banner117

SURİYE’DE KARTLAR YENİDEN DAĞITILIYOR

Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi, (KSÜ) İktisadi İdari Bilimler Fakültesi, Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Osman Ağır, Zeytin Dalı Harekâtı’nın 33. Gününde bölgedeki son durumu değerlendirdi. Suriye’de kartların yeniden dağıtıldığına dikkat çeken Ağır, Rusya’nın Türkiye’yi Esed’le muhatap etmek istediğini ve 30-40 kişilik Esed gücünün Afrin’e sembolik olarak gitmesinin de Rusya’nın bir oyunu olduğunu söyledi.

SURİYE’DE KARTLAR YENİDEN DAĞITILIYOR

Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) tarafından Türkiye’nin sınır güvenliğini korumak ve bölgede oluşabilecek herhangi bir terör koridoruna müsaade etmemek amacıyla Afrin’de başlattığı ‘Zeytin Dalı Harekâtı’ kararlılıkla sürüyor. Kahraman ordumuz kontrollü bir şekilde Afrin’e ilerlemeye devam ediyor, bölgede dengeler yeniden değişiyor. Jetlerimiz havadan obüslerimiz ise karadan terör hedeflerini bir bir imha ederken, eli kanlı teröristler korkudan saklanacak delik arıyor. Türkiye Afrin operasyonuyla birlikte Ortadoğu’daki varlığını tüm dünyaya net bir biçimde gösterirken köşeye sıkışan PKK/YPG/YPJ ve DEAŞ, kirli ittifaktaki müttefiki Amerika’dan yardım bekliyor.

KSÜ İktisadi İdari Bilimler Fakültesi, Uluslararası İlişkiler Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Osman Ağır, gelişen tüm bu olaylar sonrası bölgede değişen veya değişebilecek dengeleri Manşet Gazetesi’ne anlattı. Suriye’de şu anda Amerika, Rusya ve Türkiye olmak üzere 3 tane büyük aktörün olduğunu belirten Ağır, oyunun en başında Türkiye’yi saf dışı bırakmak istediklerini aktardı. Rusya’nın Esed üzerinden bir politika yürüttüğünü ve dolayısıyla Rusya’nın Türkiye’yi Esed’le muhatap etmek istediğini dile getiren Ağır, dolaylı da olsa bu görüşmenin gerçekleşebileceğini ifade etti. Bölgede Türkiye’nin en büyük darbeyi Amerika’dan yediğine dikkat çeken Ağır, Türkiye’nin kesinlikle ve kesinlikle Afrin operasyonundan vazgeçmemesi gerektiğini vurguladı. “Rusya’nın Ortadoğu’da sözünün geçtiği tek yer Suriye kaldı. Bu açıdan Rusya yeniden dünyada çözümcül bir organ olduğunu göstermek adına Suriye’yi çok önemsiyor ve Rusya bunu da başardı” diyen Ağır, Türkiye’nin Afrin’deki olası bir şehir savaşına karşı hazırlıklı olduğunun altını çizdi.

İşte Yrd. Dr. Osman Ağır ile ‘Zeytin Dalı Harekâtı’nın 33’üncü gününde ‘Suriye’deki son durum?’ konulu yaptığımız röportajın ayrıntıları…

EN BAŞTA TÜRKİYE’Yİ DIŞLAMAYA ÇALIŞTILAR”
Suriye’de Amerika ve Rusya’nın amaçları nedir?
Türkiye neden Afrin’de? ABD Türkiye’den ne bekliyor? Ve ABD ile Rusya neden Suriye’de? Öncelikle bu sorulara cevap vermemiz gerekiyor. Aslına bakarsanız Suriye’de şu anda Amerika, Rusya ve Türkiye olmak üzere 3 tane büyük aktör var. İran’da burada aktif rol almak istiyor ama İran ve Avrupa Birliği bu konuda çok fazla varlık gösteremiyorlar. Türkiye’nin ve Rusya’nın bölgede ciddi aktör oldukları artık açığa çıktı. Bu herkes tarafından da kabul görülüyor. En başta Türkiye’yi dışlamaya çalıştılar. Çünkü dünya medyasında şöyle bir algı var; Türkiye’ye karşı çok ciddi bir önyargı var. Türkiye Suriye’nin toprağını işgal edecekmiş gibi bir algı yaratılmaya çalışılıyor. Böyle bir şey yok. Amerika ne istiyor? Amerika’nın Ortadoğu’da istediği Irak’ın petrol bölgesinden başlayarak Suriye sınır hattı boyunca Akdeniz’e bir enerji koridoru açmak ve İsrail ile Ortadoğu’nun güvenliğini sağlayabilecek bir Kürt devleti kurmaktır. Bunun artık gizli saklı bir tarafı kalmadı. Türkiye ile Suriye’nin toprağını tam ortadan Fırat bölüyor. Fırat’ın doğusunda Afrin tam ortada kalıyor. Sol tarafta biraz daha içe doğru Münbiç var. Türkiye sınırının hemen diğer tarafında oluşabilecek bir terör koridorunu engellemeye çalışıyor.

RUSYA’NIN ORTADOĞU’DA SÖZÜNÜN GEÇTİĞİ TEK YER SURİYE”
Bölgede oluşabilecek yeni gelişmelere karşı dengeler değişebilir mi?
Türkiye başlangıçta Esed’i istemiyordu. Ama şimdi Türkiye’nin politikası Esed’den daha öne çıktığı için Esed’den vazgeçebilir. Yani Türkiye Esed’i destekliyor pozisyonda değil. Türkiye’nin şu andaki politikaları veya öncelikleri orada oluşturulmak istenen terör koridoru artık Esed’i unutturdu. Tamam, Esed’in kalmasını biz istemiyoruz ama bizim için daha öncesi bölgede bir terör koridorunun oluşturulmamasıdır. Peki, durum nasıl bu hale geldi? Bu hale gelmesinin sebebi Amerika’nın vermiş olduğu sözlerde durmamasıdır. Amerika ile bizim anlaşmamız bizim sınır hattımızda bir terör koridoru oluşmasına müsaade etmemekti. Bunun sözünü bize defalarca vermişlerdi. Ama Amerika politika değiştirdi ve şu anda bütün varlığını buna oynuyor. Peki, burada Rusya nerede? Şimdi Suriye için Rusya ne? Amerika 10 bin kilometre öteden geldi. Rusya 600-700 kilometre öteden geliyor. Rusya, Sovyetler Birliği dağıldıktan sonra ciddi bir psikolojik bunalım yaşadı. Dolayısıyla Rusya’nın Ortadoğu’da sözünün geçtiği tek yer Suriye kaldı. Bu açıdan Rusya yeniden dünyada çözümcül bir organ olduğunu göstermek adına Suriye’yi çok önemsiyor ve Rusya bunu da başardı. Ama bunu Türkiye’nin yardımı ile başardı. Astana görüşmelerinde Türkiye, Rusya, İran’ın ortak bir inisiyatif alması sonrası Amerika ilk defa Rusya ve Türkiye’nin varlığını kabul etmeye başladı. Bu zamana kadar ciddiye almıyordu.

ESED GÜÇLERİNİN AFRİN’E SEMBOLİK OLARAK GİTMESİ RUSYA’NIN BİR OYUNUDUR”
Rusya’nın Suriye üzerinden Ortadoğu’da yaratmak istediği algı nedir?
Şimdi Afrin meselesine gelelim. Rusya Afrin meselesinde şunu yapmak istiyor; Rusya Türkiye’yi Esed ile muhatap etmek istiyor. Çünkü Türkiye, İran ile birlikte bir aktör. Rusya’nın isteği bu. Diğer taraftan Türkiye’de Esed’i kabul etmiyor. Dolayısıyla Rusya Türkiye’yi nasıl Esed’e razı edecek? Bu son yaşadığımız 30-40 kişilik Esed gücünün Afrin’e gidiyor denmesinin sebebi ne? Türkiye dolaylı da olsa Esed’le görüştürülmek isteniyor. Yani Rusya Esed’i Türkiye’ye kabul ettirmek istiyor. 30-40 kişilik Esed gücünün Afrin’e sembolik olarak gitmesi Rusya’nın bir oyunudur. Çünkü burada Rusya politika yapıcı olan ve bölgede Amerika’dan daha aktif bir rol oynayan ülke konumunda. Türkiye’yi de kendi politikalarının içerisine çekmek istiyor. Çünkü Rusya Türkiye sayesinde güç kazanabiliyor. Amerika Türkiye’ye verdiği sözleri tutsaydı, Rusya bu kadar güç kazanamazdı. Fakat Amerika’nın bize yaptığı sözünden geri dönüş bizim çok büyük temel noktamıza dokundu. Biz 1980’den bu yana PKK ile mücadele de 40 bine yakın şehit vermişiz. Ekonomik kaybımız olmuş. Şimdi getirip te burada bir terör ordusu kurduğunuz zaman Türkiye yarın Güneydoğu’da huzuru çok rahat sağlayamayacaktı.

OPERASYONDAN VAZGEÇERSEK TARİHİ BİR FIRSATI GERİ TEPMİŞ OLURUZ”
Afrin’e yönelik başlatılan ‘Zeytin Dalı Harekâtı’ bölgede hangi dengeleri değiştirdi?
Türkiye çok akıllıca bir güvenlik politikası uyguluyor. Terörle kendi toprakları dışında mücadele ediyor. Buna sadece Afrin olarak bakmamak lazım. Bakın operasyonla birlikte 2 bine yakın terörist etkisiz hale getirildi. Bunlarla o bölgede savaşmasaydık yarın Mardin’de, Kilis’te, Diyarbarkır’da savaşmak zorunda kalacaktık. Amerika Afrin’de yok gibi duruyor ama aslında öyle değil. Aslında Amerika’da rejim üzerinden Türkiye’yi o bölgeden çıkarmak istiyor. Rejimin her ne kadar YPG ile işbirliği yapacağı söylense de aslında rejimde orada Amerika’nın güdümündeki bir YPG istemiyor. Çünkü Rusya istemiyor. Biliyoruz ki Rusya PKK’yı da YPG’yi de destekleyen bir ülke idi. Şu an desteklememesinin sebebi ne? YPG’nin Amerikan’ın kontrolünde olması. Bu ülkelerin savaşı bitmediği sürece de Suriye meselesi düzelmez. Türkiye kesinlikle bu ülkelerin çıkarlarından bağımsız olarak kendi istediğini elde edinceye kadar, sınır hattını güvence altına alıncaya kadar Suriye’den çıkmamalı. Türkiye operasyondan vazgeçerse tarihi bir fırsatı geri tepmiş olur.

TÜRKİYE DOLAYLI OLARAK ESED’LE GÖRÜŞEBİLİR”
Yine bölgenin güçlü ülkelerinden biri olan İran’ın Suriye’de aktif rol oynayamamasının sebebi nedir?
Peki İran? İran Türkiye’nin Afrin’e girmesini istemiyor. Ama Rusya kontrollü bir şekilde bizim oraya gitmemizi istiyor. Bunu da nasıl yapmak istiyor? Aba altından sopa gösteriyor. Ama aslında Rusya Türkiye’nin Afrin’e girmesini istiyor. Çünkü Rusya Amerika’nın kontrolündeki bir YPG’den aşırı derecede rahatsız ve bir başka açıdan bu şekilde YPG’yi de cezalandırıyor. Benim tüm bu olayların üzerine öngörüm Türkiye dolaylı olarak Esed’le görüşebilir. Uluslararası politika da bugünden yarına stabil düşünceler olmaz ve değişebilir. Çünkü çok aktörlü bir yerdesiniz, birçok aktör var. Aktörlerin politikaları değişiyor. Amerika’nın politikası bu kadar değişmişken bizim halen aynı yerde durmamız ne derece rasyonel? Bunun için bizde politikamızı değiştirmeliyiz. Çünkü Suriye’de kartlar yeniden dağıtıldı. Bu yeni kartlara göre oynamamız lazım. Ama benim burada en üzerinde durduğum şey Türkiye Afrin’den çıkmamalı.

BÖLGEDE AMACI EN NET OLAN ÜLKE TÜRKİYE”
Türkiye Suriye konusunda en büyük yanlışı hangi ülkeden gördü?
Biz bölgede en büyük darbeyi Amerika’dan yedik. Amerika başlangıçta Özgür Suriye Ordusu’nu destekleyecekti. Bizim sınırımızı güvence altına alacaktı. Fırat’ın batısına kesinlikle geçmeyeceklerine dair defalarca açıklama yapmışlardı. Sonradan Amerika’nın bu kadar politika değişikliği yapması bir büyük devletten beklenen bir şey değil. Bölgede amacı en net olan ülke Türkiye. Amerika amacına ulaşıp, ulaşamamakta çok da emin değil. Suriye’de yaşanan sorunun temel kaynağı Amerika’nın Türkiye’yi dikkate almamasıdır. Şimdi bunu dillendiriyorlar ama samimi değiller. Sonuçta Türkiye’de 3 milyonun üzerinde Suriyeli var. Bunun olumsuz dışsallıklarını biz çekiyoruz. Dolayısıyla bizim yine söylüyorum Afrin’den kesinlikle çıkmamamız lazım. Ülke içerisinde terörle mücadele etmektense terörün kaynağı ile mücadele etmemiz bizim için bir kazançtır.

TÜRK ORDUSU BUGÜN İSTESE AFRİN’E 2 GÜNDE DE GİRER”
Türkiye Afrin’deki olası bir şehir savaşına hazırlıklı mı?
Türk ordusu bugün istese Afrin’e 2 günde de girer. Ama burada Türkiye Afrin üzerinden politikada yapıyor. Sadece bunu bir askeri harekât olarak düşünmek yanlış olur. Yani Türkiye artık kendi isteklerini muhataplarına artık daha iyi anlatıyor. Şimdiye kadar Türkiye’yi anlayamayan Amerika, Rusya ve Avrupa ülkeleri Türkiye’yi şimdi çok daha net bir biçimde anlıyorlar. Bu yüzden Türkiye Afrin’e kontrollü bir şekilde giriyor. Afrin’deki şehir savaşına da hazırlıklıyız. Bu bölgede Türkiye kadar savaş tecrübesine sahip başka bir ülke yok.

HABER: EMRE AKKIŞ

Güncelleme Tarihi: 23 Şubat 2018, 10:10
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER