banner117

Sporla kurtulan iki hayat

Kahramanmaraş’ta aşırı kilolu bir anne, kendine bakan oğlunun hayalini kurduğu askeri okula gidebilmesi için 5 ayda 50 kilo zayıflayarak mucize yarattı. 130 kilodan 80 kiloya düşen Menekşe Ölmez: “Çocuklarım beni zorladılar spor yapmam için. İyi ki gelmişim. Çok mutluyum şu an. 50 kilo verdim. Otobüs ile her yere gelip gidebiliyorum” dedi.

Hayatı boyunca aşırı kiloları ile mücadele eden 50 yaşındaki Menekşe Ölmez, 130 kiloya kadar ulaştı. Kendi başına gereksinimlerini gidermeyince oğlu bu zorlu yaşamda annesine yardımcı olmak için hayatından vazgeçti. Bir gün evde kahve yaptığı esnadan mutfaktan oturma odasına getiremeyen Ölmez, kilolarını vermek için kararını vererek ailesi ile birlikte spor salonunun yolunu tuttu. 5 ay içerisinde 50 kilo veren Menekşe Ölmez, hem oğlunun hayali olan ve kazandığı halde gidemedi askeri okulu, hem de kendi kilolarını vererek hayata tutundu.

SPORA GİTTİM HAYATIM KURTULDU

Manşet gazetesine konu hakkında bir açıklama yapan Menekşe Ölmez: “138 kilodan 88 kiloya düştüm. Keşfettim çok aşırı kilolu olduğumu, onun üstüne rahatsızlandım. Oğlum; ‘Anne Müjgan hoca var, oraya götürelim’ dedi. Oğlum ben yapamam dedim. Yaparsın annecim dedi. Oğlumun birisi de İstanbul’da. O da anne beni yollayalım spora diye. Biraz zayıflaman lazım dedi. Evin içinde gezemiyorum. Bir kahve yaptım mutfaktan oturma odasına getiremedim. Üzerime döktüm. O anda çok canım yandı. Hocamı keşfettik. Hocama geldik, Allah razı olsun derdimi anlattım. Oğlum üniversiteyi kazandı ama gidemedi. Askeri okulu kazandı gidemedi. Çünkü ben çok rahatsızım beni bırakamadı. İki oğlum gurbette idi. Oğlumun bir tanesi psikolojik danışman. Beni dinledi. Anne dedi senin spora gitmen lazım dedi. Senin hayata katılman lazım dedi. Sen böyle yapamazsın dedi. Çocuklarım beni zorladılar. Getirdiler. İyi ki gelmişim. Çok mutluyum şu an. 50 kilo verdim. Şu anda çok mutluyum. Otobüs ile her yere gelip gidebiliyorum. Spora ilk başladığım gün kaldırımdan spor salonuna gelemedim. Nefesim tıkandı. Merdivenleri çıkamıyordum. Arkadaşlar ve hocam yardım ediyordu. Ama şu anda koşarak çıkıyorum.

ÖZGÜVENİM YERİNE GELDİ

Özgüvenim yerine geldi. Çarşıya, hastaneye gidebiliyorum. Ben çok ağır bir şeker hastasıydım. İnsülün kullanmaya karar verdi doktorlar. Ama şu anda düzene bindi. Şekerim düzene bindi. Hap bile kullanmıyorum. Doktorlarım bile şaşırdı , sen ne yaptın dedi. Kilodan dolayı kortizon kullanıyordum. Kortizon kullanınca böbreklerim zarar görmüş. Doktora gittim, doktorum dedi ki Menekşe hanım iyiki doktora gitmişin yoksa seni hastaneye yatırabilirdik, 2 ay yatırabilirdik. Böbreklerin mahvolmuş dedi. Spor yaptığım için atmışım kortizonu. Ailem ve kardeşlerim çok mutlu. Çok seviniyorlar. Oğlum İstanbul’da uçak mühendisi, o çok seviniyor. Anne video atarmısın diyor. Oğlumun yanına gidemiyordum, korkuyordum gezemiyorum diye. Şu anda gitmeye karar verdim. Hedefim 70’e düşmek. Müjgan hocama çok teşekkür ederim. Hoca değil anne, kardeş gibi destek çıktı. Herkese tavsiye ediyorum. Benim durumumda olan herkese spora davet ediyorum. Evde oturup da psikolojilerini bozmasınlar. Gelsinler, bu ortama girsinler. Her zaman duacıyım”

“ANNENİ İYİLEŞTİRECEĞİM, SENDE O ÜNİVERSİTEYİ OKUYACAKSIN”

Annesini fazla kilolarından kurtarıp onun yanında durabilmesi için Üniversiteyi kazandığı halde okula gitmeyen Menekşe Ölmez’in oğlu Emre Ölmez’e söz verdiğini söyleyen spor antrenörü Müjgan Paçacı, Emre’nin üniversiteye gitmesine karşın annesinin iyileştireceğini söyledi. Paçacı, “ Menekşe Hanımın bizim salona geldiği gün tüm arkadaşlarda gördü, çok ilginç bir sahneydi. Menekşe Hanım arabadan indi salonun önünde, ama kapıdan içeriye giremedi. İçeriye girdi ama nefes nefese kaldı. Bende Menekşe hanımı öyle görünce 15 dakika oturup bekletmek zorunda kaldım. Sadece kapıdan içeriye 4 metrelik mesafeden gelmekten bile zorlanıyordu ve nefes nefese kalıyordu. Ayakta duramıyor, yol yürüyemiyordu. Dediğim gibi ben Menekşe hanımın 4 metrelik mesafede içeriye girerken bile nefes nefese kaldığını gördüm ve dinlendirmek zorunda kaldım öyle görünce. Menekşe hanım beni gördü geldi, Hocam son umudum sensin dedi. Menekşe hanımın oğlu da yanındaydı. Oğlu da; ‘Hocam, ben anneme bakabilmek için kendi geleceğimi feda ettim’ dedi. Üniversiteyi, kazandığım halde üniversiteye gitmedim dedi. Annesi bakıma muhtaç olduğu için üniversiteye gitmediğini ve annesine kendinin baktığını söyledi. Bende Menekşe Hanım sözünden çıkmasın, ben sana söz veriyorum dedim; Anneni iyileştireceğim, sende gidip o üniversiteyi okuyacaksın dedim. Ve Menekşe hanıma antrenman boyunca hep yanına bir sandalye verdim, hep o sandalyede oturarak, aralarda ayağa kalkarak yavaş yavaş çalışırdı” diye konuştu.

“DOKTORU BİLE ŞAŞIRDI”

Paçacı, “Beslenme de falan benim sözümden hiç çıkmadı ve bir de Menekşe hanımın çok büyük rahatsızlıkları vardı. Kalp, kolesterol, şeker hastalığı vardı. Menekşe hanımın doktoru onu hastaneye yatıracaktı ve Menekşe Hanım ömrünü hastanede geçirecekti. Yani son demindeydi artık. Hastanede ömrünü geçirecekti. Menekşe hanıma biz burada kiloyu verdirdik ve en son doktora gittiğinde, doktor tahlil sonuçlarına inanamıyor ve diyor ki; kortizondan dolayı böbreklerin mahvolmuştu ama şuan senin yaptığın spor sayesinde vücuttan toksinler sayesinde kortizonu da atmışsın. Böbrekleri temizlemişsin, hadi geçmiş olsun artık senin hastaneye yatmana gerek yok, sen iyileşmişsin deyip Menekşe hanımı gönderiyor. Biz aslında orada iki hayat kurtardık. Menekşe hanımı hastanede bir ömür sürmekten kurtardık. Şuan sağlıklı bir hayat sürüyor artık. Yol yürüyebiliyor. Çarşıya tek başına gidebiliyor. Hatta eşi yanıma geldi ve hocam eşim artık sokakta yürürken ben on yetişemiyorum diyor. Ve oğlu da artık üniversiteye hazırlanıyor ve bırakıp gidebilecek.50 yaşındaki bir bayanın ve üstelik hasta bir bayanın çok büyük bir Mevla’dır 50 kilo. Bunu verebilmesi gerçekten zor ve hatta nerdeyse imkânsız bir şeydir. Ama benim elime düştüğü için imkânsızı başardık” dedi.

“DİYET AÇLIK DEMEK DEĞİLDİR”

Spora ve diyete dair konuşmasını sürdüren Paçacı, son olarak şunları söyledi: “Zayıflamak adına hiçbir ürün ilaç yoktur. Yağ yakıcı ilaç diye hiçbir şey yoktur. Eğer öyle bir şey olsaydı zaten onu bulan kişinin sülalesi ihya olurdu. Tüm dünyada kilolu kimse kalmazdı. Yağ hücrelerini yok edecek hiçbir şey yoktur spor haricinde. Diyetle bile yağ hücrelerini yakamazsınız. Yağ’ı yok edemezsiniz. Biz spor yaparak yağ hücrelerini küçültüyoruz sadece tamamen yok etmiyoruz. İşte bu yüzden obezite bir hastalıktır ama iyileştirilemeyen bir hastalıktır. Obezite sadece kontrol edilebilir. Sen spor yaparak yağ sadece küçültürsün yok edemezsin. Yani spor yapmayı bırakırsan eski tip sağlıksız yaşantına devam edersen mutlak ki kilo alırsın.1 defa istediğin fiziğe geldin bir daha kilo almam gibi lüksümüz yok. En güzel zayıflama yöntemi ne yiyorsan yarısını ye, ne yapıyorsan iki katını yap. Yani spor ve dengeli beslenme. Ben diyete de karşıyım. Diyet açlık demektir. Miktarlarla bizim üç kaşık, dört kaşık bunlarla bizim işimiz olmaz. Çünkü önce gözümüzü doyurmamız lazım yüzden de doyuncaya kadar yemeliyiz. Yemek yemek kilo aldırmaz aslında. Ara öğünler, atıştırmalıklar, abur cuburlar, düzensiz beslenme, düzensiz uyku, stres bunalar kilo aldırır. Bunlar yemek yemek değildir. Bizleri hazır yemekler mahvetti. Artık evlerimizde yemek pişmez oldu. Ev yemekleri yiyelim. Anne yemeği yiyelim. Hiç korkmadan yiyelim. dışardan hazır yemek yiyeceğine ekmek arası yumurta yap onu ye çok daha sağlıklı. Mesela bir simit yiyeceğine bir yarım ekmeği ye. O ondan daha sağlıklıdır. Sadece doğru beslenmeye dikkat edersek zaten kilo problemi olmayacak. Diyet yapmaya bile gerek yok. Spor bizim yaşam biçimimiz olmak zorunda. Ve unutmayalım ki suyu hayatımız da bol bol tüketelim. Sporu yaşamınızla iç içe tutun”

Haber: Hakan Aydın- Mustafa Kılınç

Güncelleme Tarihi: 02 Ağustos 2018, 10:02
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner145

banner144