"KURUŞ DEĞİL, DURUŞ SENDİKACILIĞI YAPIYORUZ"

Ülke sevdalıları olarak geleceğe umutla bakan güler yüzlü insanlar olarak ve dünya mazlumlarına sahip çıkanlar olarak dik duruşlu bir sendikacılık yaptıklarının altını çizen Sağlık-Sen Genel Başkanı Metin Memiş, "Biz kuruş değil, duruş sendikacılığı yapıyoruz" dedi.

"KURUŞ DEĞİL, DURUŞ SENDİKACILIĞI YAPIYORUZ"

Sağlık-Sen Kahramanmaraş Şube Başkanlığı'nın organize ettiği Genişletilmiş İl Divan Toplantısı'na katılmak üzere kente gelen Sağlık-Sen Genel Başkanı Metin Memiş, doğru, dürüst ve ilkeli sendikacılık anlayışının önemine dikkat çekerek, gündeme ilişikin açıklamalarda bulundu. Toplantıda Şube Başkanı Bünyamin Mutlu Demirci'nin günün anlam ve önemine binaen yaptığı konuşmanın ardından kürsüye gelen Memiş, Memur-Sen'de sendikacılık yapmanın bir davaya sahip çıkmak olduğunu vurgularken, Sağlık-Sen'deki sandikacıları da bir davanın neferi olarak tanımladı. Sendikacılığın çağı kurtarmanın bir hareketi olduğunu söyleyen Memiş, sendikaların ülkenin bugünlere gelmesinde, özgürlükler ve demokrasinin önünün açılmasında öncülük ettiğini belirtti. "Biz Memur-Sen teşkilatı olarak kimsenin ne dediğine aldırmadan bu ülkeye sahip çıkmaya başımız dik alnımız ak bir şekilde devam edeceğiz" diyen Memiş, millet adına sendikacılık yaptıklarını da sözlerine ekledi.

"DİK DURUŞLU BİR SENDİKACILIK YAPIYORUZ"
Memiş, konuşmasının devamında şu ifadelere yer verdi: "Memur-Sen'de sendikacılık yapmak bir davaya sahip çıkmaktır. Sağlık-Sen'de sandikacı olmak bir davanın neferi olmaktır. Sendikamızın kurucusu Akif İnan'ında ifade ettiği gibi sendikacılık çağı kurtarmanın eylemidir. Sendikacılık ülkeyi yeniden inşa edecek eylemler hareketidir. İşte bu erdemler hareketi ülkemizin bugünlere gelmesinde özgürlükler ve demokrasinin önünün açılmasında, darbelere karşı dik duruş sergilenmesinde öncülük etmiş, ülkemizin ve milletimizin geleceği adına bu soylu mücadele de her zaman ön sıralarda yer almıştır. Bizim sendikacılık anlayışımızı birileri kendilerinki ile karıştırmasınlar. Biz salt ücret sendikacılığı yapmıyoruz. Biz ülke sevdalıları olarak, geleceğe umutla bakan güler yüzlü mutlu insanlar olarak, ülkesini sevenler dünya mazlumlarına sahip çıkanlar olarak dik duruşlu bir sendikacılık yapıyoruz. Biz kuruş sendikacılığı değil, duruş sendikacılığı yapıyoruz."

"YARINIMIZDAN UMUTLU OLMAK İSTİYORUZ"
Yarından umutlu olmak istediklerini dile getiren Memiş, geleceğinden umutlu bir Türkiye uykusuna uyumak istediklerini kaydetti. Memiş, " Bizler sahaya indiğimizde zaman zaman başötrüsü dedğimizde, yasakların kaldırılması dediğimizde, darbelere karşıyız dediğimizde birileri bizim sendikacılığımızı eleştirdi. "Kardeşim bırakın, sizin bu işlerde ne işiniz var. Siz çalışanların aldığı paraya bakın" dediler. Biz o zaman başımızı yastığımıza koyarken, yarınımızın ne olduğunu bilmediğimiz korkarak uykuya daldığımız bir Türkiye'ye uyanmak istemiyoruz. Uyandığımız zaman darbe mi olacak? ekonomik kriz mi olacak? terör mü olacak? böyle bir Türkiye uykusuna uyumak istemiyoruz. Biz başımızı yastığımıza koyarken yarınımızdan umutlu, çocuklarımızın geleceğinden umutlu bir Türkiye uykusuna uyumak istiyoruz. Bunun için millet adına sendikaclık yapıyoruz. Biz Memur-Sen teşkilatı olarak kimsenin ne dediğine aldırmadan bu ülkeye sahip çıkmaya başımız dik alnımız ak bir şekilde devam edeceğiz. Türkiye'deki memur sendikacılığını sulandırmaya çalışanlar, küçükltmeye çalışanlar bizim dava anlayışımızı, sendikal yaklaşımımızı küçümsemeye çalışanlara rağmen kimin ne dediğine aldırmadan bu davayı omuzlarınızda taşıyarak Kahramanmaraş'ımızda 5 bin sağlık çalışanımızı Sağlık-Sen ailesine dahil edip, ülkemize ve milletimize sahip çıkma noktasında bize en büyük katkıyı verdiğiniz için teşekkür ediyorum" ifadelerini kullandı.

"15 TEMMUZ'DA NÖBETTEYDİK"
15 Temmuz gecesinde 1 milyon aileye mesaj gönderip, meydanlara davet eden ilk sivil toplum örgütü olmanın mutluluğunu yaşadıklarını anlatan Memiş, sözlerinin devamında şu ifadelere yer verdi: "Klavye milliyetçiliği yapanlar, bu ülkeyi oturduğu yerden ahkam kesenler 15 Temmuz gecesinde ne sokaklara indiler, ne de sosyal medyalarından en ufak dahi eleştiri yapmadılar. İşgal girişimine işgal girişimi dahi diyemediler. Ama Allah’a hamdolsun, bu teşkilatın güzide mensupları, ülke sevdalıları Memur-Sen ve Sağlık-Sen ailesi meydanlardaydı. Bu ülkeyle 102 yıl önce uğraşmaya başladılar, Çanakkale de yenemeyenler, intikam sevdasıyla kıvrandılar ve en son ihaneti içerideki kalleş iş birlikçileriyle birlikte yaptılar. Bundan sonrada boş durmayacaklar. Bizler sendikacılığımızı yaparken asıl nöbetimizi yapmak zorundayız. Biz, Kürt-Türk diye Alevi-Sünni diye ayırmaya çalışanlara karşı birlik mayamızı oluşturmak zorundayız. Ve herkesten daha çok çalışmak daha çok üretmek bu ülkenin geleceğine en büyük katkıyı sunmak zorundayız."

"ÜLKEMİZİ KÜÇÜK DÜŞÜRMEYE ÇALIŞIYORLAR"
"Ülkemizi küçük düşürmeye çalışıyorlar" diyen Memiş, son olarak sözlerine şunları ekledi: "Bakın dün de İdlib’e bir operasyon gerçekleştirildi. Bu yapılanlar, asla Suriye’nin toprağına göz dikme anlamına gelmiyor. Ülkemizin başka ülkelerin toprağında gözü yok. Ama, ülkemizin sınır güvenliğinin sağlanması ve ülkemizdeki Suriyeli kardeşlerimize o alanların şehirlerinin güvenli hale getirip ve geri gönderilmesi, yani mazlumlara sahip çıkılmasıdır. İşte maalesef bunu siyaset malzemesi yapan bazı siyasetçiler, ülkemizi yabancılara karşı kışkırtıyor ve ülkemizi küçük düşürmeye çalışıyor. Ama biz de Çanakkale ruhuyla birlikte, bu ülkeyi tehdit eden hangi unsur varsa, o unsura karşı devletimiz hangi hamleyi yapıyorsa, biz de Memur-Sen ve Sağlık-Sen ailesi olarak bu hamlelere karşı bu duruşumuzu mutlaka sergileyeceğiz."

"5 BİN ÜYE SAYISINA ULAŞTIK"
Sağlık-Sen olarak 2010 yılında bin 800 olan üye sayısını şu anda 5 binlere kadar çıkarttıklarını vurgulayan Şube Başkanı Bünyamin Mutlu Demirci, şöyle konuştu:" 2010 yılında bin 800 üye sayısı ile teslim aldığımız sendikamızı her yıl üye sayısını arttırarak şu an geldiğimiz noktada 5 binden fazla üye sayısına ulaştık ve Türkiye'nin en başarılı şubelerinden birisi olduk. Bu süreçte yalnızca üye sayıları artmadı. Sendikamızın Kahramanmaraş'ta hak ettiği itibara ve değerde ulaştı. Bizler sokak sendikacılığı yerine hak arama mücadelemizde eğilmeden duruşumuz, milli ve manevi değerlere bağlılığımız, vicdanı ve etik hizmet anlayışımızla bugünlere gelmeyi başardık. Bunun yanında Mehmet Akif İnan'ın oluşturduğu sendikal vizyonumuz ile de emin adımlarla yürümeye devam ediyoruz. Oluşturulmak istenen suni gündemlere, gerilimlere takılmadan tüm enerjimizi çalışanlarımız için sarf ettik ve etmeye devam edeceğiz."

ALDANMAYAN VE ALDATMAYAN SENDİKACILIK
Her zaman aldanmayan ve aldatmayan sendikacılık anlayışı ile yollarına devam ettiklerini söyleyen Demirci, çalışanlarına layıkm oldukları hizmeti en iyi şekilde sunmayı hedeflediklerini belirtti. Demirci, "Gerçeğin önüne başka uydurulmuş gerçekle çıkıp, insanlara yanıtmak mümkün ama bu uydurulmuş gerçeğe söyleyenler sahtekar damgası yememek için bir ömür o sahte dünyanın içinde yaşamak zorunda kalacakladır. Birileri sendikacılığı çıkar hesaplı küçük dünyalarına hapsetmeye çalışırken, bazıları yalana dolana sendikacılık derken biz aldatmayan ve aldanmayan sendikacılık ilkemizle ehil kalabilmenin yollarını aradık. Bizler hizmet etmeyi seçtik ve sadece hitap ettiğimiz kitlenin duasını almaya çalıştık. Bu anlayışımızla ilimizde geçmişe oranla hizmet alanlarında önemli bir yol kat edildiğini görmekteyiz. Varlığımızın temelini ve hizmet sürecimizi "Yaşasın veya kahrolsun"lara boğdurmadan geliştirdik. İyi ve doğru olanlara destek olarak, hatalara karşı çıakrak sürdürdük. Kendi dinamiklerimizle çağın gerektirdiği koşullarla örnek bir sentez oluşturmaya çalıştık. Sendikların bir hizmet, değişim aracı ve gelişim odaklı olması bilinci ile çalışmalarımız tüm hızıyla devam ediyor. Çalışanlarımıza layık oldukları hizmeti en iyi şekilde sunmayı hedefliyoruz" şeklinde konuştu.

Haber: Emre Akkış

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.