banner117

Kanatlı eti sektörü masaya yatırıldı

Kanatlı eti sektörünün mevcut durumunu ve desteklerden beklentilerini belirlemeye yönelik panel düzenlendi. KSÜ Ziraat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Cuma Akbay’ın moderatörlüğünü yaptığı panelde Türkiye ve Kahramanmaraş’taki kanatlı sektörünün mevcut durumu değerlendirilirken, kanatlı eti sektör temsilcilerinin tarımsal desteklerden yararlanma durumları ve desteklerin iyileştirilmesine yönelik öneriler tartışıldı.

Kanatlı eti sektörü masaya yatırıldı

Konuşmacı olarak; Şenpiliç Bölge Müdürü Fatih Gürsoy, TKDK Görevlisi Mehmet Karaaslan, Broyler Üreticisi Tevfik Kar ve KSÜ Ziraat Fakültesi Öğretim Üyeleri Dr. Öğr. Üyeleri Yeşim Aytop, Beyhan Yeter ve Hasan Burak Ağır’ın katıldığı “Kanatlı Sektörü Değerlendirme Toplantısı” online olarak gerçekleştirildi. Toplantı açılış konuşmasını yapan Prof. Dr. Cuma Akbay, Türkiye’nin son on yılda yumurta üretimini yüzde 68 artırarak 2019 yılında 19,9 milyar adet yumurta üretimi ile dünya ülkeleri arasında dokuzuncu sırada yer aldığını ve dünya yumurta ihracatının yaklaşık yüzde 15’i Türkiye’den karşılandığını bildirmiştir. Akbay, Türkiye’nin 2,1 milyon ton tavuk eti üretimi ile dünya ülkeleri arasında önemli ve yüksek ihraç potansiyeli olan bir ülke olduğunu ve tavuk etinin yaklaşık yüzde 22’si ve yumurta üretiminin ise yüzde 30’unun ihraç edildiğini belirterek, Türkiye kanatlı sektörünün üretim ve ihracatı hakkında bilgi verdi. Akbay, “Kahramanmaraş ilinde, 395 bin et tavuğu, 1,34 milyon adet yumurta tavuğu, 10 bin adet hindi, 9 bin adet ördek, 8,5 bin adet kaz ve beç tavuğu bulunmaktadır. İlde 11’i aktif 15 ticari yumurta işletmesi, 4’ü aktif olan 6 ticari et tavuğu, 1’i aktif 3 kesimhane işletmesi bulunmaktadır” dedi.

“BÖLGE DIŞINA ÇIKMAK ZORUNDA KALDIK”
Şenpiliç Bölge Müdürü Fatih Gürsoy, şunları konuştu: “Bölgedeki dört entegre tesis, yaklaşık 22 milyon civarında broyler kapasitesine sahiptir. 2016-2017 yıllarında Şenpiliç bu bölgeye yatırım yapma kararı aldığında günde 450-500 bin hayvan kesecek kapasiteye ulaşmak için yaklaşık 450 milyon TL’lik bir yatırım yaptı. Hayvanları, Mersin, Adana, Osmaniye ve bir kısım Kahramanmaraş ilindeki üreticilerden karşılıyoruz. Bunun yanı sıra Kayseri ve Malatya’daki üreticilerle de sözleşme yaptık. Yani şu anda bölge dışına da çıkmak zorunda kaldık. Bunun sebebi bölgemizde yeterli kapasite olmamasıdır. Şu anda sektörden bir firma ayrıldıktan sonra Beyza, Şahin Piliç ve Şenpiliç olmak üzere üç adet değerli yerel firma ile beraber bu bölgedeki üreticileri paylaşarak üretime devam etmekteyiz.

“SEKTÖR HER YIL DAHA DA BÜYÜMEKTEDİR”
Sektör her yıl daha da büyümektedir. Şenpiliç’in bölgeye gelmesi yeni kümes yatırımlarını arttırdı. Fakat yatırım maliyetleri çok yüksektir. Pandemiden önce yatırımların geri dönüş süresi 5-7 yıl iken, şu anda bu süre 10 yıla çıkmış durumdadır. Biz şu anda bir hattımızın iki vardiyasını kullanabiliyoruz ve 200.000 hayvan kesiyoruz. Ancak Şenpiliçin bu bölgeye ve Türkiye’ye daha fazla ekonomik getiri sağlayabilmesi için günde 400.000-450.000 hayvan kesmemiz gerekiyor. Bunun da tek yolu üretimdir. Bu yüzden bu bölgede 12 milyon kapasiteli broylere ihtiyacımız var.

“IPARD PROJELERİ BİRAZ DAHA PAHALI PROJELER”
Bir kümesin tavuk üretirken maliyet kalemleri bellidir. Bunlar: bakıcı, kömür, elektrik ve altlık malzemesidir. Bunların maliyeti 20.000 kapasiteli veya 35.000 kapasiteli bir kümeste aynıdır. Bu yüzden bir binada kapasite ne kadar çok olursa üretici açısından sürdürülebilirlikte o kadar fazla olmaktadır. Kamu ve Avrupa birliği kanatlı sektörü desteklemelerinde broyler kümes kapasitesinin 70.000’de tutmak daha doğru olacaktır. IPARD projeleri biraz daha pahalı projelerdir. Çünkü hem yapı denetiminden doğru bir şekilde geçmeli hem de bazı biyogüvenlik kurallarını uygulayıcı yöntemleri kümeste uygulama zorunluluğu vardır. Yatırımcı ise bunların zorunlu olmayanlarını yapmadan daha uygun projeler üretebilmektedir. Fakat bu binaların hem ömrü hem performansı hem de biyogüvenlik açısından açıkları ortaya çıkabiliyor. O yüzden IPARD projeli kümeslerin ilk kurulma aşaması bir dezavantaj gibi gözükse de uzun vadede daha avantajlı olduğunu düşünmekteyim. Üreticilerin rahatsız olduğu diğer bir konuda IPARD projeli bir kümesin beş yıl hiç kimseye devredilememesi. Yeni projelerin önünü açmak ve kapasiteyi artırmak için bu süre üç yıla indirilebilir.

KESİMHANELER YETERLİ DÜZEY
“IPARD II’de yeni tesislerin yapımı desteklendi. Bir süre sonra il bazında bunlar ayrılmaya başlandı. En son çağrıda desteklenen iller Elazığ, Erzincan ve Sivas’tı. Bu üç ilde sadece bir firma var ve bir de yarım çalışan et süt kurumunun bir kesimhanesi var. Destek bu üç ile verildi ve şu anda da aynı şekilde devam ediyor. Bizler bu desteğin TKDK Müdürlüğü olan illerde verilmesi taraftarıyız. Kahramanmaraş, Hatay ve Mersin illerinde TKDK Müdürlüğümüz var. Buna rağmen yeni tesis kurumuna destek verilmemektedir. IPARD III’ten en azından bu üç ilde de yeni tesis yapımını desteklemesini talep etmekteyiz. Özellikle bizim buradaki bu tesisi besleyebilmemiz için 12 milyon kapasiteli tesisin yer alması beklentilerimiz arasındadır. Broylerda lojistik çok önemlidir. Özellikle entegrasyonlara yakın bölgelere yeni kümes yapımına destek verilmesi büyük önem arz etmektedir. Kesimhaneler yeterli düzeydedir. Türkiye’de 17-18 tane entegre tesisi var. Bölgemizde ise Adana’da üç, Osmaniye’de şu an biz varız. Gaziantep’te de küçük bir entegrasyonumuz var. Elazığ’da Banvit firması mevcuttur.

“İHRACAT AÇISINDAN BİR SORUNUMUZ OLDUĞUNU DÜŞÜNMÜYORUM”
Üretimimizin yaklaşık yüzde 20-25’ini ihraç ediyoruz. Pazarlama ve satışla ilgili herhangi bir problem olup olmadığı konusunda ise Fatih Gürsoy şunları iletmiştir: Tavuk eti, kolay erişilebilir ve kolay üretilebilir bir ettir. Sektörü gelen olarak konuşacak olursak, biz şu an Suriye’ye canlı hayvan bile ihraç edebiliyoruz. Kuzey Irak, bizim en büyük pazarımızdır. Suudi Arabistan şu anda bitti ancak Çin pazarı açılabiliyor ve Japonya’ya kadar ihraç söz konusu olabilmektedir. Bu işlerin önü açıldığı sürece bizler modern ve hijyenik şartlarda kesimhanemiz ile Türkiye tavukçuluğu olarak Avrupa Birliği ülkelerinden daha kaliteli bir şekilde bu ürünü ihraç edebilir haldeyiz. Pandemi sürecini bir kenara koyarsak ihracat açısından bir sorunumuz olduğunu düşünmüyorum.”

“YUMURTACI HAYVANLAR KÜMESTE DAHA UZUN SÜRE KALIYORLAR”
Broyler ve yumurta çiftlikleri bir arada olmasının olumsuz sonuçlar yaratmakta ve bronşit, Salmonella gibi birçok hastalığın yayılmasına yol açmaktadır. Yumurtacı hayvanlar daha uzun süre yaşayarak kümeste daha uzun süre kalıyorlar ve bu da ciddi bir kontaminasyon kaynağıdır. Bu çiftlikleri, yumurtacı ve broyler çiftliği olarak ayırmak çok önemlidir. Gaziantep yumurtacılık olarak çok ilerledi. Yumurta kısmı Gaziantep’e bırakılabilir. Bu sebeple de Kahramanmaraş’a özellikle de Türkoğlu, Beyoğlu gibi ilçelere kesinlikle yumurta, kaz, hindi veya farklı bir kanatlı türü konusunda destek verilmemesi gerektiği kanaatindeyim. Çünkü hepsi birbirinden etkilenmektedir. Eğer bu tip farklı kanatlı işletmeler çeşitli bölgelere paylaştırılırsa çok daha büyük başarılar sağlanabilir. Son günlerde farklı bir konu gündemde. Türkiye, soyanın neredeyse tamamını dışarıdan ithal etmektedir. Dışarıdan alınan bu soyaların ise tamamı GDO’ludur. Türkiye’de de 10-12 tane kararname ile bu ithalata izin verilmiş durumda. Ancak bu kararnamelerin süresi ocak ayında dolacak ve bu yüzden bizler, dışarıdan soya ithal edemeyecek durumdayız. Soyanın kanatlı yetiştiriciliğinde ne kadar önemli olduğu aşikârdır. Soya sayesinde hem %50 daha kısa günde hem de %50 daha fazla ürün elde edebiliyoruz.”

“BÖLGEDE ÜRETİMİN ARTMASI ŞART”
Broyler Üreticisi Tevfik Kar, şöyle konuştu: “IPARD projesiyle kümes yaparken yüklenici firmaların devletin verdiği bu hibeyi bedava paraymış gibi gördüklerini ve bunun da maliyeti arttırdığını, kendisinin öz sermayesiyle yaptığı kümesin dört yıl önce hibe kullanarak yaptırdığı kümesten yüzde 30 daha ucuza mal ettiğini belirtmiştir. Bölgede üretimin artmasının şart olduğunu, tavukçuluğun her geçen gün geliştiğini, kesimhanelerin büyüdüğünü, ancak bölgede bunu karşılayacak hayvan sayısının az olduğunu belirten Tevfik KAR, bu yüzden de firmaların diğer illerden hayvan ihtiyacını karşıladıklarını, bu da piliç firmaları için ekstra bir maliyet oluştururken fiyatların yükselmesine neden olduğunu söylemiştir. Bu sebeple bölgede tavukçuluğun gelişmesi gerektiğini, Türkoğlu bölgesinde arkadaşlarıyla birlikte her biri 50.000 kapasiteli üç tane kümes yaptıklarını herkesin üretimini arttırmayı hedeflediklerini, ancak bunu yapabilmeleri için de TKDK’dan destek beklediklerini belirtmiştir.

“250 BİN EURO’YA ANCAK 25 BİN KAPASİTELİ KÜMES YAPILABİLMEKTEDİR”
Diğer bir konunun ise IPARD’ın desteklediği maksimum 50.000 kapasitenin üreticilerin yaptığı yatırımı karşılaması amacıyla 100.000 olması gerektiğini, bu kapasitenin üreticilerin elini daha güçlü kılacağını ve yapım maliyetini de olumlu yönde etkileyeceğini belirtmiştir. Tavuk üreticilerinin en çok karşılaştığı sorunun ÇED raporu olduğunu, üreticilerin 60.000 kapasiteyi geçtikten sonra ÇED raporu almak zorunda kaldıklarını bununda üreticiler için büyük sıkıntı oluşturduğunu ve işini zorlaştırdığını belirtmiştir. 250.000 euro’ya ancak 25.000 kapasiteli kümes yapılabilmektedir. Yeni bir bina, idari bina, depo, kümes, makine-ekipman gibi birçok maliyet söz konusudur. Bütçenin en az 1 milyon euro’ya çıkması gerekir. Broylerda 50.000 kapasite büyük bir kapasite değildir. Bir işletmeye orta ölçekli bir işletme denilebilmesi için en az 200.000 kapasiteli olması lazım. Benim şu an 120.000 kapasitem mevcut ve büyük bir işletme değil. İşçi ve altlık maliyeti de kapasitesi farklı diğer işletmelerle aynı maliyette. İş küçüldükçe maliyet artıyor.”

“KAHRAMANMARAŞ’IN BÜYÜK BİR POTANSİYELİ VAR”
Mehmet Karaaslan, şunları kaydetti: “IPARD II ile beraber TKDK’nın Erzincan, Elazığ ve Sivas hariç olmak üzere diğer 39 ile yeni yatırımları kapattığını ve bu kapatılan illerden biri olan Kahramanmaraş’ın da önemli bir potansiyele sahip olduğunu söyledi. IPARD I’de Tevfik Bey’in de içinde olduğu Pazarcık tarafında maksimum 50.000 kapasiteli olacak şekilde altı tane kümes için desteklemelerin mevcut olduğunu ancak bu 50.000 kapasitenin az olduğunu söyleyerek üst rakamın 100.000 olmasının faydalanıcıların önünü açacağını da sözlerine ekledi. Ayrıca Kahramanmaraş’ın büyük bir potansiyeli olduğunu söyleyerek IPARD III için destek kapsamına alınması gerektiğini belirtmiştir.

“YATIRIMCILARIN PROJEYE BAŞVURMASI İÇİN UYGUN HARCAMALARIN YARISINI ALMASI ÖNEM ARZ EDİYOR”
50.000 kapasite ile 70.000 kapasite arasında TKDK açısından bir farkı olmadığını söylerken bölgedeki kesimhanelerin verimliliği açısından 200 işletmenin kurulmasının uygun olabileceğini söylerken TKDK olarak yalnızca altı tane yaptırabildiklerini ifade etmiştir. Tarım Bakanlığı’nın ‘Kırsal Kalkınma Destekleme Programı’nda 14. Etaba çıktık. En azından Kahramanmaraş’ta destekleyemediğimiz broyler veya yumurtayı desteklese çok iyi olur. Bizler zaten kırsal turizmi, hayvancılığı destekliyoruz. Destekler olmadan bunları yapmak gerçekten büyük sıkıntı. IPARD’ın en az %50 olan desteği üreticiler için ilk atılım hamlesi oluyor. Bunlar büyük rakamlardı. Broyler için daha önce 500.000 Euro olan maksimum uygun harcamalar tutarını 250.000 Euro’ya düşürdüler. Maliyetlerin de artması dolayısıyla broyler için talep ettiğimiz desteklere Kahramanmaraş’ın da eklenmesi ve bu sayının tekrar 500.000 Euro’ya çıkarılması gerekmektedir. Yatırımcıların projeye başvurması için uygun harcamaların yarısını alması önem arz etmektedir.”

“TAVUK, STRATEJİK BİR ÜRÜN”
Dr. Öğr. Üyesi Beyhan Yeter ise şu ifadelere yer verdi: “Tavuk, stratejik bir üründür. Amerika’ya baktığımızda toplam et tüketimi 100 kg’ın üzerinde, Avrupa Birliği’nde bu oran 90 kg’lardadır. Türkiye’de ise kırmızı et 13-14 kg’larda iken beyaz et tüketimi 25 kg’dır. Olması gereken miktarın çok altındayız. Bunu yükseltmemizin ise tek yolu beyaz etten yani o da tavuktan geçmektedir. Özellikle broyler için Kahramanmaraş çok önemlidir.

“KAHRAMANMARAŞ’TA BİR BROYLER YETİŞTİRME KÜLTÜRÜ GELİŞTİ”
Kahramanmaraş’ta yüzde 2-3 ölüm ile broiler yetiştirilebilirken Bolu-Bandırma’nın birçok bölgesinde bu oranda broiler yetiştirilememektedir. Bu açıdan broilerda Kahramanmaraş bölgesi oldukça önemlidir. Kahramanmaraş yaz aylarında termometrelere baktığımızda sıcak görünebilir. Fakat rutubetin düşük olmasından dolayı kümes soğutmada bu zamana kadar hiçbir problem yaşanmamıştır. Bu yüzden burada ari bir bölge ile bir kültür oluşmaya başlamıştır. Kahramanmaraş’ta bir broyler yetiştirme kültürü gelişti.

“EN BÜYÜK GİRDİLERDEN BİRİ İŞÇİLİK”
IPARD II’nin sınırladığı maksimum 50.000 kapasite günümüzde broyler için oldukça düşük kalmaktadır. Broylerda fason yetiştiricilik için en büyük girdilerden biri işçiliktir. İki tane kümes yapıldığında işçilik rantabl olmamaktadır. Kapasite olarak 100.000 kapasite üzerinde durulması taraftarıyım. Kümes yaparken havalandırma bizi sınırlandırmaktadır Kümesin havalandırma problemi, sadece Türkiye’de değil dünyada da bir problemdir. Yetiştiricilere havalandırma problemini anlatmakta sıkıntı yaşıyoruz. İki tane iki katlı ya da dört tane 100.000 kapasitelik kümes için bir yatırım yapıldığı zaman bunun işçilik açısından çok daha rantabl olacağı kanaatindeyim.”

Haber: Emre Akkış

Güncelleme Tarihi: 26 Ocak 2021, 10:06
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner205