banner117

BARO’DAN ‘KADINLAR GÜNÜ’ FARKINDALIĞI

Kahramanmaraş Barosu tarafından 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla basın açıklaması yapıldı. Yapılan açıklamada kadının toplumdaki yeri ve önemine vurgu yapıldı.

BARO’DAN ‘KADINLAR GÜNÜ’ FARKINDALIĞI

Baro binası önünde yapılan açıklamaya Baro Başkanı Av. Vahit Bağcı ile baro üyeleri katıldı. Topluluk adına açıklama yapan Kahramanmaraş Barosu Kadın Hakları Komisyon Sözcüsü Av. Emine Nalçacı, “Kadınlar evde oturmaya, çocuk bakmaya mahkum edildikçe, ülkemiz adeta tek kanatla uçmaya çalışan bir kuş gibi çırpınmaktadır” dedi. Kadınların dışlanmasının ve ötekileştirilmesinin bir toplum sorunu, aynı zamanda da insanlık ayıbı olduğunu söyleyen Nalçacı, toplumun her kesiminde kadın haklarının içselleştirilmesi gerektiğine dikkat çekti. Türk kadınının atasına çok şey borçlu olduğunu ifade eden Nalçacı, “Kadın ve erkeğin eşit temsil edildiği, iş hayatında istihdamın eşit sağlandığı bir Türkiye'de bizleri çok daha aydınlık günler beklemektedir” ifadelerini kullandı.

TÜRK KADINI ATASINA ÇOK ŞEY BORÇLUDUR”

Nalçacı, konuşmasının devamında şu ifadelere yer verdi: “8 Mart 1857; New York’ta yaklaşık 40 bin dokuma işçisinin, yoğun fazla mesai, düşük ücret, iş şartlarının iyileştirilmesi konularında grev neticesinde 129 kadın işçinin fabrika binasında yanarak hayatını kaybettiği, kadınların hakları uğruna can verdiği gündür. Kadın hakları mücadelesinde simge tarih olarak kabul edilmiştir. Günümüze dek geçen zamanda Kadın hakları alanında çalışmalar yapılmış, adımlar atılmış; ancak yüz elli yılı aşkın bir zaman geçmesine rağmen kadın toplumun her kesiminde ve iş hayatında rahata-huzura kavuşamamıştır. Kadın-erkek eşitsizliği, kadının iş hayatında ötekileştirilmesi, toplumsal cinsiyetin kadına biçtiği roller, kadın bedeni üzerindeki mülkiyet algısı, çocuk yaşta yapılan evlilikler, cinayetler, tecavüz ve tacizler yıllardır süregelen sorunlardır. Küresel Eşitsizlik Raporları incelendiğinde, Ülkemize yakışmayan verilerin; tamamen ataerkil yapıyla açıklanması, bir geçiştirmeden ve hatta tarihimize yapılan büyük bir saygısızlıktan ibarettir. "Kadınlar size Allah'ın Emanetidir." düsturunu benimsemiş bir ümmet; kadını ikincileştiren, bir eşya gibi gören, tecavüz eden ve öldüren adamlardan ibaret değildir. Birçok Avrupa ülkesinden önce, seçme ve seçilme hakkını kadına tanıyan Mustafa Kemal Atatürk gibi, kadını baş tacı yapan örneklerle doludur, Türk kadını Atasına çok şey borçludur.”

YARGILAMANIN HER SAFHASINDA KADIN DAHA ÇOK İNCİTİLMEKTEDİR”

Yargılanmanın her safhasında kadının daha çok incitildiğini belirten Nalçacı, kadın cinayetlerinde son 10 yılda yüzde 2 bin artış olduğunu kaydetti. Nalçacı, “Şöyle ki; var olmak için yok olmayı göze alan Maraşlı’nın bağımsızlık savaşını ateşleyen, şehrin kadınına dokunan yabancı, zorba bir eldir. 1919 yılı Ekim’inde, Ermeni ve Fransız askerlerle sürtüşmeler sürekli yaşanmasına rağmen; bardağı taşıran son damla, Maraşlı kadına uzanan eller olmuştur, Sütçü İmam işgal kuvvetlerine karşı, kadını korumak için, silaha sarılmış; ilk kurşunu, kadını korumak için sıkmıştır. Tüm dünyanın konuştuğu Maraşlı’nın bağımsızlık savaşı; zorba ellerle bir kadın yere düşürüldü diye başlamıştır. Görüldüğü üzere; Türk Kadını, Atasına çok şey borçludur. Bozulan toplum yapısı, kaybolan değerler neticesinde; kadın taciz edilir, tecavüze uğrar, öldürülür olmuş, oranlar gün be gün artmış, kadın cinayetlerinde son on yılda yüzde 2 bin artış olmuştur. Ne yazık ki saniklara iyi hal indirimi, haksız tahrik indirimi uygulanmakta, yargılamanın her safhasında kadın daha çok incitilmektedir. Cezadan indirim kapsamlı incelenmeli, her olayda her şartta uygulanmamalıdır” şeklinde konuştu.

KADINLAR EVDE OTURMAYA, ÇOCUK BAKMAYA MAHKUM EDILDIKÇE…”

Nalçacı, son olarak sözlerine şunları ekledi: “Kadınlar evde oturmaya, çocuk bakmaya mahkum edildikçe, ülkemiz adeta tek kanatla uçmaya çalışan bir kuş gibi çırpınmaktadır. Kadınların dışlanması, ötekileştirilmesi; bir toplum sorunu, aynı zamanda, insanlık ayıbıdır. Tarihimizde Senem Ayşe, Nene Hatun, Halide Edip Adıvar, Sabiha Gökçen ve nice kadın neler başarabildiklerini tüm dünyaya göstermişlerdir. Kadına, kadın haklarına farklı-ayrı bir husus gibi yaklaşmak yerine, toplumun her kesiminde kadın haklarının içselleştirilmesi gerekmektedir. Kadın ve erkeğin eşit temsil edildiği, iş hayatında istihdamın eşit sağlandığı bir Türkiye'de bizleri çok daha aydınlık günler beklemektedir. Dayanışmanın gücümüze güç kattığı inancıyla, kadın haklarının insan hakkı olduğu bilinciyle, mücadelemizde toplumun her bir ferdini yanımızda görmek dileğiyle, çalışmalarımıza; yılmadan-yorulmadan, gücümüze güç katarak devam edeceğimizi Kahramanmaraş Barosu olarak, kamuoyuna saygıyla duyururuz.”

Haber: Emre AKKIŞ

Güncelleme Tarihi: 08 Mart 2018, 16:12
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner145

banner144