DÜNDEN BUGÜNE NARGİLE

Hindistan da doğan ve ilerleyen yıllar da yavaş yavaş kültürümüze giren nargile, vatandaşların ilgisini çekmeye devam ediyor.

DÜNDEN BUGÜNE NARGİLE

Balkanlar, Ortadoğu ve Güney Asya’ya özgü geleneksel bir tütün içme aracı olan nargile, Doğu kültürünün vazgeçilmez bir öğesi olmuştur. İlk yerinin Hindistan olduğu düşünülür. Bu kültür Hindistanlılardan İranlılara, İranlılardan Araplara ve Araplardan Osmanlılara kadar genişleyerek gelmiş uzun geçmişi olan bir kültürdür. Bu kültür ögesi zamanla kentimizde de kendine de hatırı sayılır bir yer edinmiştir. Araplarda ‘Şisa’, İranlılarda ise ‘Kalyan’ olarak adlandırılan nargile şehrimizde birçok esnafa ve işletmeciye geçim kaynağı oluyor. Nargile sistemi ve birçok materyalini satan esnaf Mehmet Miraç Doğan nargilenin geçmişi ve şuan kültürümüzde ki yeri hakkında: ”7 yıldır bu iş ile ilgileniyorum. Şuan ise Han Nargile’yi işletiyorum.  Nargilenin tarihine baktığımız da ilk Hindistanlılar tarafından icat edilmiştir. İlk üretim Hindistan cevizi kabuğu ve bir pamuk vasıtası ile gerçekleştirilmiştir. İçerilerine kamıştan yapılan bir havalandırma bir vardı. Tabi şuan günümüz de kullanılanlardan çok farklı bir görünümü vardı ilk nargilelerin. Tamamen el işçiliği ile üretilmiş özel nargilelerdi. Günümüze kadar bir çok şekil ve kullanım şekli değiştirmiştir. Şuan kullanılan nargilelerin bir çoğu fabrikasyon üretim ve cam formundadır. Eskilerde ağaç ve meyve kabuklarından yapılıyormuş. En dikkat çekici olanlardan bir tanesi ise ülkemizde de yetişen kabaktan yapılan nargile ilerleyen yıllarda bronz ve gümüş nargilelere geçilmiş özellikle Osmanlı ve cumhuriyetin ilk yıllarında. Sonra süreçte gerek teknolojinin gelişmesi gerek yeni madenlerin işlenebilir olması yeni nargile türlerini ortaya çıkarmıştır.” İfadelerini kullandı.

“NARGİLE KÜLTÜRÜMÜZDE OLMAMASINA RAĞMEN ZAMANLA GİRMİŞTİR”

Nargileyi zamanla benimsediğimizi belirten Doğan sözlerine şu şekilde devam etti; ”Nargile Türk ve İslam kültüründe çok fazla yeri olmayan bir şeyken zaman içerisinde ki savaşlar ve kültürel alışverişler kültürümüze girmesini sağlamış. Araplar nargileyi bulucusu olan Hindulardan zamanla daha da çok benimsemiş. Şuan Kahramanmaraş’ta ki nargile kullanımına bakacak olursak, yaşanan mülteci olayından dolayı nargilenin bu bölge de altın çağını yaşadığını söyleyebilir. Dikkatli bir şekilde Suriyelileri incelediğimizde zevkine düşkün insanlar olduklarını görürüz. Bu adamların bu hayatta ki en büyük zevklerinden bir tanesi nargiledir. Artık zevkten bir sonraki aşamaya taşımışlar bir yaşam şekli haline getirmişler. Bu olay, bu durum ne kadar doğru ne kadar yanlış tartışılır ama nargile piyasasını canlandırdıkları bir gerçek. Biz de bunların yaşadıkları dertleri bu şekilde unuttuklarını daha iyi hissettiklerini görünce biz neden uğraşmayalım dedik ve biz de bu piyasaya odaklandık. Şöyle bir durum da söz konusu ama bizim satış yaptığımız kitle tamamen yerli halk diyebilirim.”

“SURİYELİLER KENDİ BİRBİRLERİ İLE ALIŞVERİŞ YAPIYOR”

Nargilenin güzel bir ticaret aracı olmasına rağmen şehirde yaşayan Suriyelilerin bunu suiistimal ettiğini ve bu durumun rahatsız edici olduğunu söyleyen Doğan şu şekilde cümlelerine devam etti: “Suriyelilerden kaynaklı bir gruplaşma söz konusu buralarda. Suriyeliler kendi birbirilerinden alırken bizlerde kendi satıcılarımızdan alışveriş yapıyoruz. Tasvir etmediğimiz bir durum gidip ne mesafe de olursa olsun kendi birbirleriyle alışveriş yapıyor olmaları. Biz Han Nargile olarak böyle bir ayrım yapmıyoruz fakat kent genelinde dediğim gibi böyle bir durum söz konusu. Sigar zamlarının nargileye bir etkisi olduğunu düşünüyor insanlar ama en ufak olumlu veya olumsuz bir etkisi olmadı. Çünkü bu ikisi çok ayrı şeyler nargile keyif ve zevk işi günün belirli saatlerinde iyi hissetmek için yapılan bir şeyken, sigara günün her saatinde kullanabileceğiniz kötü bir alışkanlık. Bu yüzden birbirlerini etkileme potansiyeli olan şeyler değil. Nargile köz ve nargile bedeninden oluşan bir sistem olduğu için kışın satışlar ve kullanım daha da azalır. Sebebi ise havaların soğuk olması nedeniyle evlerin kapılarının pencerelerinin hep kapalı oluşu. Dışarı da kullanım da söz konusu olmayacak soğuk havalardan dolayı. İçilmez veya satılmaz değil fakat satışlar ve kullanım düşecektir. Yaz aylarında olan yoğunluğu beklemek anlamsız olur.”

“NARİLE TURİSTİK BİR GELİR KAPISI OLARAK KULLANILABİLİR”

“ Doğu illeri nargileyi turist çekmek için kullanıyor ve başarılı da oluyorlar. Sırf bu amaca hizmet eden mekanları var. Evlerine gelen misafirlere kahvenin yanında ikram ediyorlar. Bu durum da coğrafi yapının da tabi ki etkisi fazla ama bu konuda başarılı olduklarını söyleyebiliriz. Örnek veriyorum; Şanlıurfa, Mardin ve Diyarbakır illerine gelen turist yoğunluğu daha fazla, oradaki insanlar bu gibi etkenleri lehine kullanma konusunda bir adım ileriye gitmişler. Yerel halk bunun yanında giyimlerinden misafir ağırlama kültürlerine kadar birçok şeyde kendilerine özgü bir tat yakalamışlar, nargile de bunun bir parçası. Nargile tütünü normal tütünden daha farklı bir tütün değildir. Sadece daha iri yapraklıdır. Yaprakları bir makine ile değil de el işçiliği ile işlem görür. Doğu illerinde ki coğrafi koşullar tütün yetiştirmeye daha yatkındır. Yerli veya yabancı Mardin’i gezmeye gelen bir turist orada ki eski tarihi kafelerde mutlaka bir nargile içmek istiyor bizim de bunu başarabiliyor olmamız gerek. Kahramanmaraş’a gelen turistlerin bu şekilde bir beklentisi olsa da ne yazık ki karşılayacak bir durumumuz yok bunu bir eksiklik olarak görüyorum. Satımı var ama bunu bir gelir olarak kullanımın da eksiğiz. “

Haber: Alihan Kürşat

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER