çok mutlu, içimin çok huzurla dolduğu bir panel dinledim. Ben bu gençleri en kalbi hislerim ile tebrik ediyorum. Rahmetli üstat yaşasaydı, bizim kendisiyle müşerref olduk çok güzel çalışmalar yaptık, herhalde şu cümleyi söylerdi sizi tenkit edebileceğim hiç bir nokta bırakmadığınız için tebrik ederim. Bende sizi tebrik ediyorum. Kendi içerisinde bütünleştirici, konuyu bu kadar sağlam temeller üzerine temellendirici çok güzel çalışmalar okumalar yapmışlar, tebrik ediyorum. Ben Gaziantepliyim ama Kahramanmaraşlı da sayılırım. Kahramanmaraş Lisesi mezunuyum. Rahmet üstadı ben buralar da tanıdım. Lise yıllarım da kimse ön ayak olmadı. bir baktım bir konferans, o yıllar bizim de bir arayışımızın olduğu bir dönem bir yerlere kapılmamış fakat hayatı anlamlandırma yönünde bir çapada olduğumuz bir dönem. Hem uçarı zamanlarımız hem kaçarı zamanlarımız ama öbür taraftan da hayata bakış konusunda da artık kendimizi tamamladığımız zamanlar. Kahramanmaraş kütüphanesinin gece gündüz müdavimi olan bir gençtim o zamanlar. O zamanlar bir dinleyim dedim. O dinleyiş ondan sonra hayatımıza yepyeni bir anlam kattı.

ÜSTADI AHİRETE UĞURLADIĞIMIZDA YEPYENİ BİR NESLİN MAYASI ATILMIŞTI”

O devirlerde sessizlikte ki bir çığlık gibiydi. İçimizde ki açığı, susamışlığı dillendirebilen ve söylemlerin de kendimizi bulduğumuz muhteşem bir sanatçı, aksiyon adamı, roman yazarı hepsi birdendi. Bizlere 360 derece bakabilmeyi öğretti. bize hem batıyı hem doğuyu analiz edebilme ve bu çerçeve de kanunu zedelemeden ama aklı sonuna kadar gererek yepyeni bir söylem biçimi ortaya koyuyordu. Bunları ise bastırılmış bir atmosferde ki dünya ve Türkiye içerisinde dillendiriyordu. Büyük doğuya 1940'lı yılların başında, başımızda kulak istiyoruz diyip, milli şefin çıplak resmini koyarken hakikaten bir cesaret abidesiydi. Talebeyiz kasaba gidip biraz et alıp 4 arkadaş evde kuru fasulye pişireceğiz, kasaptan eti aldık ve gelip açıp baktığımız da büyük Büyük Doğululara sarılmış. Koşa koşa kasaba gittim. Sana istediğin kadar gazete vereyim şu Büyük Doğuluları alıyorum dedim. Böylece neredeyse eksiksiz o Büyük Doğuluların hepsi elime geçti. Üstat ile çok güzel hatıralarımız var ama üstat hep şunu söylerdi, acı çekiyorum demek ki o halde hala gencim. Biz 1983'te üstadı ahrete uğurladığımızda geriye yepyeni bir neslin mayası atılmıştı. Onu kendisi çok önemsemişti ama herhalde gözleri açık gitmedi ki son demlerinde o neslin ilk mayasını görebilmiş, Anadolu kıtası büyüklüğünde dava taşını yerine koyma gayretinin ilk emarelerini sezebilmiş ve görebilmiştir. işte biz om devirlerden geçtik geldik. Zordu ama heyecanımız çok yüksekti. Fakat ondan sonraki gelen dönemlerde bu değerlerin tüketildiği devirde bu Anadolu Mektebi hakikaten çok kutlu bir çabadır. onun için Sami Hoca başta olmak üzere bu işe emek veren herkesi gönülden tebrik ediyorum. ço9k kutlu bir çaba, bu tribünlere oynayan değil, bu birilerine mesaj vermek gibi bir kaygıyı içerisinde barındıran çabalar değil. İşte böyle gençlere ışık tutan, elektronik bir istilanın olduğu, ahlak kavramının boşa çıktığı, böyle güzel ışık saçan, böyle güzel kıvılcım olan, bu mektebi tebrik ediyorum.”

ANADOLU MEKTEBİ’NİN İÇERİSİNDE BULUNMAYA GAYRET ETTİM’

Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Niyazi Can ise Anadolu Mektebi’nin çalışmalarını önemsediğini belirterek, “Bende her şeyden önce bu Anadolu Mektebinin vizyonuna, misyonuna ve çabalarına çok katılıyor ve önemsiyorum. bunun acizane bizim gençliğimiz de yaşadığımız bir karşılık beklemeden 24 saatlerini bu gayretle geçirdikleri için tebrik ediyorum. Bir karşılık beklemeden kendi köklerimizi, kendi ahlakımızı ve kendi ölçülerimizi öğrenip bunu etrafla paylaşma aşkı olan bu bu gönüllüleri yürekten kutluyorum. Öğrencilerimiz zaten çok güzel şeyler söylediler. Bende üniversite yıllarından beri bu Anadolu mekteplerinin içerisinde bulunmaya gayret ettim. Bu yolda ki çabalardan azami şekilde istifade ettiğimi her vesile de ifade ediyorum. Ben en büyük rütbenin ve kazancın bu Anadolu Mektepleri olduğunu düşünüyorum. Bizleri yaratana hakkıyla kul olma çabasının en büyük makam olduğunu ben ifade ediyorum. Bu yöndeki çabaların ben de içinde olmaktan bahtiyar olduğumu her vesile de ifade ediyorum. Bundan sonra da bu çalışmaların artarak dünyayı kuşatmasını gönülden diliyorum. Kardeşlerimizden çok güzel sunumlar yaptılar” ifadelerini kullandı.

ÜSTADIN KONFERANSLARINA KATILDIM”

Necip Fazıl Kısakürek’in konferanslarına katıldığını aktaran Rektör Can, “Üstat böyle bir gençliği gördüğü zaman mutlu olurdu. Bende o yıllarda üstadın konferanslarına katıldım. Hem İstanbul'da ki hem de, Kahramanmaraş'ta ki konferanslarında bulundum. Bizleri manevi evlatları olarak düşünürdü. Bu şekilde hep ifade ederdi. bir çok konferansına evlatlarım diyerek başlardı. O evlatlarım dediği zaman salon ayağa kalkar ve inlerdi. Şuanda sizler de rahmetlinin evlatlarım dediği insanlardansınız. O açıdan sizleri kutluyorum. tebrik ediyorum. Hangi işi yapıyorsanız önce onun hakkını vermenizi umuyor ve istiyorum. Hangi bölümde okuyorsanız o bölümün hakkını verin. Bu memleketin sıradan öğrencilere, sıradan öğretmenlere ihtiyacı yok. Mesleğinin bütün ayrıntılarına hakim olmuş ve hakkını veren gençliğe ihtiyacı var. Mesleğin de ki bu donanımı verilen görev de gösterirken, bu tür faaliyetlerde kazandıklarınızı da davranışlarınıza yansıtmalısınız. Bu ikisini birleştirerek geleceğe emin adımlar ile yürüyeceğimize inanıyorum. Türkiye'den çok şey bekleniyor sevgili gençler. Böyle bir sorumluluğumuz da var bu sorumluluğumu ancak bu şekilde yerine getirebiliriz. Bu tarz mekteplerden kazanımlarınız ile insanların bizden bekledikleri misyonu yerine getireceğinize en içten duygularımla inanıyorum” şeklinde konuştu.

KAHRAMANMARAŞ'IN FİNALİ TEK BAŞINA GÖĞÜSLEDİĞİNİ GÖSTERİYOR”

Anadolu Mektebi kurucu başkanı ve Eski Tarım ve Köyişleri Bakanı Sami Güçlü, programın finalini Kahramanmaraş’ta yapmaktan mutlu olduklarını belirterek, “Bir faaliyetin merkezinde olup da onun arzu edildiği kadar verimli. Amacına uygun sunumların gerçekleştirilmesi ve bir şehrin bu faaliyete sahip çıkması bir araya gelince mutluluk insanın yüzünden, gözünden ve hallerinden yansır dışa doğru. Burada bir kaç öğrencimizin de velisi olduğunu düşünerek çocuklarını dinlerken hissettiklerini biz de bir bakıma onlara yakın bir derece de hissediyoruz. Bu vesile ile programda baştan sona emeği geçen Ankara'da ki merkezde çalışan arkadaşlarıma ki onlar, çalışmayı bir ibadet gibi yapan insanlar onlara huzurlarınız da teşekkür ediyorum. İkincisi bu faaliyetin final programının iki şehre daha çok yakışacağını düşünerek telaffuz ettik. Biz bunun finalini ya Kayseri'de ya da Kahramanmaraş'ta yapalım dedik. Bekir hocam dün Kayseri'nin Necip Fazıl'a olan yakınlığı konusunda çok değerli konuşmalar yaptı. Hepimizi ikna etti ama sonradan ortaya çıkan tablo yine Kahramanmaraş'ın finali tek başına göğüslediğini gösteriyor ve ben de Maraş’tan yana oy kullanıyorum. Bu uzun dönem yarışında yarının ne olacağı bilinmez. Başta İlk Milli Eğitim Müdürlüğümüze, ki biz de Anadolu Mektebi olarak onların bünyesinde çalışıyoruz Kahramanmaraş’ta. Müdürümüze ve bu konuda yardımcılarına, aktif görev yapan arkadaşlarımıza emeklerinden dolayı çok teşekkür ediyoruz” dedi.

(Haber: Tuğçe Kayar)

Güncelleme Tarihi: 09 Kasım 2019, 15:04
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER