banner117

“DEPREM RİSKİ AZALMADI, TEHLİKE DEVAM EDİYOR”

Jeoloji Mühendisleri Odası Başkanı Mehmet Kuruçay, Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığı (AFAD) tarafından hazırlanan yeni deprem haritasını gazetemize değerlendirdi. Birinci derece deprem bölgesi kuşağında olan Kahramanmaraş’ın güncellenen haritada 2 ve 3’üncü derece deprem bölgesi kuşağında gösterildiğini ancak bunun doğruluk payının tartışılır olduğunu ifade eden Kuruçay, “Doğu Anadolu Fayına 10 kilometre uzaklıkta bulunan bir ilin birinci derece deprem bölgesi kuşağında olması gerçeğini değiştiremezsiniz” dedi.

“DEPREM RİSKİ AZALMADI, TEHLİKE DEVAM EDİYOR”

ODTÜ, Boğaziçi, Akdeniz, Çukurova, Sakarya Üniversitesi, Maden Teknik Arama Genel Müdürlüğü ve AFAD yetkililerinin çalışmalarıyla hazırlanan Türkiye’nin deprem haritası 21 yılın ardından yeniden güncellendi. Hazırlanan yeni haritada ise deprem risklerinin olduğu bölgeler mahalle mahalle gösterildi. Derece uygulamasının kalktığı ve Amerika ile Avrupa’da uygulanan ivme yönteminin getirildiği yeni haritayı Manşet Gazetesi’nden Emre Akkış’a değerlendiren Jeoloji Mühendisleri Odası Başkanı Mehmet Kuruçay, Doğu Anadolu Fayı’nın Kahramanmaraş’ın bir gerçeği olduğunu vurguladı. Kent nüfusunun yüzde 40’nın alüvyon üzerinde oturduğuna dikkat çeken Kuruçay, depremin öldürmediğini, insanları çürük zemine çürük binalar yapanların öldürdüğünü söyledi. “Kişi deprem bölgesine 12 katlı bina yapacağına, 3 katlı yapsa o bina farklı oturmalardan dolayı kırılmasa, yıkılmasa insanlar ölmeyecek. Kişi yanlış yere yanlış bina yaparsa ne olur? İnsanı öldürürsün ve katil olursun? İllaki silahla adam öldürerek katil olunmaz. İnsanın ölümüne neden olmakta katilliktir” diyen Kuruçay, güncellenen haritanın Kahramanmaraş için herhangi bir şey değiştirmediğini belirtti. Sağlam zemine sağlam bina yapılmasının gerekliliğini anlatan Kuruçay, “Kahramanmaraş’ta deprem tehlikesi azalmadı. Bozuk zeminler, binalar duruyor. Doğu Anadolu Fayı yerinde duruyor. Dolayısıyla az öncede söylediğim gibi sağlam zemine sağlam bina yaparsak önlem almamıza gerek kalmaz ve ayrıca ekonomiden de tasarruf ederiz” ifadelerini kulland

NÜFUSUN YÜZDE 40’I ALÜVYON ÜZERİNDE”
Kuruçay, sözlerinin devamında şunları kaydetti: “Kahramanmaraş bu zamana kadar yani yıllardan bu yana hazırlanan deprem bölgesi haritasına göre hep birinci derece deprem bölgesi olmuştur. Biz deprem bölgelerinde değerlendirme yaparken zeminlerin özelliklerine göre de değerlendiririz. Yani bu da bir kriterdir. Önceden en büyük yer ivmesinin yanında bunların birde zemin, kaya veya da daha başka türlü metamorfik kayalar, graben sistemi, deniz altı fayları bunlarla alakalı kriterler de var. Kahramanmaraş neden birinci derece deprem bölgesindeydi? Türkiye’nin en büyük 2 fayından biri olan Doğu Anadolu Fayı Kızıldeniz’den gelir Türkoğlu’nda Osmaniye Ceyhan tarafından gelen fayla birleşir, doğuya doğru devam eder. Doğu Anadolu Fayı Kahramanmaraş’ın bir gerçeği. Geçen yıllarda Samsat’ta 4.6 şiddeti civarında bir deprem olmuştu. O deprem olurken ben oturduğum yerde binanın kapılarının sallandığını gördüm ve herkes dışarıya kaçtı. 4.6 şiddetinde 135 kilometre uzaklıktaki bir depremden biz burada dışarı kaçtık. Yani 4-5 şiddeti civarındaki depremlerden buradaki insanlar evlerinde rahatsız oldular ise 10 kilometre kuş uçuşu mesafedeki Doğu Anadolu Fayına yakın olan bir ilin üstelik nüfusunun yüzde 40’nın alüvyon üzerine oturduğu bir şehirde bir deprem olması çok büyük bir sorun oluşturur. Bizim Bahçelievler Bölgemiz, stadyum çevremiz, Doğukent’e doğru alüvyon üzerine inşa edilen yerleşim yerlerimiz var. Bu şehrin yerleşim yerlerindeki değerler bellidir.”

DEPREM İNSANI ÖLDÜRMÜYOR, İNSANI ÖLDÜREN…”
Depremin öldürmediğini, insanı binayı çürük yapan kişilerin öldürdüğünü dile getiren Kuruçay, “Kişi deprem bölgesine 12 katlı bina yapacağına, 3 katlı yapsa o bina farklı oturmalardan dolayı kırılmasa, yıkılmasa insanlar ölmeyecek” diye konuştu. Kuruçay, “Marmara depremlerinde 7.4 şiddetindeki depremin arazi üzerinde hiçbir etkisi yok. Sadece o dalgalanmanın etkisi ile yer biraz yarılmış. Deprem öldürmüyor, depremin olduğu yere yanlış bina inşa eden adamlar öldürüyor. Kişi deprem bölgesine 12 katlı bina yapacağına, 3 katlı yapsa o bina farklı oturmalardan dolayı kırılmasa, yıkılmasa insanlar ölmeyecek. Kişi yanlış yere yanlış bina yaparsa ne olur? İnsanı öldürürsün ve katil olursun? İllaki silahla adam öldürerek katil olunmaz. İnsanın ölümüne neden olmakta katilliktir. Bizim için düstur şudur; sağlam zemine sağlam bina. Eğer bunu yaparsanız her şeyi çözüyorsunuz. Sağlam zemine sağlam binalar yaptığınızda ne insanları öldürüyorsunuz ne de almanız gereken önlemleri yapmıyoruz ve ekonomiden tasarruf ediyorsunuz” şeklinde konuştu.

ÇALIŞMAYI DETAYLANDIRMANIZ LAZIM”
Yapılan deprem haritasının daha da detaylandırılması gerektiğini söyleyen Kuruçay, sözlerini şu şekilde sürdürdü: “1999 depreminden sonra Kahramanmaraş’ta ben 10 kez depremle ilgili konferans düzenledim. Bu konferanslarda da hiçbir bilim adamı Maraş birinci derecede deprem bölgesinde değildir demedi. Demesi mümkün değil. Çünkü yer belli, zemin belli, Doğu Anadolu Fayının geçtiği yer belli. Eski deprem haritası bu verilere göre hazırlanmıştır. Şimdi AFAD’ın hazırladığı bu yeni deprem haritası mutlaka bilimsel bir kurul tarafından araştırılmıştır. Ancak yanlış olur mu olmaz mı onu bilmiyorum. Haritada benim dikkatimi çeken şu; Kahramanmaraş yeni haritada 2’nci ve 3’üncü derece deprem bölgesi gibi gözüküyor. Ama Doğu Anadolu Fayı burada duruyor, onun yeri değişmedi. Eğer siz buna rağmen bir çalışma yaptıysanız çok çok daha detaylandırmış olmanız gerekir.”

TÜRKİYE YILDA 2,5 SANTİM BATIYA KAYIYOR”
Tüm bilim adamlarının yaklaşık 400 yıldan beri kırılmayan Doğu Anadolu Fayı üzerinde bir sismik boşluk olduğunu söylediğini aktaran Kuruçay, “Yani hangi üniversiteye giderseniz gidin Doğu Anadolu Fayının Gölbaşı ile Türkoğlu arasındaki yaklaşık 100 kilometrelik uzunluktaki bir fay kırılmadı. Kırılmayan, tehlike arz eden sismik olarak sıkışmış, gerilmiş bir yay. Arap Levhası Anadolu Levhasını Kuzey’e doğru itiyor. Arap Levhası Güney’den Kuzey’e doğru itiyor. Anadolu levhası Kuzey’e gidemediği için karşısına Avrasya Levhası çıkıyor. O levhayı itemediği için ne yapıyor? Batıya doğru kaçıyor. Türkiye yılda 2,5 santim civarında batıya doğru kayar. Neden? Arap Levhası sürekli sıkıştırıyor. Dolayısıyla 100 kilometre uzunluktaki bir fayın kırıldığı zaman 7 ila 7,5 arasında bir etkisinin olacağı öngörülüyor. Şu anda bile Arap Levhası Anadolu levhasını kuzeye doğru itiyor” dedi.

ALP-HİMALAYA KUŞAĞINDAYIZ”
Türkiye’nin Alp-Himalaya deprem kuşağında yer aldığının bilgisini veren Kuruçay, dünyanın değişik levhalardan oluştuğuna dikkat çekti. Kuruçay, “Zamanında dünya tamamen bir kara parçası halinde iken ayrılmış, kırılmış, çökmüş, çöken yerler deniz olmuş ve dünya levhalara bölünmüştür. Bu levhalarda magmalar üzerinde yüzüyor. Görsel olarak birini itiyor, diğerini de arkadan itiyor. Biri yaklaşıyor, diğeri uzaklaşıyor. Bu sistemle dünyadaki tüm kıtalar hareket halinde. Depremleri oluşturan zaten bu sıkışmalar. Kıtaların birbirini sıkıştırmasından dolayı depremler oluyor. Dikkat edin Kuzey ve Güney Amerika’nın altındaki dağlar sıradağlardır ve orada bir deprem bölgesi vardır. Dünyada 2 büyük deprem bölgesi var; biri Büyük Okyanus kuşağı ikincisi ise Alp Himalaya Kuşağı. Yani Japonya’dan Çin’in güneyinden Himalaya Dağlarından gelip Türkiye üzerinden Batıya doğru giden bir Alp Himalaya kuşağı var. Biz Alp-Himalaya kuşağındayız” ifadelerini kullandı.

SAĞLAM ZEMİNE, SAĞLAM BİNA”
“Sağlam zemine, sağlam bina” sözlerini sıklıkla yineleyen Kuruçay, şunları dedi: “Fayın yeri değişmez. Fayın yerini değiştiremezsiniz. Kıtalar oluşurken levhalar birbirini sıkıştırırken, iterken oluşmuş bir şey. Bunu değiştirmeye gücünüz yetmez. Deprem bölgesi olduğumuzu şöyle değerlendirmeliyiz; Doğu Anadolu Fayı 10 kilometre kuş uçuşu mesafeden geçiyor. 4.6 şiddetindeki depremden sokaklara kaçıyorsak 10 kilometre yakınımda olan 6 şiddetindeki depremden herhalde çoğu yıkılır. Biz bu tehlikeyi anlamalıyız. Sağlam zemine sağlam bina yaparsanız, 3 katlı bir bina yapmanız gereken yere 12 katlı yapmazsanız hiçbir şey olmaz. Yerel yöneticilerin veya depremle ilgilenen uzmanların bilimsel olarak konuşmak isteyenlerin yapması gereken şey şu; biz sağlam zemine sağlam bina yaparsak insanları öldürmezsek hiçbir önlem almamıza gerek yok. Çünkü yıkılmayacağı belli.”

ÇÜRÜK BİNA ADAM ÖLDÜRÜR”
Çürük binanın adam öldüreceğini ifade eden Kuruçay, son olarak sözlerine şunları ekledi: “15 Temmuz Millet Bahçesi yaptık. Binalar kayıyor diye biz oradaki binaları yıktık. Güzelce park yaptık. Ama o parkın 50 metre altına 12 katlı bina ruhsatı verdik. Şimdi orada Gayberli kaynağı var. Şimdi onun çevresinde bir sürü binalar yapılacak. Siz şimdi o zaman bu deprem bölgesi haritalarını düzenlerken imar planları yaparken bunları dikkate almazsanız sadece insanların küçük arsadan büyük paralar kazanmalarıyla ilgili genelge hazırlarsanız kimsede kontrol etmezse Allah huzurunda bunun hesabını verirsiniz. Deprem adam öldürmez. Binada adam öldürmez. Çürük bina adam öldürür.”

HABER: EMRE AKKIŞ

Güncelleme Tarihi: 30 Mart 2018, 08:33
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER