Yüncülük bitmek üzere

Türk kültüründe ayrı bir yeri bulanan ve evleneceklere kat kat yapılan döşeklerin, yorganların yünleri artık alıcı bulmuyor.

Yüncülük bitmek üzere

Geçmişten günümüze kültürümüzde önemli bir yer tutan ve yorgan, yastık gibi eşyaların yapımında kullanılan yünler, teknolojinin gelişmesiyle birlikte unutulmaya yüz tuttu. Her geçen gün gelişen ve gün geçtikçe biraz daha büyüyen teknoloji, hayatın her alanına girmesiyle birlikte yaşamı kolaylaştırdığı gibi bazı mesleklerinde sonunu hazırlıyor. Hemen hemen her şeyin fabrikasyona dönüştüğü şu dönemde el emeği ile yapılan birçok meslekte kaybolmaya yüz tutuyor. Geçmişten bugüne dek gelen saat tamirciliği, terzicilik, ayakkabı imalatı gibi birçok meslek ayakta durmakta zorluk çekiyor. İşte teknolojiye yenik düşen bu mesleklerden biri de geçmişte evlenecek olan çiftlerin ihtiyaç listesinin birinci sırasına yazdığı yüncülük mesleği. Kahramanmaraş’ın Tarihi Kapalı Çarşısı’nda 50 yılı aşkın bir süredir yüncülük mesleğini icra eden Ahmet Kıraç, yüncülüğün dününü ve bugününü anlattı. Geçmiş yıllarda yünün dolar ile alınıp, satılacak kadar değerli bir ürün olduğunu ancak teknolojinin gelişmesi ve fabrikasyon ürünlerinin çıkmasıyla yünün herhangi bir değerinin kalmadığını ifade etti.

“YÜN DEĞERİNİ KAYBETTİ”
Şu anda yüncülüğün değerini kaybettiğini anlatan Kıraç, şöyle konuştu: “Şimdi yünden daha ziyade vatandaş fabrikasyon ürünlere yöneldi. Bunda etkili olan birçok faktör var. Haliyle yün işi biraz zahmetli ama fabrikasyon ürünler öyle değil. Vatandaş yün yıkamasını artık zor sınıyor. Bazen müşteri geliyor ve “10 kilogram yün alsam bunu nasıl yıkayabilirim” diye söyleniyor. Daha önceleri ise vatandaş gelir 100-200 kilogram yün alır ve bunu nasıl yıkarım diye düşünmezdi. Şimdi vatandaş en fazla 3-5 kilogram alıp gidiyorlar. Durum bu şekilde. Şu anda yünden ucuz hiçbir şey yok. Ben 50 yıldan bu yana yün satıyorum. İlk zamanlar yüncülük en az kuyumculuk kadar itibarlı ve değerli bir meslekti. Çünkü o zamanlar düğünler olurdu ve aileler bir liste yapardı. O listelerin en başına da yünü yazalardı. Şimdi artık listeye dahi girmiyorlar. İnanın şu anda bir arayış içerisindeyim. Yani yünden başka ne yapabilir? Daha başka ne satabilirim? Derdindeyim. Önceden şimdiki kadar kaliteli yün olmazdı. Ama iş yerimde şu anda cam gibi yünler var ancak yüzüne bakan yok. Vatandaş önceden bulduğunu alır giderdi. İş yerim kiralık olsaydı, sattığım yünlerden kira parası çıkmazdı.”

“DOLAR İLE ALINIP, SATILIRDI”
Yünün önceleri dolar ile alınıp, satılacak kadar değerli olduğunu söyleyen Kıraç, son olarak sözlerine şunları ekledi: “Tüm bunların yanında ben yüne doğru bir geri dönüşümün olacağını düşünüyorum. Önceden bel ağrısı diye bir şey yoktu. Şimdi 10 kişinin 8’inde bel ağrısı var. Neden hep bu elyaflardan. Elyaflar kışın soğutur, yazın ise terletir. Yün geçmiş yıllarda dolar ile alınan, satılan bir üründü. Çok değerliydi. Yünün fiyatı şu an 7 ila 10 TL arasında kalitesine göre değişiklik gösteriyor.”

Haber:Yılmaz Adanalı


 

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.