banner117

‘İSLAM MEDENİYETİNİN AHLAKİ VE HUKUK TEMELLERİ’

Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Niyazi Can’ın moderatörlüğünü yaptığı, İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Celal Erbay ve Yalova Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bekir Karlığa’nın konuşmacı olarak katıldığı panelde ‘İslam Medeniyetinin Ahlaki ve Hukuk Temelleri’ masaya yatırıldı.

Kahramanmaraş İl Müftülüğü ve Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi işbirliğinde ‘İslam Medeniyetinin Ahlaki ve Hukuk Temelleri’ konulu panel düzenlendi. Mehmet Akif Ersoy Kültür Merkezi’nde düzenlenen panelin moderatörlüğüKahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Niyazi Can yaparken, panele İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Celal Erbay ve Yalova Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bekir Karlığa konuşmacı olarak katıldı. Panele Kahramanmaraş İl Müftüsü Celal Sürgeç, Kahramanmaraş Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreteri Züver Çetinkaya’nın yanı sıra müftü yardımcıları, ilçe müftüleri ve çok sayıda din görevlisi ile vatandaşlar katıldı.

“ÇOK ÖNEMLİ BİR KONUYU ÇOK ÖNEMLİ HOCALARIMIZDAN DİNLEDİK”

İmam Hatip Mustafa Avni Çelik’in Kur’an-ı Kerim tilavetiyle başlayan panelin açılış konuşmasını Kahramanmaraş İl Müftüsü Celal Sürgeç yaptı. Çok önemli bir konuyu alanında uzman iki hocadan dinleme imkanı bulduklarını anlatan Sürgeç, “Düzenlediğimiz bu panelin medeniyetin inşasına vesile olmasını yüce Allah’tan temenni ediyorum. Kahramanmaraş İmam Hatip Lisesi’nin ilk dönem mezunlarından ve aynı zamanda Birleşmiş Milletler Medeniyetler İttifakı Türkiye Temsilcisi olan çok değerli hocam Prof. Dr. Bekir Karlığa ve yine İslam Hukuku derslerinde sorduğu sorularla bizi ters köşe yapan hocam, şuan itibariyle Yeni Yüzyıl Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı olan Prof. Dr. Celal Erbay hocamı dinleme fırsatı bulduk. Çok önemli bir konuyu bizlere anlatmalarını çok önemli hocalarımızdan rica etmişti, bizi kırmadılar kabul ettiler. İslam Medeniyetinin Ahlakı ve Hukuk Temelleri konusunda bizleri bilgilendirdiler. Bu güzel sohbetten istifade ettik, programımızın hayırlara, güzelliklere vesile olmasını temenni ediyorum” dedi.

HUKUKi VE AHLAKİ TEMELLERİ İNCELEMEK İÇİN İSLAM’IN TEMEL KAYNAKLARINA BAKMALIYIZ”

Müftü Sürgeç’in açılış konuşmasının ardından panele geçildi. Panelin moderatörlüğünü yapan Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Niyazi Can, konuşmacıları tanıttıktan sonra konu hakkında açıklamalarda bulundu. İslam medeniyetinin hukuki ve ahlaki temellerini incelemek için öncelikle İslam’ın temel kaynaklarından hareket etmek gerektiğine inandığını belirten Can, “Çok önemli bir konuyu, ülkemizin yetiştirdiği iki önemli hocamızla tartışacağız. İslam medeniyetinin hukuki ve ahlaki temellerini incelemek için öncelikle İslam’ın temel kaynaklarından hareket etmek gerektiğine inanıyorum. İslam medeniyetinin kaynakları denilince öncelikle İslam’ın ana kaynağı Kur’an-ı Kerim’in mesajları, emirleri ve o mesajları bize ulaştıran Peygamber Efendimizin hadisleri iki önemli ana kaynağı oluşturuyor. Bu ana iki kaynağı esas alan toplumlar bilgi birikimi ve yetiştirdiği insanların özellikleri de dikkate alınarak toplumların burada yorumları, toplumların geliştirdiği felsefeler, tarihi zemin ve getirilen tartışmalar, yorumlar ve bunlara dayanılarak oluşturulan hukuki, ahlaki sistemler ve bu sistemlerin daha müşehhas görünümü olan yapılar ve eylemler akla geliyor. Kuran’ı Kerim’i esas alan Müslüman toplumlar medeniyetlerini o bağlamda inşa etmeye çalışmışlardır. İslam toplumunun şekillenmesinde ve İslam medeniyetinin inşasında adalet, insan, iyilik ve her türlü fuhşiyattan uzak bir hayat emrediliyor. Bu emirler toplumun inşası ve şekillenmesinde, diğer emirlere temel dayanak oluyor” ifadelerini kullandı.

“MEDENİYET BİR TOPLUMUN TAMAMINI İFADE EDER”

Ardından konuşmasını yapan İstanbul Yeni Yüzyıl Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Celal Erbay ise, medeniyet ve hukuk kelimelerinin tanımını yaparak, “Kahramanmaraş’ın ruh yapısını kalemin ucundan billur tanecikleri gibi hece hece, kelime kelime döktürüp onu en güzel şekilde ifade eden üstat Necip Fazıl Kısükürek’i selamlıyorum. Konumuz İslam medeniyetinin ahlaki ve hukuku temelleri. Bir kere burada temel iki tane kelimemiz var, birisi medeniyet, diğeri benim açımdan hukuk, hocam açısından da ahlak. Gerçi hukuk ile ahlakı ayırmak mümkün değil, iç içe girmişlerdir. Tabiri caizse ahlak, hukuku besleyen temel kaynaklardan birisidir. Hukuk biraz serttir. Medeniyet, bir ülke ve toplumun maddi ve manevi varlıklarının, o ülke toplumunun düşence, sanat, bilim, teknoloji ürünlerinin tamamını ifade eder. Bunu bir cümle ile açacak olursak, bir yörede, bir ülkede, bir toplumdaki yaşayış tarzını kolaylaştıran, iletişim imkanlarını çoğaltan, bilginin yaygınlaşmasını daha hızlılaştıran her şey medeniyetin ürünüdür, medeniyetin gereğidir. Peki hukuk nedir? Hukuk, toplumu düzenleyen ve devlet yaptırımlarıyla güçlendirilmiş bulunan kuralların ve kaidelerin bütünüdür. Hukuk normatif kuraldır. Yani kırmızı ışıkta durmak mecburiyetindesinizdir” açıklamalarında bulundu.

“MEDENİYETİ GELİŞTİRECEK OLAN İNSANDIR”

Erbay sözlerine şu şekilde devam etti, “Eğri nerede belli olur? Doğru ile yan yana getirirsen eğrinin eğriliği belli olur. Yoksa doğrunun doğruluğu kendi başına kalırsa zaman içerisinde yamulur, öbürü de düzelmeye çalışır. Yani yanlış doğrunun yerini alır. Onun için mukayese yapmalıyız. Hukuk ilmi bu yasaları konu edinen bilimdir. Biz medeniyetin yerine bugün uygarlık kelimesini kullanıyoruz. Uygarlık nereden geliyor biliyor musunuz? Uygarlık kelimesi yerleşik hayata ilk geçen toplum olan Uygurlardan gelmektedir. İnsan aklıyla mantığıyla, doğruya yakın olanı bulabilir. İnsanın bir ruhu vardır, evrenin de bir ruhu vardır. İnsan kendi ruhuyla, evrensel ruhu arasında sezgi ruhuyla doğruyu bulur. İnsanı güzel yetiştirdik. Medeniyeti geliştirecek olan insandır, insanla insan arasındaki problemi çözecek olan hukuktur.”

“KAHRAMANMARAŞ UFKUMUN AÇILMASINI SAĞLADI”

Yalova Üniversitesi İslami İlimler Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bekir Karlığa da konuşmasına Kahramanmaraş’ın düşman işgalinden kurtuluşunun 99. Yıl dönümünü kutlayarak başladı. Karlığa, “Dünyanın en büyük emperyalist güçlerin bir tanesini yenebilmek için cihat arzusuyla tutuşan Kahramanmaraş halkının kazanmış olduğu büyük ve destansı 12 Şubat Zaferini kutlarken, burada kendini Allah’a teslim eden şehitlerimizin, o günden bu güne geçen zaman içerisindeki şehitlerimizi rahmet ve minnetle anıyorum. Bundan 55 yıl evvel geldiğim Kahramanmaraş’ta bir toplantıya katılıyorum o yüzden çok duyguluyum. 1962 yılının Ağustos ayında Kahramanmaraş’a gelmiştim ve burada İmam Hatip Lisesi’ne kayıt olmuştum. Hayatımın en güzel günlerini Kahramanmaraş’ta geçirdim. En değerli fikir sistemlerini burada tanıdım ve gerçekten Kahramanmaraş benim dünyamda yeni bir ufkun açılmasını sağladı. Her şeyiyle bizim medeniyetimizin en mümessil şehirlerinden kaç tane sayarsanız deseler, bunlardan birisinin Kahramanmaraş olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim” dedi.

“İNSAN ZENGİN OLABİLİR AMA MEDENİ OLAMAZ”

Sözlerine medeniyet kelimesinin tanımını yaparak devam eden Karlığa, “Bilinen medeniyetlerin tarihi 13 bin sene civarındadır. Bu medeniyet tarihi içerisinde 13 bin senede gelmiş geçmiş 40 medeniyet vardır. Medeniyetin ne olduğu konusunda kesin bir şey söylememiz mümkün değil. Medeniyet, görgü kuralları, yeme içme, giyinme, oturup kalkma, edep-erkan, insanlarla ilişkiler, insanlarla muameledeki tavır ve tarzlar medeniyeti ifade eder. İlim medeniyetin temel dayanaklarından bir tanesidir ama hepsi değildir. İnsan alim olabilir ama medeniyet sahibi olamaz. İnsan zengin olabilir ama medeni olamaz. Medeni olabilmenin şartları vardır. O da bir takım özelliklere sahip olmaktır. Her medeniyet yaşayamaz. Medeniyetlerin uzun ömürlü olabilmesi için üzerine dayandığı temellerin çok sağlam olması lazım. Bu 40 medeniyetten en uzun yaşayanların ömrü 300-400 sene arasındadır. Osmanlı bunu aşmıştır. Bir şehre şehirlilik ruhunu veren yani ben bu şehrin mensubuyum diyen duygular medeniyetin temelini teşkil eder. Bizim medeniyetimizin temel şartlarından birisi Medine dünyası, Medine ufku ve Medine’de oluşmuş olan dünya görüşü, hayat sistemi, insana, eşyaya, varlığa bakış tarzı bizim medeniyetimizin temelini oluşturmaktadır. İslam medeniyeti Medine’de kurulmuştur” ifadelerini kullandı.

Konuşmaların ardından Kahramanmaraş İl Müftüsü Celal Sürgeç, panelistlere Kahramanmaraş’a özgü çeşitli hediyeler verdi.

(Haber: Ahmet Güneçıkan-Mehmet Can Tekdöş)

Güncelleme Tarihi: 13 Şubat 2019, 19:52
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER