“VELİLER ÇOCUKLARINA ÖĞRETMEN GİBİ DAVRANMALI”

Yılların emektar öğretmeni Mustafa Bahçe, Veli ve öğrenci arasında nasıl bir eğitim kurulması gerektiğini açıkladı.

“VELİLER ÇOCUKLARINA ÖĞRETMEN GİBİ DAVRANMALI”

Bu yıl ki eğitim öğretim yılının başlamasıyla birlikte, her zaman olduğu gibi velilere yine büyük bir görev düşmekte. Okul ortamı, arkadaş ortamı ve genel çevre itibari ile çocuklarına ne tür eğitim verileceğini gazetemizle paylaşan öğretmen Mustafa Bahçe, velilerin çocuklarıyla nasıl bir diyalog kurması gerektiğini aktararak, “Veliler çocuklarına öğretmen gibi davranmalıdır” dedi.

VELİLER EĞİTİM HARCAMALARINDAN KAÇINILMAMALI’
Eğitimin tek başına değil de, öğrenci, öğretmen ve veli arasında olabileceğine vurgu yapan Bahçe, “Hiçbir veli, çocuğuna eğitim alanında ki harcamaları kısmamalı” dedi. Bahçe, “Eğitim öğretim, tek başına olmaz. Öğretmen, öğrenci ve veli üçlüsü olursa ancak eğitim öğretim olur. Burada velilerle, öğretmenler ve öğrenciler arasında güçlü bir diyalog olması lazım, işbirliği olması lazım, öğrencilerin dışında velilere düşen en önemli mutlak görev, çocuklarıyla, okulla ve öğretmenle birebir irtibat kurması lazım. Yani sadece öğretmene bırakmak ya da öğrenciye bırakmak olmuyor. Velilere düşen görevlerin en önemlilerinden bir tanesi de, okul dışında ki ortamlara hazırlamak ama iyi bir ortam hazırlamak, etrafında ki arkadaş çevrelerine seçerken çocukları, bulunduğu ortam konusu hakkında uyarmak. Günümüzde ki veliler, geçmiş dönemler de ki velilere göre biraz daha ilgili. Önceki veli anlayışı ile şimdiki veli anlayışı arasında çok fark var. Çünkü daha önceki yaşadıklarımızdan biliyoruz. Önceden veli, çocuğuyla neredeyse bir dönem bitene kadar ilgilenmiyordu, ama şimdi öyle değil. Bütün yıl boyunca, okul da ve okul dışında ki ortamlar da, veli eskiye göre bir adım daha önde. Örnekle canlandıracak olursak bunu, 5 yıl okuttuğum bir öğrencinin babasıyla karşılaştık, babası bana, “ben sizi tanıyorum öğretmenim, siz benim çocuğumu okutmuştunuz” dedi. Hâlbuki daha önce yani 5 yıl boyunca çocuğunun okuduğu okula hiç gelmemiş, bende ilk defa gördüm, olay bu. Yani demek istediğim önceden veliler çok üzerinde durmuyordu çocuklarının, ama şimdi öyle değil. Her veli eskisinden çok, çocuklarıyla daha çok ilgileniyor. Anne ve baba birlikte daha iyi hareket edip daha çok ilgi sağlıyor çocuklarına, bu da biz öğretmenlere artı bir avantajı oluyor. Yani bizim vereceğimiz eğitimden önce, anne ve babaların vermiş olduğu eğitim, çocukların okulda daha başarılı olmasını sağlıyor” dedi.

ARTIK HER EVDE ÇALIŞMA MASASI MEVCUT’
Eski dönemlere nazaran, artık her evde çalışma odası ve çalışma masasının var olduğuna dikkat çeken Bahçe, “Okula devam konusunda geçmiş yıllar da 3-4 yıl öncesine kadar, 2 ay 3 ay gelmeyen öğrenciler vardı ama şimdi öyle değil. Son birkaç yıldır en fazla bir hafta devamsızlık yapan öğrenci oldu. Yani bu eskiye kıyasla çok büyük bir değişimi göstermiş oluyor. Bunu Milli Eğitim Bakanlığının son yıllarda ki getirmiş olduğu bazı değişiklikler ve velilerin çocuklarına vermiş olduğu eğitime bağlıyoruz. Dolayısı ile eskiden çocukların çalışma odası, çalışma masası gibi bir takım eşyaları çok yoktu ya da, çocukların eğitim ortamı alanında veliler tarafında çok bir uygulama yapılmıyordu, ancak şimdiki zamana bakacak olursak tam tersi oldu. Artık her evde neredeyse bir tane çalışma odası ve çalışma masası var. Durum böyle olunca öğrenciyi eğitim alanına daha çok yönelmeye teşvik etmiş oluyorlar. Ben bazen soruyorum öğrencilerime, çalışma masanız vs. var mı diye, durumu olmayanlar bile var diyor. Eskisi gibi eğitim alanında ki harcamalardan kaçan bir veli yok denecek kadar az yani. Velilerden bizim istediğimiz, biraz daha bilinçli şekilde ilgilenmeleri ve çocuklarına ne yaptığını bilen bir veli olsun istiyoruz. Öğrencinin durumunu takip etsin, onu eğitim alanında daha çok mutlu edecek şekilde ilgilensin istiyoruz” şeklinde konuştu.
 

Haber: Hakan AYDIN

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.