banner117

BAHAR ALERJİSİ AŞISININ TAM ZAMANI!

Mevsim değişimiyle birlikte bu aylara özgü çeşitli hastalıklarda, özellikle saman nezlesi olarak da bilinen bahar alerjisinde belirgin bir artış görünüyor. Türkiye’deki her 4 kişiden birinin alerjik bir hastalığa sahip olduğunun açıklanması sonrası, uzmanlar insanların hayatlarını kabusa çeviren bahar alerjisinden korunma yollarından en önemlisi olan aşının 10 ve 11’inci aylarda yapılmasını öneriyor.

BAHAR ALERJİSİ AŞISININ TAM ZAMANI!

Sonbahar ayları olan Eylül, Ekim ve Kasım’da havaların soğuması sonrası ağaçlardaki polenlerin havaya yayılmasıyla birlikte burun kaşınması, hapşırma, nezle, burun tıkanması, burun akıntısı, gözlerde sulanma, kaşınma, sık öksürük, nefes sıkışması gibi alerjik nezle, göz alerjisi ve astım hastalığında büyük bir artış görülüyor. Bahar ayları aslında polenlere alerjimizin olup olmadığını anlamamıza yarayacak bir test gibidir. Polenler, nefes yoluyla solunum yollarımıza yerleşir. Buna ek olarak cilt, saç ve gözlere yerleşen polenler, bir çokları için bir sorun oluşturmaz. Alerjik olan bir kişide bağışıklık sistemi harekete geçer ve burunda, gözlerde ve bronşlarda iltihaplanma tepkisi görülür. Vücut, polendeki proteinlere tepki gösterir ve rahatsızlığa, hapşırmaya, burun akıntısına, gözlerde kaşıntıya neden olan, histamin ve diğer iltihap yaratan maddeler salgılamaya başlar. Birçok insanın hayatını kabusa çeviren bahar alerjisinin belirtilerini, korunma yollarını, nelere dikkat edilmesi gerektiğini siz okuyucularımız için derledik. Uzmanlar özellikle bahar alerjisine hap ve iğne yoluyla bağışıklığın kazandırılabileceğini dile getirirken, aşı uygulamasının son baharın başlangıcından 5. Aya kadar yapılmasını öneriyor.

“VÜCUDUN EKSİKLİK NEDENİYLE VERDİĞİ TEPKİDİR: BAHAR ALERJİSİ”

Bahar alerjisinin diğer alerji çeşitlerinden farklı olduğunu dile getiren uzmanlar, “Saman nezlesi veya bahar alerjisi adıyla bilinen bu hastalık bir çeşit alerjidir. Vücudun polenlere karşı gösterdiği bir alerji çeşididir genellikle. Şimdi bu her insanda olmaz ve bu hastalığın mevcut olduğu insanların da genellikle vücutlarında bir eksiklik var ki bu alerjiler tepki gösteriyor immünolojik sistemimize. Bu tabi ki her insan da olmaz, bahar nezlesi diğer normal alerjilerden farkı nedir? Bu alerji türü bir vücudun yaptığı bir şeydir, ikincisi ise genetik olmasıdır. Yani ailede varsa herhangi çeşit bir alerji, burunda hapşırma, solunum enfeksiyonlarının tekrarlanması, astım hastalığı, göz alerjisi, alerji konjonktivit, burun alerjisi olarak bilinen alerjik rinit ve bir de deri üzerinde çıkan belirtiler vardır, kızarıklık şeklinde. Bu kombinasyon farklı insanlarda farklı şekillerde olur. Yani sadece burun alerjisi vardır, ya deri alerjisi vardır veya kombinasyon hem burun hem astım gibi alerjiler oluyor. Bir kere bu alerji mesela atopik dermatit denilen cilde mahsus bir alerji vardır, diğerlerinden biraz farklıdır onun da böyle bir genetik alt yapısı var, bunun da genetik alt yapısı var. Saman nezlesi veya bahar nezlesi ilkbahar mevsiminde kışın sonuna doğru havada polen yüzdesi artınca özellikle tabi bitki örtüsüne bağlıdır. Her iklimin kendine mahsus bir bitki örtüsü vardır, bunlardan çıkan polenler alerji yapabiliyor. Bu farklılığı insanlar gösterir mesela Türkiye’nin güneyinde olan bitki örtüsü farklı olduğu için Akdeniz ikliminden burada olan alerji Karadeniz’de olmayabiliyor aynı şahısta. Veya orada olan alerji burada olmayabiliyor. Çünkü polenler farklıdır, bitki örtüsü farklıdır” ifadelerini kullandı.

“POLEN ALERJİSİ KÜÇÜK YAŞLARDAN İTİBAREN BAŞLAR”

Polen alerjisinin küçük yaşlardan itibaren başladığına dikkat çeken doktorlar, “Şikayetler genelde küçük yaştan itibaren başlar genetik olduğu için. Yani bir insanın hayatta hiç alerji olmayıp erişkin yaşta aniden alerji olması, polen alerjisi değildir. Polen alerjisi insanların çocukluk çağından başlar ve devam eder. Belirtileri nedir? Bu mevsimlerde insanların burun tıkanıklığı, sık sık hapşırma, yatarken horlama, uyku rahatsızlığı, uyku sırasında burun tıkanması, burun akıntısı, bazen burun ve göz beraber akar su gibi, bazen de nefes darlığı ile birlikte deri döküntüleri de beraberinde gelebiliyor. Bu özelikle sıcaktan soğuğa geçmekle da burun akıntısı olur, oda başka bir tip vazomotor rinit dediğimiz burun akıntılarına sebep olur. Yani ev ortamı sıcaksa, soğuk bir ortama çıktığınız zaman burun akmaya başlar, ondan sonra da hapşırık olur. Oda yine farklı bir alerji tipidir” dedi.

“POLEN ALERJİSİ GENETİKTİR, TEDAVİSİ DE VARDIR”

Bahar alerjisinin basit ve tedavisi olan bir hastalık olduğuna değinen uzmanlar, “Şimdi ailede ve yakınlarında kesinlikle aynı şikayetten müptela olan insanlar vardır, ya aynı aileden olabilir anne baba ya da akrabalardan olabilir benzer bir durum genetik olduğu için. Çünkü bağışıklık sistemini etkilediği için bağışıklık sistemi de genelde genetiktir. Mesela siz babanızın veya anne tarafınızın bazı yönleriyle aynı olursunuz. Peki aynı ailede ille de çıkacak mı? Hayır. Belki de babada vardır ama çocukta çıkmayabilir.  Bu riskli yada kronik hastalıklardan değil ki insanlar korksun. Çünkü bazı genetik hastalıklar mesela kalp hastalıkları, şiddetli astımlar genelde genetik oluyor. Bu gibi durumlarda akraba evliliği olmamalı mesela, şiddetli kanama hastalıkları var mesela genetik olan evlilik meselesi var onda yine taşıyıcılarla evlenirseniz aynı hastalık geçebiliyor. Ama alerjiler basit bir hastalıktır ve genelde de tedavisi vardır” şeklinde konuştu.

“AŞI TEDAVİSİ YAPILABİLİYOR”

Polen alerjisinin diğer alerjilerden farklı olduğunu ve diğer aşılara göre aşı tedavisinin yapılabildiğinin altını çizen uzmanlar, “Bunlara karşı aşı mevcuttur tedavi sürecinde. Yani normal alerjiler dediğimiz örneğin temas alerjileri, suyla sabunla temas halinde veya aldığınız ilaçla oluşan alerji farklı bir durumdur. Bunlarda kesinlikle aşı yoktur ama özellikle saman nezlesi için polenlere karşı olduğu için özel aşıları vardır. Aşılama sistemi nedir, allerjenler yani o alerjiyi yapan polenlerin laboratuvarlarda sulandırılarak çok cüzi ve zayıf bir etkiye getirilmiştir ve bunu doz doz yavaş yavaş vücuda verilirse vücut ona alışır ve bağışıklık kazanır ondan sonra bu durumu atar. Türkiye’de de mevcuttur bu ilaç ama bu aşıyı önermeden önce kişiye bir alerji testi yapıyoruz. Özellikle de bu polen alerjilerine, polen alerjileri ne olur mesela otlara karşı, o bölgede bulanan bitki örtüsünden uçuşan polenlerdir, bitkinin parçaları hava ve tozla karışıp memlekete dağılınca insanlar da alıyor. Bazı gıdalar karşı ki özellikle bahar mevsiminde bazı çiçekler bazı meyve araçları mesela zeytin diyelim bunlara karşı yine de aşılar vardır. Hayvan tüyü denilen tozlara karşı da aşılar vardır. Aşılar şuan da Türkiye’ye, özellikle Almanya’dan ithal olarak geliyor. Aşı sistemi de ya hap şeklindedir ya da iğne şeklindedir. O da dediğimiz o polenleri zayıf ve düşük dozlarda hastaya veriyoruz. Dil altı haplar vardır ortalama altı ay kullanılır. Son baharın başından kışın sonuna kadar yani 10. aydan 5. aya kadar kullanılır. Bu aylarda polenlerin havada çok fazla uçuştuğu bir dönemdir, bu dönemde önerilir. İkinci çeşit aşıysa iğne şeklindedir, deri altından haftada bir kez yapılır. Özel dozları vardır oda altı aylık bir süreyle oluyor” ifadelerini kullanıyor.

“AŞI TEDAVİSİYLE BÜYÜK ORANDA AZALMA GÖRÜLÜYOR”

Aşı tedavisinin ardından hastalığın yüzde 80 oranında azaldığını da vurgulayan uzmanlar, “Şimdi bu aşılardan sonra ne oluyor derseniz, hastanın bazı şikayetleri, hastalığın belirtileri önemli derecede azalıyor. Yani hastalar yüzde 80 ve yüzde 90 gibi bir oranla iyileşme sağlıyoruz ve bu alerjiler hemen hemen ortadan kalkıyor. Bir kısım hastalarda da düşük seviyede bir sonuç alıyoruz yüzde 50 yada yüzde 60 civarında. Ama yine de bir sonuç alınıyor” diyor.

“İŞ VE OKUL HAYATINI OLUMSUZ ETKİLEMESİN!”

Sürekli burun akıntısı ve hapşırma nedeniyle çocukların ya da yetişkinlerin iş ve okul hayatını önemli derecede olumsuz etkilediğini belirten uzmanlar, özellikle kış ayları öncesinde önlem alınması gerektiğine dikkat çekerken, “İnsanı en çok rahatsız eden alerjilerde sürükle burun akıntısı, burun tıkanması gibi rahatsızlıklar meydana geliyor. Bu hastalığın görüldüğü insanlar toplumda, dışarıda her yerde, her zaman burnu akar, hapşırır, gözleri kaşınır yada farklı tepkiler verir. Genelde belirtiler küçük yaştan başlar derken, ortalama çocukların 5-6 yaşlarında okula gitmeden önceki dönemde başlar ve gittikçe de artar. Genelde çok küçük çocuklara biz bu alerji testlerini yapmıyoruz çünkü ciddi bir sonuç vermez. Sebebi de bağışıklık sisteminin henüz tam gelişmemesidir. Çocuk büyüdükçe eğer devam ederse testler yapılır, bağışıklık kazandırılması noktasında aşılar önerilir. Bu sürede ne yapılır, alerji ilaçları vardır şurup ve hap şeklinde uzun süreli uzun vadeli veriyoruz hastalara ve oda bir nebze onları rahatlatıyor. Burun akıntılarını, burun tıkanıklıklarını, göz kaşıntılarını azaltıyor” bilgilerini veriyor.

(Haber: Ahmet Güneçıkan)

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER

banner205