‘SİGORTALARINIZI YETKİLİ ACENTELERDEN YAPTIRIN!’

Sigortacılık alanındaki dolandırıcılıkların son günlerde arttığını dile getiren Beşen Sigortacılık sahibi Mehmet Beşen, vatandaşları uyardı. Beşen, “Vatandaşlarımız herhangi bir mağduriyet yaşamamaları için sigortalarını muhatap bulabilecekleri yetkili acentelerden almalı. Düşük fiyatlarla sizi aldatmalarına kesinlikle izin vermeyin” dedi.

‘SİGORTALARINIZI YETKİLİ ACENTELERDEN YAPTIRIN!’

Beşen Sigortacılık (Allianz) sahibi Mehmet Beşen, sigortacılık alanındaki son gelişmeleri gazetemize anlattı. Sigortacılıktaki dolandırıcılıkların artmasıyla birlikte vatandaşlara ne yapması gerektiğini noktasında uyarılarda bulunan Beşen, sigorta fiyatlarından, kaza sonrası araçlarda oluşan değer kaybına, sigortacılıktaki yeni düzenlemelerden, Doğal Afetler Sigorta Kurumu (DASK) sigortalarına kadar bilgiler verdi. Özellikle trafik sigortası yaptırmak isteyen vatandaşların dikkatli olması gerektiğine değinen Beşen, vatandaşlara sigorta noktasında daha bilinçli olunması çağrısında bulundu.

YETKİLİ ACENTELERDEN YAPTIRIN!”

Dolandırıcılığın daha fazla arttığı trafik sigortalarında, poliçelerin kesinlikle yetkili acenteler tarafından yapılması gerektiğine dikkat çeken, Beşen, “Öncelikle vatandaşlarımıza trafik sigortalarını yaptırırken kesinlikle poliçelerini yetkili acentelerden almalarını tavsiye ediyoruz. Çünkü burada en önemli olan şey şu, yarın herhangi bir hasar durumunda mağduriyet yaşamamaları için kesinlikle muhatap olabilecekleri bir acente olsun. Bildiğiniz gibi artık trafik sigortalarında sigortalı aracını sattıktan sonra noter satış senediyle ilgili acenteye giderek poliçesinin iptalini yaptırabiliyor, iade primini de alabiliyor. Dolayısıyla burada az önce belirttiğim gibi yetkili acentelerden almadığı takdirde vatandaşlarımız muhatap bulamadığı için bu iadeleri de alma noktasında mağduriyetler yaşıyorlar” dedi.

SİGORTA PRİMLERİ YÜKSEK DEĞİL”

Sigorta fiyatlarının yüksek olduğuna dair söylemlerin gerçeği yansıtmadığını dile getiren Beşen, Hazine Müsteşarlığı’nın Nisan 2017’de taban fiyat uygulamasına geçtiğini belirtti. Beşen sözlerine şu şekilde devam etti, “Hazine Müsteşarlığı, Nisan 2017’den önce bu trafik sigortalarıyla ilgili fiyatlarının artışlarında çok büyük bir sıkıntı vardı. Fiyatlarının yüksek olmasıyla nedeniyle Nisan 2017’de Hazine Müsteşarlığı’mız sigorta şirketleriyle görüşerek taban fiyat uygulamasına geçildi. Bu bir anlamda trafik sigorta poliçelerindeki primleri kontrol altına aldı. Bundan sonra zaten poliçelerde özellikle hasarsız olan poliçelerde çok önemli ölçüde indirimlerin olduğunu biz gördük. Şuan da da biz vatandaşlarımızdan bu anlamda çok da şikayet almıyoruz, sigorta primlerinin yüksekliğiyle ilgili.”

DEĞER KAYBI KARŞI TARAFTAN TALEP EDİLEBİLECEK”

Kaza sırasında araçta oluşan değer kaybındaki yüzde 15 sınırlamasının kaldırılmasına da değinen Beşen, kaza yapan sürücünün yüzde yüz kusursuz ise aracında oluşan değer kaybının hepsini karşı taraftan talep edebileceğini söyledi. Beşen, “Bildiğiniz gibi trafik sigortalarında değer kaybından dolayı da sürücülerimiz karşı taraftan bir tazminat talebinde bulunuyorlar. Tabi ki, burada şuna dikkat etmek gerekiyor. Sürücünün kusursuz olduğu durumlarda, yani yüzde yüz kusuru yoksa veya yüzde 70 karşı tarafta kusur varsa, kusur oranına göre ve aracın kilometresine göre, modeline göre, aracın hasar kaydının olup olmadığına göre bunların hepsiyle birlikte değer kaybıyla ilgili bir rapor düzenleniyor. İlgili sigorta şirketlerine müracaat ediliyor. İlgili sigorta şirketleri de burada yaklaşık beş bin liraya kadar olan rakamlarda herhangi bir problem çıkmadan bu talep edilen tazminat tutarını ödüyorlar. Ama bunun haricinde sigorta şirketleri ödemenin 5 bin lira üzerinde olduğu durumlarda da ödemelerde problem yaşayanlar oluyor. Bununla birlikte bu tür sıkıntılar yaşayan sigortalıların Sigorta Tahkim Kurulu’na müracaat etmeleri gerekiyor. Oradan çıkan kararla birlikte yine belirlenen miktarı sigorta şirketlerinden tazmin edebiliyorlar. Tabi ki burada şuna dikkat etmek gerekiyor, şuan da trafik sigortalarında karşıya verilen tazminat tutarı diyelim ki yaklaşık 36 bin lira tutarında, sürücünün de yüzde yüz kusursuz olduğunu farz edelim. Yaklaşık 40 bin lira gibi hasar tutarı var, bunun 36 bin lirasını trafik sigortasından tahsil ediyor sonra da değer kaybı tazminatını alacak. 36 bin lirayı sigorta şirketi ödemiş olduğu için bunun üstünde olan tazminat tutarlarında karşı tarafın araç sahibinden talep edilebiliyor. Bu araç değer kaybı tazminatlarındaki yasal süre iki yıldır, iki yıl içerisinde müracaat edilmesi gerekiyor. Eğer zaman aşımı olursa bunlarla ilgili kesinlikle hak talep edemiyorlar” şeklinde konuştu.

HAYATTA DEĞİLSE VARİSİNDE TAZMİN EDİLEBİLİR”

Kaza sonrası hasarın yüzde yüz kusurlu olan taraftan alınabileceğini belirten Beşen, kusurlu olunması durumunda hayatta olmasa bile hasarın varislerinden tazmin edileceğini söyledi. Beşen, “Sürücünün yeterli ehliyeti olması ve alkolsüz olması gibi durumlarda sürücüye yada varislerine herhangi bir sigorta şirketleri hasar talebinde bulunamazlar. Tabi ki sürücünün ehliyeti yetersizse, alkollüyse bundan dolayı kazaya karışmışsa ve karşı tarafa herhangi bir zarar vermişse sigorta şirketlerine bu hasarları öderler. Dolayısıyla bu ödemiş oldukları hasar miktarını hayattaysa araç sahibinden, hayatta değilse de varislerinden bunu tazmin edebilirler. Buradaki önemli olan ağır kusur kavramı” ifadelerini kullandı.

VATANDAŞLARIMIZIN BİLİNÇLENMESİ LAZIM”

Vatandaşların sigorta konusunda daha da bilinçlenmesi gerektiğini sözlerine ekleyen Beşen, “Vatandaşlarımızın sigorta konusunda biraz daha bilinçlenmesini istiyoruz. İllaki başımıza kötü şeyler geldiği zaman sigorta aklımıza gelmemesi lazım. Biz sigortacılar şöyle deriz, keşke dememek için bulunduğunuz iş yerinizi, konutlarınızı çok küçük primlerle ilerde oluşabilecek muhtemel hasarlara karşı güvenceye alabiliriz. Kaldı ki burada şuan da baktığımız zaman konut sigortalarında çok büyük bir eksikliğin olduğunu görüyoruz. Halbuki insanlarımız çok çok küçük primlerle yani yıllık 300-500 TL gibi primlerle evlerini, eşyalarını oluşabilecek olumsuzluklara karşı bir sigorta kapsamına alabilirler. Bunun içerisinde tabi ki birçok teminat alıyorlar, yangından depremden, su kaçaklarından, fırtınadan çok büyük bir tazminatları küçücük primlerle karşılıyorlar mağdur olmamak için” açıklamalarında bulundu.

EVLERİN METREKALERİNİ DOĞRU GÖSTERİN”

Doğal Afetler Sigorta Kurumu (DASK)’nun DASK sigortaların hakkında da bilgiler veren Beşen, DASK sigortalarındaki en önemli konunun insanların evlerinin metrekarelerinin düşük göstermesi olduğunu söyledi. Beşen, “DASK biliyorsunuz, devletimizin Doğal Afetler Sigorta Kurumu tarafından güvence altına alınan bir sigorta. Maalesef insanlarımızın bu konudaki en büyük bilgi eksikliği sadece bu sigortayı elektrik aboneliği, su aboneliği almak için yaptırılan bir araç olarak görüyor. Dolayısıyla burada bize gelen en büyük talep, primin çok cüz’i çıkması için evlerin metrekarelerini 150 yerine 50 metrekare olarak yazdırıyorlar. Kesinlikle sigorta yaptıracak insanlarımızın bilinçli olmasını istiyoruz, evlerinin gerçek metrekare değerlerinden bu poliçeleri almalarını tavsiye ediyorum. Bu poliçenin en büyük özelliği şudur, Allah korusun sadece herhangi bir deprem olması durumunda yüzde 2 bir muafiyet var. Geri kalan tazminat tutarını maksimum 150 bin TL ile sınırlı olmak şartıyla devletimiz bu zararı karşılıyor. Genel anlamda baktığımız zaman herkes tapuda işlerimiz görülsün, elektrik abonesi alırken DASK yapılsın, yani poliçe olsun anlamında bakıyorlar. Halbuki bu poliçe yaptırırken doğru poliçe yaptırmamız lazım, evlerimizin gerçek metrekarelerine göre bu poliçeyi yaptırmamız gerekiyor. Bu anlamda vatandaşlarımızın daha dikkatli ve bilinçli olmasını talep ediyoruz” dedi.

(Haber: Ahmet Güneçıkan)

Güncelleme Tarihi: 09 Mart 2018, 10:59
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner98

banner103