banner117

AYCAN, ÇEVRE KİRLİLİĞİNE DİKKAT ÇEKTİ!

Milliyetçi Hareket Partisi Kahramanmaraş Milletvekili Sefer Aycan, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde düzenlediği basın toplantısında Türkiye’nin ve Kahramanmaraş’ın çevre kirliliğine dikkat çekti.

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde basın toplantısı düzenleyen Milliyetçi Hareket Partisi Kahramanmaraş Milletvekili Sefer Aycan, Türkiye’nin ve Kahramanmaraş’ın çevre kirliliğine dair önemli açıklamalarda bulundu. Aycan’ın yaptığı açıklamalar şu şekilde; “İnsanın dışındaki, etrafındaki her şey, insanın çevresini oluşturur. Çevre; fiziksel, biyolojik, kimyasal, sosyal çevre diye ayrılabilir. İnsan sağlığı çevrenin etkisi altındadır. İnsan sağlığının düzeyini genetik yapısı ve çevresi belirler. Çevre insan hastalıklarının %90’nın sebebidir. Bu nedenle çevreyi kontrol etmeden insan sağlığını koruyamaz ve geliştiremeyiz. Çevre insan sağlığını doğrudan etkilemektedir. Kirlenen çevre daha çok etkilemektedir. Dünyamızın gittikçe daha çok kirlendiği bir gerçektir. Yaşlanan dünya, artan nüfus, kontrolsüz sanayileşme, bilinçsiz davranışlar kirlenmeyi arttırmaktadır. Bu da insan için çevresel riskin artması demektir. Türkiye’nin durumu çevre kirliliği açısından iyi değildir. Hatta sorumsuz, yanlış ve kasıtlı davranışlarla çevresel risk daha da artmaktadır. Birleşmiş Milletler Genel Kurulunda “Dünyada İklim Değişikliği” nin konuşulduğu bu günlerde küresel ısınmaya dikkat çekmek istiyorum. İklim değişikliği yaşanan bir gerçektir. İklim değişikliğinin en önemli nedeni hava kirliliğidir. Hava kirliliği; küresel ısınmaya ve iklim değişikliğine neden olmaktadır. Hava kirliliğinin en önemli nedenlerinden biri sanayi kuruluşlarıdır. Sanayi kuruluşlarından ve termik santral bacalarından atmosfere yayılan gazlar hava kirliliğinin en önemli nedenlerindendir. Bugün daha çok sanayi kuruluşlarından kaynaklanan çevresel tehlikeden ve özelde de Kahramanmaraş’taki çevresel risklerden söz etmek istiyorum.
 

A-Türkiye’de Sanayi Kuruluşlarına Bağlı Kirlenme

Türkiye’nin sanayileşmesine karşı değiliz. Bir Türk Milliyetçisi olarak, ülkemizin sanayileşmesini, büyümesini istiyoruz. Güçlü bir Türkiye siyasi hedefimiz. Fakat, insanımızın sağlıklı ve mutlu yaşaması da esas amacımızdır. Bu yüzden de önce sağlık diyoruz. Sanayileşelim ama çevreye, dolayısıyla insanımıza zarar vermeyelim. Sanayimiz artsın, büyüsün. Fakat, sanayi kuruluşları çevreye duyarlı olsun,çevreyi kirletmemek için her türlü önlemi alsın istiyoruz. Atıklarını olabileceği kadar arıtsın, bacalarında en son teknoloji filtreler olsun istiyoruz.

Sanayi kuruluşlarımızın çevreye kirletmesine neden olan uygulamadaki yanlışlar:

a) Sanayi bölgesi dışında sanayi kuruluşlarının kurulması,

b) Sanayi bölgesi içinde ve dışında sanayi kuruluşlarının çalışmayan veya etkin olmayan arıtma tesisleri ve atık suları,

c) Filtresiz bacalar veya etkin olmayan filtrelere bağlı emisyon, buna bağlı; hava, su ve toprak kirliliği,

ç)ÇED (Çevresel Etki Değerlendirmesi) uygulaması göstermelik kalmış ve uygulama beklenen faydayı sağlamamıştır. “ÇED gereksiz” veya “ ÇED olumlu” raporları kolay verilmektedir.

d)ÇED de belirtilen kriterlere uygun olmayarak yapılan tesislere onay verilmesi ve yaptırım uygulanmaması,

e)Ruhsat aldıktan sonra sanayi kuruluşları yeteri kadar denetlenmemekte, çalışırken atık su arıtma tesislerinin ve baca filtrelerinin bazen çalıştırılmaması nedeniyle çevre kirliliği artmaktadır.

f)Çevre Kanunun ceza ve yaptırım kısımlarının tam olarak uygulanmaması, sanayiciye ve çevreyi kirleten diğer kişilere gereken cezaların verilmemesi,

g)Arıtma tesislerinin ve filtrelerin yenilenmemesi, eski teknolojilerle çalışmaya devam edilmesi başlıca yaşanan sorunlardır.

B- Kahramanmaraş’ta Durum

Kahramanmaraş’ta sanayi ile ilgili üç sorundan bahsedeceğim.


 

1-Aksu Çayı ve Ceyhan Nehrinin Kirliliği

Aksu Çayı şehir merkezinin içinden geçmektedir. Özellikle Kahramanmaraş sanayisinin atıkları bu çaya zarar vermektedir. Sanayi kuruluşları atık sularını bazen arıtarak, bazen arıtma tesislerini çalıştırmadan, bazı sanayi kuruluşları ise atıklarını doğrudan Aksu Çayına vermektedir. Bu nedenle Aksu Çayında çok ciddi bir kimyasal kirlilik vardır. Rengi değişmekte, kokusu açık bir şekilde etrafta yaşayanları, akarsuyu, toprağı kirletmektedir. Bu sular en son Sır Barajı’nın göletini doldurmakta, buradaki canlılara da zarar vermektedir. Ceyhan Nehri ise; Elbistan’dan doğmaktadır. Elbistan kanalizasyon arıtması yetersizdir ve drenajı Ceyhan Nehrine olmaktadır. Ayrıca sanayi kuruluşlarıda Ceyhan Nehrini kirlenmektedir.


 

2-Afşin Elbistan Termik Santrali

Afşin Elbistan çok büyük bir linyit yatağına sahiptir. Kahramanmaraş’ta Termik santralin A ve B üniteleri vardır. Diğer taraftan hem kamu, hem de özel sektörün yeni termik santral yapma projeleri vardır. Mevcut haliyle özellikle A Ünitesi filtreleri eski teknolojidir. Bu nedenle çok ciddi bir çevre kirliliği yaratmaktadır. Bu bölge aynı zamanda yoğun bir yerleşim yeri ve çok önemli bir tarım bölgesidir. Linyit kömürünün yakılmasından sonra % 40 atık ortaya çıkmaktadır. Buda havaya ve toprağa karışmaktadır. İyi yanmayan kömür tozları ve gazları akciğer hastalıkları ve kanser vakalarının en önemli sebebidir. Hava kirliliği, oluşturduğu SMOG etkisiyle küresel ısınmanın ve iklim değişikliğinin en önemli nedenidir. Ayrıca hava kirliliğine bağlı olarak oluşan asit yağmurları; insana, bitkilere ve doğaya zarar vermektedir. Kahramanmaraş şuan havası en kirli 10 ilimizden biri.


 

3-Hurman Çayı’nın Yatağının Değiştirilmesi Projesi

Afşin Elbistan bölgesindeki kömür alanı, çok büyük bir alanı oluşturmaktadır. Hurman Çayı bu kömür alanın içinden geçmektedir. Hurman Çayına bağlı olarak bazı bölgelerde kömür alanın zeminin su içerisinde olduğu belirtilmektedir. Bugünlerde kömür daha rahat çıkarılsın diye Hurman Çayının yatağı değiştirilmek istenmektedir. Bu mevcut yataktan beslenen alanların, kuyuların, dolayısıyla tarımsal alanların olumsuz etkilenmesi demektir. Bu durum; kömür madeni ve termik santral için tarımın, çevrenin ve insanın feda edildiğinin göstergesi olarak kabul edilebilir. ÇED değerlendirilmesi yapılmadan proje aşamasına geldiği bilgisini almış durumdayız, bu durumdan dolay, tarımımız, çevremiz ve insanımız adına kaygılanıyoruz.”

Haber Merkezi

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER