banner117

Vekâlet yoluyla kurban kesenler dikkat!

Vekâlet yoluyla kurban  kesenler dikkat!

Kurban Bayramı’nın yaklaşmasıyla birlikte Kahramanmaraşlı vatandaşları bayram heyecanı sardı. Kurban Bayramı’nın faziletleri ve kurban kesme konusunda değerlendirmelerde bulunan Kahramanmaraş İl Müftüsü Muhammet Gevher, Kurbanlarını vakıflara bağış yaparak kesmek isteyen vatandaşların bu hususta dikkatli olması gerektiğinin altını çizdi.

 

Kurban Bayramı’nın faziletlerinden bahseden Gevher, kurban kesmenin Hanefi mezhebine sünnetin üzerinde farza yakın bir ibadet olduğunu belirtti. Kurban Bayramı ve faziletlerinden sonra kesilen kurbanlıkların vakıflar yoluyla değil de bizzat kendilerinin ihtiyaç sahiplerine dağıtması gerektiği uyarısında bulunan Gevher, konu hakkında vatandaşları bilgilendirdi. Kurban etinin tüketiminin nasıl olacağı hususu üzerinde de duran Gevher, “Kurban etinin bir kısmının evde tüketilmesi bir kısmının komşularla tüketilmesi diğer bir kısmının ise ihtiyaç sahibi insanlara verilmesi gerekir” dedi.

Kısaca Bayramların faziletlerinden bahseden Gevher, şunları söyledi: “Müminlerin 2 önemli günleri vardır. Biri Ramazan Bayramı diğeri ise Kurban Bayramıdır Peygamberimiz bu iki bayramı bize hediye etmiştir. Bu 2 bayram arasında yaklaşık 2 ay 10 günlük bir süre zarfı vardır. Ramazan Bayramı müminlerin bir ay boyunca oruç tuttuktan sonra yardımlaşma fıkıh ve unsurlarını yerine getirmesiyle birlikte ihya olur. Ramazan Bayramında en önemli şeylerden bir tanesi müminler bir ay aç, susuz kalarak her türlü fedakârlığa katlandıktan sonra Ramazan Bayramında günlerini güzel ve sevinçle yaşamaktır. Müminler bu bayramda sadece kendileri neşe ve sevinç yaşarken etrafını korur kollarlar. Ramazan Bayramı sabahı güneşin doğmasından itibaren aklı başında, maddi gücü yerinde olan her insanı aynı zaman da garip fakir mümine de fitre vermesi gerek, ortaklaşma ve paylaşma vardır. Kurban Bayramı’nın da özellikleri vardır.”

Kurban kesme olgusunun dinimize nereden yerleştiğini anlatan Gevher, “Hz. İbrahim Aleyhisselamın rüyasında oğlu İsmail’i Allah kurban etmesini emretmiştir. Bu emir karşısında Hz. İbrahim tereddüt etmeden oğlunu bıçağın altına yatırıp, kurban ederken Allah’ta gelen bir diğer emirle en kıymetli olan canı yavrusunu kesmeyi değil ona kurbanlık hediye etme olayıyla başlamıştır. Daha sonrasında ise kurban ibadeti Hz. İbrahim’in oğlu İsmail’i kurban etmesine niyet edip yerine getirmesi esnasında Cenab-ı Hakkın ona kurban bağışladı. Bu gelenek Adem Aleyhisselamın oğulları Habil ve Kabil’e dayanmaktadır. Burada da önemli olan Allah’a teslimiyettir. Kurban ibadetinin tarihi insanlık tarihiyle birlikte o kadar eskidir. Peygamberler sünnetini ve geleneğini Allah’ın emrini hayatı boyunca hiç tereddüt etmeden kurbanını her yıl kesmiştir” dedi.

‘KURBAN İBADETİ 3 MEZHEBE DE SÜNNETTİR’
Kurban ibadetinin 3 mezhebe de sünnet olduğunu söyleyen Gevher, Hanefi mezhebine farza yakın bir ibadettir dedi. Gevher, konuşmasının devamında şu ifadelere yer verdi: “Kurban ibadeti Hanefi mezhebine göre vacip, diğer 3 mezhebe İslam aleminin büyük bir çoğunluğuna göre de müekkep sünnet, yani çok önemli bir sünnettir. Sadece Hanefi mezhebinde sünnetin üzerinde farza yakın bir ibadettir. Kurban ibadetinin fıkhi hükmü ne olursa olsun insanlarımız kurban ibadetine namazdan daha çok önem ve ehemmiyet addetmişlerdir. Bu anlamda kurban ibadetimizi yerine getiriyoruz.” Kurban ibadeti yapmak için şu hususlara dikkat edilmesi gerekir; Kurban ibadetini yerine getirmek isteyenlerin öncelikle Müslüman olunması gerekir. Daha sonra zengin ve blu çağına gelmiş bireyler olması gerekir. Kurban kesmede en önemli olan husus kişinin mali gücünün yerinde olmasıdır. Maddi gücü yerinde olan her kişi yılda bir defa kan akıtmalı. Küçükbaş hayvanlardan koyun, keçi kesilmeli. Kurban bayramının birinci günü namaz kılındıktan sonra, bayramın herhangi bir günü içerisinde birinci ikinci üçüncü günü kurban ibadetinin yerine getirilmesi gerekir.”

‘KURBAN KESERKEN HAYVANLARA EZİYET ETMEYELİM!’
Vatandaşların kurbanlarını bayramın birinci günü kesmek istemelerinin kesimhanelerde izdiham yaşanmasına neden olduğunu vurgulayan Gevher, sözlerine şöyle devam etti: “Şehrimizde son zamanlarda artan nüfus sayısından ve insanların bayramın birinci günü kurban kesmek istemesinden dolayı kurban kesim alanlarında izdiham yaşanmasına sebep oluyor. Kurban keserken de etrafı kirletmemiz, hayvanlara eziyet etmememiz gerekir. Bu bağlamda ise vatandaşlar birinci günü imkânları varsa kurbanlarını kessinler yoksa da bayramın ikinci ve üçüncü günüde kesebiliriz. Sonuçta burada hayvanı keserken eziyet çekmekten kurtarıyoruz bu da bizim kat kat sevap kazanmamızı sağlayacaktır.” Yapılan tüm ibadetlerin Allah için olduğunu ifade eden Gevher, İslamda kurban kesebilme hükmünü şu şekilde tanımladı: “Bir insanın bayramda kurban kesmesini gerektiren İslam hükmü o vatandaşın zengin olması gerekir. Bu da altın gramından ölçülür 81 gram bunun karşılığı ise 8 bin liraya tekabül ediyor. Bir insanın bunun karşılığında malının olması kendisini dinen zengin sayacak şekilde bir miktarda parası bulunursa bu insanın üzerine kurban kesmek gerekir. Peygamber Efendimizin bir hadisinde kim ki gücü yeter kurban kesmezse bizim cemaatimize yaklaşmasınlar. Çünkü kurban insanı Allah’a yaklaştıran bir ibadettir diye buyurmuştur. Kur’an da ki diğer bir ifadeye göre ise kestiğimiz hayvanların ne etleri ne de kanları Allah’a ulaşacaktır. Sizin kurban kesmenizde Allah’a ulaşacak olan şey takvanızdır. Ona yakınlığınızdır. Ona niyetinizdir. Kurban kesmek İbrahim Aleyhisselam’ın oğlu İsmail’i kesmeye kesin karar verdiği durumdaki gibi sizde Allah’ın emrini yerine getirmeye hazır olduğunuzun işaretidir.”

VEKÂLET YOLUYLA KURBAN KESENLER DİKKAT!
Kurbanlarını vakıflara bağış yaparak kesmek isteyen vatandaşların bu hususta dikkatli olması gerektiğinin altını çizdi. Gevher, “Ramazan Bayramında mübarek bir aydan çıkmamız dolayısıyla insanlarda bir sevinç, heyecan ve paylaşma duygusu oluyor. Aynı duyguları Kurban Bayramında da yaşıyoruz. Bu duyguları tekrar yaşamamızın nedeni ise kurbanın derisini ve sakatlarını etinden bir miktarını fakir fukaraya vermemizden kaynaklanıyor. Kurban etinin bir kısmının evde tüketilmesi bir kısmının komşularla tüketilmesi diğer bir kısmının ise ihtiyaç sahibi insanlara verilmesi gerekir. Kurban ibadetinde en önemli hususlardan bir tanesi payın biraz daha çoğaltılarak ve fazla olan kısmını ihtiyaç sahipleri olan, kurban kesemeyen, yılda birkaç defadan fazla et yemeyen insanlarla kurbanı paylaşmak gerekir. Vatandaşlara parasal ibadetlerde dikkatli olmasını öneriyorum. Paranı cazibesine katılarak, vekâlet yoluyla kesilecekleri kurbanların mutlaka yerini bulmasına özen göstermeliyiz. Bu şekilde kurban kestirmek isteyen kardeşlerimizin çok dikkatli olması gerekir. Kurbanın etraftaki fakirlerle paylaşılmasını tavsiye ediyorum. Kurban ibadetlerimizin hepsini kampanyalara değil de, kendi elleriyle kesip etrafımızda ki ihtiyaç sahiplerine vermemiz gerekir. Kampanyalara karşı hassas ve dikkatli olmamız gerekir. Peygamberimiz adına kurban kesmek halk arasında yaygın bu şekilde kurban kesmek doğru değildir. Peygamber Efendimizin kurbana ihtiyacı yoktur. bu parayı okullara ya da ihtiyacı olan insanlara bağışlasın. Dinde zorlama yoktur tam tersine kolaylık vardır. Bu yüzden gücü olmayan insanlar kurban kesmeyebilirler. Borç para alarak, kredi alarak ve ödemeyeceği şekilde para aldığı takdirde kurban kesmeleri doğru değildir” şeklinde konuştu.
Haber: Kübra Dilbirliği             

 

 

 

 

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER