Siyasetin birinci görevi milletin isteklerini yerine getirmektir

Siyasetin birinci görevi milletin isteklerini yerine getirmektir

Başbakan Yardımcısı ve AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili Veysi Kaynak, “Demokrasi için meydanları dolduran insanların ortak sesi idam talebidir” dedi.

Havayoluyla Kahramanmaraş’a gelen Başbakan Yardımcısı Veysi Kaynak, Kahramanmaraş Valisi Vahdettin Özkan ve Garnizon Komutan Yardımcısı Albay Bayram Ölçücüoğlu özel bir restoranda basın mensuplarına darbe girişimi sonrası yaşanan gelişmelerle ilgili değerlendirmelerde bulundu. Fetullahçı Terör Örgütü’nün darbe girişiminin ardından idam cezası tartışmalarında milletin vicdanını tatmin etmeleri gerektiğini savunan Kaynak, “Biz milletin vicdanını tatmin etmezsek, millette kendi temsilcilerini kendi iradesinin bekçiliğinden vazgeçer” diye konuştu.

‘KİŞİSEL KANAATİM, İDAM’

Vatandaşların idam talebine ilişkin milletin ortak sesinin idam olduğuna işaret eden Kaynak, kendinin de kişisel karanın idam olduğunun altını çizdi. Kaynak, “Ülkemizin bu ağır yaşadığı darbe teşebbüsü millet iradesinin yanında duran evladını, kardeşini ve eşini maalesef şehit veren, demokrasi için meydanları dolduran insanların ortak sesi idam talebidir. Yaşadığımız darbe girişiminin kendisinin bir hukuku yok. Masum sivil, suçla asker ayırmadan insanların tepesine bomba yağdırılması talimatı veriyorlar. Buna karşı duranların da hukukunu korumak, millet iradesinin temsilcisiyim diyenlerin birinci vazifesidir. Normal bir süreçte Türkiye idam cezasını kendi ceza yasasından, Anayasası'ndan da çıkardı. Ama normal bir durum yaşamıyoruz. Ben hükümet adına bir şey söylemek istemem ama kişisel kanaatim, idam şuanda ABD'de, Rusya'da ve büyük ülkelerin hepsinde var. Demokrat ülkelerin bir çoğunda var. Eğer biz millet vicdanını tatmin etmezsek, millet kendi temsilcilerini kendi iradesinin bekçiliğinden vazgeçer” şeklinde konuştu.

‘BASIN TÜM HADİSEYİ OLDUĞU GİBİ AKTARDI’

Darbe girişimini farklı yönlere saptıranlara da bir mesaj veren Kaynak, basının bütün hadiseyi olduğu gibi milletin gözünün önüne getirdiğini vurguladı.  Bütün medya organlarının yaşananları bizzat canlı olarak yayınlayarak hadisenin herkesçe çok kolayca anlaşılmasının sağlandığını ifade eden Kaynak, şöyle devam etti: “Başarısız sürecin 17-25 Aralık başarısız darbe girişiminden sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın sürekli çağrısına rağmen hala gaflet içerisinde olan, hala bu haşhaşi örgütü bir hizmet hareketi olarak görenlerin bu çağrıya uymaya ne kadar geciktiklerinin açık bir işaretidir. Bir astsubay şahsın bir generale emir verebildiği bir teşkilat var. Bu sapık bir ideolojinin ülkeyi ne hale getireceğinin en acı ispatı oldu. Kendisine dini kisve büründürülmüş bir sapkın, bir hain, kendisine mensup ettiği insanların beynini, aklını ve mantığını tamamen alıp onların nasıl robotlaştırdığını gördük. Tehlikenin büyüğünün Cumhurbaşkanının basireti, feraseti, polisin üstün gayreti, bütün emir, talimatlara rağmen uymayan askerin dik, milletin asil duruşuyla bertaraf edildi.”

‘MİLLETİN TALEBİ GÖZ ARDI EDİLMEMELİ’

Siyasetin birinci görevinin, temsil ettiği milletin isteklerini, arzularını akılla, mantıkla ve bilimle yoğurup oradan bir netice çıkarmak olduğuna dikkat çeken Kaynak, şöyle devam etti: “Eğer biz milletimizin talebini gözardı edersek, milletimizin vicdanını sesini dinlemezsek, milletimizin beklentilerine karşılık vermezsek  'Biz niye tankın topun karşısına gittik. Biz boşa mı bombaların altına gittik' dedirtiriz. Benim düşüncem budur.”

“KISASTA ‘HAYIR’ VAR”

Darbe girişiminden sonra 246 şehidimi içerisinde Kahramanmaraşlı Özel Harekat Polisi Niyazi Ergüven'in olduğunu hatırlatan Kaynak, “Düşünün ki bizim kardeşimiz, Kahramanmaraşlı kardeşimiz, hem gazi hem şehit. Sur'da vatanını bölünmemesi için bayrağının yerine bir başka paçavranın göndere çekilmemesi için mücadele etmiş, yaralanmış, GATA'da tedavi edilmiş,  henüz cepheye gitmeye hazır halde olmadığı için Gölbaşı'nda Özel Harekat'ta görev yapıyordu. Şimdi biz bunun ailesine, yakınlarına ve sevenlerinin vicdanına nasıl şahit edeceğiz. Tekrar söylüyorum bu benim kişisel görüşüm, kısasta hayır vardır” şeklinde konuştu.

‘OHAL KARARI ALINMASAYDI MİLLET İHMAL EDİLECEKTİ’

OHAL Kararı alınmasaydı milletin bizlere karşı görevlerini ihmal etmiş olacaktık” diye konuşan Kaynak, şu ifadelere yer verdi: “Eğer bu karar alınmasaydı, o tankın önüne, topun önüne, uçağın altına cesaretle giden ya da dün silah arkadaşı olduğu üstlerinin amirlerinin karşı "bu kanunsuz emri uygulamıyorum" diye dimdik duran askere, millete, ilk harekatta kendi tepesine bomba yağdırmış, biri de Kahramanmaraşlı olan şehit polislere, milletin kendisine karşı görevlerini ihmal etmiş olacaktık.”

‘MİLLETİMİZ ÖZGÜR’

Olağanüstü halin millet için hayırlara vesile olacağına dikkat çeken Kaynak, “Olağanüstü hal ile ilgili kanununun verdiği yetkileri asla uygulamayacağız. Bu kanunda milletimizin kendisinin, her bir ferdinin özgürlüğüne yönelik hiçbir işlemimiz olamayacak. Ne seyahat özgürlüğünü kısıtlayacağız ne sivil toplum kuruluşlarımızın faaliyetlerini askıya alacağız. Ne meslek örgütlerimizin, ticaret sanayi odalarımızın, barolarımızın, esnaf sanatkar odalarımızın, vakıflarımızın, derneklerimizin, sivil toplum kuruluşlarımızın hiçbir faaliyetine hiçbir şekilde müdahil olmayacağız. O kanun bu yetkileri veriyor, hiçbir şekil müdahil olmayacağız. Tersine milletimizin, sivil toplum kuruluşlarımız kendi faaliyetlerini daha rahat daha özgür bir biçimde yürütmelerini zeminini oluşturacağız” dedi.

ANAYASA İLE EKONOMİDE EŞ ZAMANLI HİZMET

OHAL kanunun Türkiye'de en alçak, en hain darbe girişiminde bulunmuş bir Fetullahçı Terör Örgütüne üye olan, müdahil olan, intisaplı olan, yardım eden, teşvik eden her kim varsa onlara yönelik bir kanun hükmünde kararname çıkarıldığına dikkat çeken Kaynak, Milletin içinin ferah olmasını istedi.  Kaynak, “Türkiye'nin kamu düzenini, anayasal sadakatini yeniden tesis etmeye çalışırken, bir yandan da ekonominin günlük ticari faaliyetlerini insanların hayatlarını kolaylaştıracak tedbirleri de eş zamanlı almaya devam edecek. Kahraman millete şükran duygularımı sunuyorum. Aynen Maraş'ın İstiklal mücadelesinde olduğu gibi şimdi ülkemizin istikbal mücadelesinde de ne demişti Maraşlılar; 'Maraş bize mezar olmadan, düşmana gülizar olamaz' demişlerdi. Bu milletimizin basireti, sağduyusu hem cesareti sebebiyle tüm siyasi partilere ve tüm siyasi parti teşkilatlarına belediyelerimize bütün milletimizin aziz fertlerine tekrar takdirle şükranla minnetle anıyorum" diye konuştu.

Haber: Mahmut Beyaz

 

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER