Artık ‘Ne diyon muhtar’ yok, ‘Hoşgeldiniz muhtar bey’ var

Artık ‘Ne diyon muhtar’ yok, ‘Hoşgeldiniz muhtar bey’ var

Cumhurbaşkanlığı 11’inci Muhtarlar Toplantısına Kahramanmaraş’tan toplam 43 mahalle muhtarı katıldı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın önem verdiği toplantının ayrıntıları hakkında Bahçelievler Mahalle Muhtarı Sait Ahraz ile röportaj yaptık.

Cumhurbaşkanlığı sarayının bir vatandaş gözünde nasıl bir yer olduğu, orada yapılan toplantının öncesinde ve sonrasında neler yaşandığı ve neler konuşulduğu gibi merak edilen soruların cevabını son toplantıya katılan Dulkadiroğlu İlçesi’nin Bahçelievler Muhtarı gazetemize anlattı. Saraydaki lüks ve israf söylentilerine cevap verdi.  

Bahçelievler Mahalle Muhtarı Sait Ahraz’ı muhtarlık binasında ziyaret ettik. Ahraz’ın saray toplantısındaki gözlemlerine geçmeden önce muhtarlık bahçesinde yetiştirdiği çeşit çeşit bitkiler ve meyve ağaçlarının göz alıcı güzelliğinden söz etmeden geçemeyeceğiz. Emekli devlet memuru Muhtar Ahraz, mahallenin her bir yanını güzelleştirmek için gayretle, heyecanla çalıştığını söyledi. Mahallesini çok seven Ahraz’ı mahalleli de çok sevmiş, son dört muhtarlık seçimini de kendisi kazanmış. Misafirperverliğine hayran kaldığımız Ahraz Saray’da katıldığı toplantı hakkında sorduğumuz soruları samimi şekilde cevapladı.

Sarayı nasıl buldunuz, yolculuğunuz sırasında bir sorun yaşadınız mı?

İlk defa gittim Cumhurbaşkanlığı sarayına. Orada devasa ve lüks bir yapı göreceğimi düşünüyordum. Orada her görüşten her partiden muhtar arkadaşlarımız vardı. Onlarla beraber gezdik. Medyada baya bir dedikodusu geçen tuvalet ve lavaboları merak ediyordum. Saraya girer girmez lavaboya gittim baktım etrafa, musluklar altın mı, gümüş mü diye kontrol ettim fakat bizim evlerimizde kullanılan malzemelerin aynısıydı. Yadırganacak bir israf veya lüks göremedim. Cumhurbaşkanı’nın rahatından çok oraya gelen konukların rahatı düşünülmüş bence. Duymak ile görmek arasında fark var. Bir şeyi gözle görüp öyle değerlendirmek gerekiyormuş. Sarayın camisine girdik. Kim yaptırdı, kimin emeği geçtiyse o camide atasına ecdadına rahmet. Çok güzel olmuş, çok beğendik, halka da açık.

Büyükşehir Belediyemiz bize buradan Ankara’ya gidiş dönüş için bir otobüs tahsis etti. Ayrıca yolda ihtiyacımız olan iaşelerimiz de bol bol hazırlanmış. Rahat rahat gidip geldik. Başkanımız Fatih Mehmet Erkoç’a bunlar için teşekkür ediyorum. Kahramanmaraş’ımızı tanıtmak, öne çıkarmak amacıyla kalabalık gittik, ses getirdik. Ön sıralarda biz oturduk. Cumhurbaşkanımıza yakın oturduk. Muhtarlar derneği şube başkanımız başımızda olmak kaydıyla biz hep birlikte hareket ettik.

Sarayda yapılan muhtarlar toplantısın sizlere bir artısı oldu mu?

Cumhurbaşkanı’mızın biz muhtarlara değer verip yanına davet etmesi neticesinde bizim kamuda ve halkın gözünde saygınlığımız arttı. Evvelden bir muhtarı muhtar olarak bilmezlerdi. Bir kuruma vardığımızda ‘Ne diyon muhtar?’ vardı. Şimdi ‘Hoş geldiniz buyurun muhtar’ var. Bu iki hitap şekli arasında çok fark var. Muhtar vatandaşın seçtiği bir temsilci, saygı duyulması gerekiyor. Bizim yaptığımız iş bize verilen maaş karşılığı yapılan bir iş değildir. Bu gönül işidir.

Devletin en üst makamı, Cumhurbaşkanı tarafından muhatap alınmamız biz muhtarların halk nezdinde de saygınlığını artırdı. Vatandaşların bizlere bakışı, davranışları, hitapları çok değişti. Toplantıların bir başka önemli katkısı da şöyle oldu: Ben Malatya’daki, Yozgat’taki, Ağrı’daki meslektaşlarımı tanımıyordum. Sarayda tanıştığım birçok arkadaşım var, gittiğim her yerde kapılarını çalarım.  

Cumhurbaşkanı sizlere sarayda herhangi siyasi içerikli konuşma yaptı mı?

Yapmadı. Orada Türkiye’nin her köşesinden, her partiden, Sünni, Alevi, Kürt, Laz, Zaza olan birçok arkadaşımız vardı. Cumhurbaşkanı’nın konuşmalarını hepimiz alkışladık. Çünkü bize söylediği söz, ‘Tek millet, tek bayrak, tek vatan olalım, birlik olalım’ dedi. Bir de hepimize kağıt ve zarf dağıtıldı. İstek, şikayet ve görüşlerimizi kağıtlara yazdık sonra zarf içerisinde teslim ettik. Ayrıca Sayın Cumhurbaşkanımız; ‘ Bulunduğunuz mahallede herhangi bir konuda devlet kurumlarından isteklerinize cevap alamıyorsanız bu durumu e-devlet kapısı üzerinden Cumhurbaşkanlığına bildiriniz” dedi. Yardımcı olunacağı konusunda söz verdi. Biz buna çok sevindik.

Orada yaşadığınız bir anınızı bizimle paylaşır mısınız?

Pazarcıklı bir arkadaşımız artık bağrı yanmış bu terör olaylarından. Konuşurken ayağa kalktı bağırdı: ‘Yeter artık bu nedir? Ben kürdüm bu önümdeki de en yakın arkadaşım, O Türk’ diyerek arkadaşına yumrukla vurdu, samimi bir vurmaydı o. Ve işte ‘bizim paylaşamadığımız ne var? Bu terörden çektiğimiz nedir? Hep beraber bu olayların üstüne gidelim, bitirelim bu işi’ diye haykırdı. Arkadaşımızın bu konuşması çok büyük alkış aldı. Buna benzer birçok güzel anılarım da oldu.

Haber: Şenol Güneş

 

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER