Bahar Alerjisi kâbusunuz olmasın

Bahar Alerjisi kâbusunuz olmasın

Kahramanmaraş Özel Sular Vatan Hastanesi’nde Uzm. Dr. Ali Telbisoğlu, geçmeyen öksürük ve hapşurmaların bahar nezlesi olabileceğini söyledi.

Dünyada nüfusun yüzde 40’ını etkileyen bahar alerjilerinin ülkemizde görülme sıklığı yetişkinlerde yüzde 30’lardayken çocuklarda yüzde 37’lere kadar ulaştığını söyleyen uzmanlar, bu rahatsızlığın Türkiye'de 4 kişiden birini tehdit ettiğinin altını çizdi. Manşet Gazetesi’ne özel açıklamalarda bulunan Kahramanmaraş Özel Sular Vatan Hastanesi Uzm. Dr. Ali Telbisoğlu, bahar alerjisinin ihmal edilmemesi gereken bir sağlık sorunu olduğunu belirtti. Bahar aylarında alerji şikâyetleri olan kişilerin mutlaka bir uzmana danışmaları gerektiğini söyleyen Telbisoğlu, aksi takdirde alerjilerin burun içerisinde polip gelişimi ve astım gibi önemli sağlık sorunlarına yol açabileceğine söyledi. Telbisoğlu, konuşmasına şöyle devam etti: “Bahar alerjisi mevsimsel geçişlerde özellikle ilkbahar aylarında dışardan gelen alerjenler dediğimiz polenlere karşı alerjik bünyesi ve alerjik yapısı müsait olan insanların gösterdiği reaksiyondur. Kendisini burun akıntısı, göz yaşarması, öksürük ve balgam şikâyetleriyle gösterir. Bazen de yüzde kızarıklar, saçlarda kepeklenme, göz çevresinde kaşınma ve kızarıklık gibi kendisini de gösterir.”

‘DİKKAT EDİLMEZSE ASTIMA DÖNÜŞEBİLİR’

Bahar alerjisine yol açan faktörlerin ikiye ayrıldığını söyleyen Telbisoğlu, “Birincisi içeriden gelen intrinsik faktörler dediğimiz iç uyaranlardır. Buda kişinin alerjik potansiyelinin yüksek olması ve strese bağlıdır. İkincisi ise dışarıdan gelen dış uyaranlar ve bunların başında polenler gelir. Polenler çiçek açma zamanında salınırlar. Mart ayı başlarından Haziran sonuna kadar devam eder. Her polen farklı zaman diliminde salınabilir. Bahar alerjisi ve polen alerjisi testi dermatoloji kliniği bulunan hastanelerde önceden tespit edilebilir. Alerji şikâyetleri olan hastaların alerjisinin önceden tespit edilip, varsa alerjisi hastaların tedavinin ilk aşaması olarak bu alerjenlerden sakınmalarını öneriyoruz. Gerekli durumlarda da ilaç veriyoruz. Alerji şikâyetleri eğer tedavi edilmezse astıma kadar zemin hazırlayabilir” şeklinde konuştu.

‘ALERJİSİ OLAN HASTALARIN KORUNMASI GEREKİYOR’

Polen alerjisine karşı aşıların uzun yıllardan beri yapıldığını fakat her insanda etki göstermediğini söyleyen Telbisoğlu konuşmasına şöyle devam etti: “Aşının etkinliği kişiden kişiye değişkenlik gösterebilir. Uzun bir aşılama sürecinden sonra da aşı bazen beklenen tedavi edici etkiyi göstermeyebilir. Yapılan bir araştırmaya göre 5 yıllık bir aşı tedavisinden sonra aşıların tedavi edici etkinlik oranı yüzde 65 civarında tespit edilmiştir. Yani bu tedavi sürecinden sonra hastaların yüzde 35 inde şikâyetler geri dönmektedir. Biz buna Desensibilizasyon diyoruz. Desensibilizasyon alerjiye karşı duyarsızlaştırma anlamına gelir. Tüm bu sebeplerden dolayı biz bahar alerjisi olan hastalara polen zamanı verilen tıbbi tedavinin yanında mutlaka polenlerden fiziki olarak korunmalarını öneriyoruz. Polenler özellikle sabah 11’e kadar salınırlar. Polen alerjisi olan hastaların o saatlerde mümkün olduğunca kapalı ortamlarda bulunmaları gerekir. Araçlarında polen filtresi bulundurmaları gerekir. 11’den önce pencerelerini açmamaları lazım veya mecbur kalmadıkları sürece dışarı çıkmamalıdırlar. Çünkü gerekli tedavisi yapılmayan ciddi bir polen alerjisi kişide akut alerjik şikâyetlere en basitinden nefes alamamaya kadar sebep olabilir.”

Haber: Meliha Şeyda Akçakale

 

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner98

banner103