İMAR BARIŞI’NDA BAŞVURU SÜRECİNİN SONUNA GELİNDİ!

Çevre ve Şehircilik Bakanlığınca vatandaşın devletle ihtilaflı durumunun ortadan kaldırılmasının yanı sıra imara aykırı, ruhsatsız veya ruhsat eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması için başlatılan İmar Barışı'nda başvuru sürecinin sonuna yaklaşılıyor. İmar Barışı’nın uzatılan son günü 31 Aralık olurken, uzmanlar vatandaşlara elinizi çabuk tutun uyarısında bulunuyor.

İMAR BARIŞI’NDA BAŞVURU SÜRECİNİN SONUNA GELİNDİ!

Kamuoyunda “İmar Barışı” olarak bilinen ve 10 milyon konutun imar ve iskan sorununu çözecek olan Yapı Kayıt Belgesi’ne başvurular geçtiğimiz aylarda başlamıştı. Gayrimenkulü üzerinde imar ve iskan sorunu bulunan vatandaşlar hızlı bir şekilde başvurularını yapmaya devam ediyor. İmar Barışı kapsamında imar mevzuatına aykırı yapıların kayıt altına alınması amacıyla 31 Aralık 2017’den önce inşa edilen yapılar için Yapı Kayıt Belgesi verilebilecek. İlk olarak İmar Barışı’na başvurular için son tarih 31 Ekim olarak açıklanmıştı. Başvuruların her geçen gün devam etmesi sonrası ise Çevre ve Şehircilik Bakanı Murat Kurum, imar barışında başvuru süresinin 31 Aralık tarihine uzatıldığını açıklamıştı. Buna göre imar barışına başvuranların ödeme bedeli için son tarih olan 31 Aralık, başvuru için de son tarih olmuştu. Tüm Türkiye’de olduğu gibi Kahramanmaraş’ta da, son günlere gelinse de İmar Barışı’na başvurular yoğun bir şekilde devam ediyor. Vatandaşların İmar Barışı’ndan doğru bir şekilde faydalanması için birçok noktada İmar Barışı noktasında destek veriliyor. İmar Barışı kapsamında İmar Uzmanı Cuma Tahiroğlu gazetemize bilgiler verdi, vatandaşların yapması gerekenleri anlattı. İmar Barışı’nı ‘nimet’ olarak nitelen Tahiroğlu, vatandaşlara 31 Aralık’ta sona erecek kampanyadan mutlaka faydalanılması uyarısında bulundu.

YAPI KAYIT BELGESİ ALMAK İSTEYENLER NE YAPACAK?

İmar noktasında aykırılıkları olan yapıların bu aykırılıklarından arınıp İmar Barışı sayesinde oluşan anlaşmazlığı giderebileceklerini anlatan Tahiroğlu, “Barış kelimesi hep kavga kelimesinden sonra gelen bir kelimedir. İmar Barışı denildiği zaman da yapısı olan, inşaat yapan bir adamın 3194 sayılı imar kanunu ve eklerine uygun yapmadığı, dolayısıyla, belediyeyle, mahkemeyle, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü ile sıkıntılı olan yapıların tamamına yasallık getiren yasaya İmar Barışı diyoruz. Ruhsat ve eklerine aykırı olan tüm yapılar daha çok yerelde olmak üzere kırsal kesimlerde ki, Türkiye’de ki yapılan yaklaşık yüzde 50’sine varan yapının İmar Barışı kapsamına girmesi söz konusu. Devletimiz tarafından açıklanan 13,5 milyon civarındaki bağımsız bölüm veya yapının imar barışına ihtiyacı var denmektedir. Bu kullanma izni ve ruhsat ile müktesebatı olan haklarını Yapı Kayıt Belgesi alarak aynen kazanıyorlar. Bu da binalarda, konutlarda yüzde 3, iş yerlerinden ise yüzde 5 olarak bir harç alınıyor. Tapu safhasında harita mühendislerinden mimari proje ve elektrik noktasında temel tespit tutanağı aldıktan sonra da aynı parayı bir kez daha yatırarak yüzde 6 konutlarda, yüzde 10’da ticari alanlarda bir ödeme yapılıyor. İmar Barışı kısaca, kullanım izni ve ruhsatı olmayan, tapusuz yere yapılan devlet arazilerine yasa gereği yasallık getirmek için barış sağlanacak. Ancak üçüncü şahıslara ait yerler ile İstanbul’da boğazlar gibi bazı özel yerlere yapılan yapılar bu barıştan faydalanamayacak. Bir de sosyal donatı alanları, yeşil saha, okul ve cami alanları bu barıştan yararlanamamaktadır. İmar affı yasasından faydalanmak ve başvuruda bulunmak için gerekli evrakların toplanıp harç ücretinin yatırılması durumunda Yapı Kayıt Belgesi verilecek” dedi.

VARİSLER YASAL OLARAK BÖLÜŞEBİLECEK”

İmar Barışı’nın verasette sorunları da telafi ettiğini dile getiren Tahiroğlu, “Dört katlı ya da üç katlı kaçak yapıların sadece arsa tapusu vardır, bina tapusu vardır. Mal sahibi öldükten sonra çocuğuna bu binanın paylaştırılması lazım. Bir tanesi tapuyu size sonra veririm diyerek önceden tapuyu üzerine alırsa diğerleri tapuyu alamıyor. Verasetteki sıkıntıyı telafi ediyor. Varislerin malının yasal olarak bölüştürülmesine fırsat veriyor. Müteahhitlik yapıyor, başka bir iş yapıyor, bankalarda ipotek göstermesi lazım. Kaçak yapıların ruhsatsız ve kullanım izni olmayan yapıların bankada ipotek olarak arz edilmesi mümkün değil. Yapıya yasallık getirdiği için bu o hakkı kazanıyor. Elektrik, su, doğalgaz bağlanmış yerler var ama genelde ruhsatsız, kullanım izni olmayan yerlere elektrik, su ve doğalgaz verilmediği için bu Yapı Kayıt Belgesi ile vatandaş doğalgazını, elektriğini ve suyunu bağlatma hakkına sahip oluyor” şeklinde konuştu.

VATANDAŞ ÖNCELİKLİ HAK SAHİBİ OLUYOR”

Devlet arazileri ve 2B arsalara İmar Barışı kapsamında Yapı Kayıt Belgesi verileceğini de anlatan Tahiroğlu, “Devlet arazilerini ve orman arazilerini kullananlar 2B arsalarının kazandığı hakkı bu Yapı Kayıt Belgesi ile kazanıyor. Yani parasını ödeyip arsayı alma hakkı kazanıyor. Bir de devlet arazilerinde hazine üzerine yapılan evler ki, çoğunluğu böyledir, Yapı Kayıt Belgesi aldıktan sonra ifraz yapılarak kapsadığı alanların tespit edilmesiyle aynı şahıslara satışına imkan veriyor. Aksi takdirde hazine arazilerini açık artırmayla herkes alabilirdi, adamın evini hesaba katmazlardı, İmar Barışı ile vatandaşın evini öncelikli hak sahibi olarak görüyor. Vatandaş için en önemli faydası budur İmar Barışı’nın. Bu İmar Barışı, Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü tarafından organize ediliyor. Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü, Milli Emlak Müdürlüğü ve Tapu Kadastro Müdürlüğü’nün üçlü sistemi bu yapı kayıt belgesinden sonraki tapu ve kat irtifakı konularında birlikte çalışacak” ifadelerini kullandı.

DEVLETİMİZE VERGİ NOKTASINDA BÜYÜK YARARI VAR”

İmar Barışı’nın devlete de büyük katkı sağladığını belirten Tahiroğlu, “Devletimize faydası da şu; kullanım izni almayan tüm yapılar her 100 metrekareye 3 bin 500-4 bin TL civarında olan sigorta parasını yatırmadığı için bu 13 milyonluk yapının hepsini bu rakamla çarptığınızda çıkan para devlete gelmiyordu. Vatandaş devlete bu parayı ödemiyordu. Çoğu belediyeye kayıtlı olmadığı için emlak parası alınmamaktadır. Çoğunun suyu bağlı olsa da bir kısmı kaçaktır. Bunlar da emlak vergisi vermediği için bu kayıtla hem devlet bu evi tanıyor hem bu meskeni biliyor hem belediye açısından kayda geçiyor, normal elektrik ve su gibi abonelikleri kolayca alıyor hem de devlet emlak gelirinden ve kira bedellerinden vergisini alıyor” şeklinde konuştu.

EN AZ 100 BİN BAŞVURU OLMALI”

Kahramanmaraş’tan en az 100 bin dairenin başvuru yapması gerektiğine inandığını belirten Tahiroğlu, sözlerine şu şekilde devam etti; “Kahramanmaraş’ta Onikişubat ilçemiz gibi gecekondusu az olan yerlerde bu konu çok yaygın değil ama eski yapıların olduğu Tekke’yi, Mağralı’yı, Divanlı Mahallesi’ni düşünürsek, kullanım izni olamayan, yapı kayıt belgesi olmayan çok ev vardır. Ama milletimiz her zaman trene düdük çalmadan binmediği gibi yeteri kadar bu konu için başvuru yapıldığını tahmin etmiyorum. Devletimizin de bu yüzden başvuru süresini uzatacağını düşünüyorum. Kırsal kesimde ahırlar var, hazine arazilerinde bağ evleri var. Yani 13 milyonu nüfusa göre bölecek olursak Kahramanmaraş’ta en az 100 bin tane dairenin müracaat etmesi gerektiğini kanaatindeyim.”

DOĞRU BEYANDA BULANMAYANLAR YANAR”

Vatandaşlara uyarılarda bulunan Tahiroğlu, “Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü bu projenin başındaki kurumdur. Vatandaşlar ilk olarak Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü’ne giderek yapı kayıt belgesi almak için müracaat etmelidir. Orada form doldurur, evinin açık adresini, metrekaresini, birinci kat ruhsatlı ikinci kat ruhsatsız gibi açıklamalı bir şekilde doldurur. Daha sonra e-devlet’ten müracaat yapabilirler. Bu konuda en önemli nokta vatandaşın beyanını doğru yapmasıdır. Yani tapu alacaksa, kat irtifakına, kat mülkiyetine de girecekse yerine gidip de zemin tespit raporu alacak olan harita mühendisi ve ona göre proje çizen mimarın sıkıntıya düşmemesi lazım. Yapı kayıt belgesi alırken verdiği beyanın tapu alacağı zamanki beyanla örtüşmesi gerekir. Şuan sistem yanlış bilgiyi tekrar düzeltme imkanı veriyor ama bu paranın iadesi anlamına gelmez. Örneğin 150 metrekarelik bir evi var adamın, parayı az vereyim diye 100 metrekare gösteriyor. 100 metrekarenin parasını yatıran da 150 metrekare tapu alamaz. Yani açık hesap, dürüst beyan gerekir. Dürüst beyanı da bilen yapar. Benim tavsiyem doğru beyan esastır, vatandaşlarımız hem devletimizin gelirlerini aşağı çekmemek, hem kendilerini ekonomik sıkıntıya sokmamak için bir bilene danışması gerekir. Harita mühendisi arsanın konumunu ve binanın bütün noktalarını belirten bir tespit yapar, vatandaşların başvurularında da böyle bir tespit olmalıdır. Aksi takdirde bir takım sıkıntılar çıkar, devlet vatandaşı beyan eden sensin diyerek yalnız bırakabilir. Ama normal yıllardır bir barışa, bir huzura ermenin bu kadar yakın olunması övünülecek ve sevinilecek bir konudur.” dedi.

ELLERİNİZİ ÇABUK TUTUN”

İmar Barışı için başvuruların uzatıldığının altını çizen Tahiroğlu, “Vatandaşlarımız başvurularını yaparken düzgün doldurmalılar, bunun bir nimet olduğunu bilmeleri gerekir. Müracaat etmeyenler çok zararlı çıkar, Deli Dumrul biliyorsunuz köprüden geçenden bir lira, geçmeyenden iki alıyordu ya, sıkıntılı bir yeri olduğu halde bu barıştan faydalanmayanlar köprüden geçmeyenler gibi olur. İlk olarak başvurunun son tarihi 31 Ekim olarak açıklanmıştı, fakat tahmin ettiğim gibi süre uzatılmıştı. Ardından Çevre ve Şehircilik Bakanımız Murat Kurum son başvurunun 31 Aralık olduğunu açıklamıştı. 31 Aralık’a şunun şurasında 23-24 gün kaldı. Vatandaşlarımıza ellerini çabuk tutmaları uyarısında bulunuyorum. Böyle bir fırsat insanın ayağına bir kez gelir” ifadelerini kullandı.

(Haber: Ahmet Güneçıkan)

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner98

banner103