banner117

‘Ekonomik gücün artması için inovasyon temelli büyümeye ihtiyaç var’

SYSTEAM Bilişim Yönetim Kurulu Başkanı Semih Bayraktar, “Şehrimizin ekonomik alanlarda gücünü artırabilmesi için inovasyon temelli büyümeye ihtiyaç olduğu bugün tartışmasız bir gerçektir. İnovasyon kapasitesini artırmak için ise hem STEM eğitimi ve iş gücü hem de genel olarak dijital beceriler büyük önem taşımaktadır” dedi.

‘Ekonomik gücün artması için  inovasyon temelli büyümeye ihtiyaç var’

Teknolojinin her geçen gün akıllara sığmayacak şekilde gelişmesiyle birlikte dijital dönüşüm kaçınılmaz hale gelirken, bu durum insanların, kurumların, işletmelerin işleyişinde değişikliğe yol açıyor. Günümüz dünyasının vazgeçilmezleri arasında hızlı bir yükselişte olan teknolojiyi hayatımızın birçok alanında görürken, özellikle mobil akıllı cihazları, bilgisayarları ve ulaşımda kullanılan yol yardımcı asistanları gibi birçok alanda kullanmaktayız. Teknolojinin gelişmesi ile birlikte insanların gündelik yaşantısı bile dijital bir ortama dönüşürken, bu dijital dönüşüm birçok konuda da avantaj sağlıyor. Teknoloji ve dijitalleşme dünyayı kasıp kavururken, bu dijital ortamların kullanımında ‘Kahramanmaraş halkı olarak ne kadar bilinçliyiz’ sorusunu SYSTEAM Bilişim Yönetim Kurulu Başkanı Semih Bayraktar gazetemize yanıtladı. Bayraktar, “Dijital dönüşüm, ülkemiz ve şehrimizde yeni iş alanları, yeni iş yapma biçimleri, eğitim alanları, değişen hayat tarzları, güvenlik sorunları gibi birçok bilinmez sorunları da beraberinde getirmektedir” dedi.

DİJİTAL DÖNÜŞÜM EKONOMİK OLARAK ÇOK ÖNEMLİ”

Dijital dönüşüm sürecinin birçok alanda değişikliğe yol açtığına dikkat çeken Bayraktar, “Dijital dönüşüm süreci özel sektörler, kurumlar ve bireylerin yaşantısında önemli bir rol oynamaktadır. Bu rol ekonomik, kültürel ve sosyolojik olarak etkilenmektedir. Dijital dönüşüm ekonomik olarak hem ülkemiz için hem de şehrimiz için muazzam fırsatları ortaya çıkmasını sağlayacaktır. Dijital dönüşümün oluşturacağı bu fırsatların, şehrimizin refah seviyesini yükseltecek ve birçok sektörün işleyişinde kolaylık sağlayacaktır. İş ve işgücü alanında firmaların dijital dönüşüme başlamaları durumunda personel sayısında daha az kullanımına ve daha çok iş yapma potansiyeline sahip olacaklardır” ifadelerini kullandı.

EKONOMİK SIÇRAMA İÇİN DİJİTAL DÖNÜŞÜM ŞART”

Dijitalleşme yolunda Kahramanmaraş geri kalmaması gerektiğinin altını çizen Bayraktar, sözlerine şu şekilde devam etti; “Dijital Dönüşüm ile gelen tüm bu tehdit ve fırsatlar; işletmeleri, kamu ve toplumun genelini; dolayısıyla politikaya yön verenleri de yakından ilgilendiriyor. Dijitalleşme yolunda Kahramanmaraş ülkemizde diğer şehirlerde geri kalmaması hatta öncü şehirlerarasında yer alması gerekmektedir. Kahramanmaraş’ın ekonomik anlamda sıçrama yapabilmesi için nüfusun her kesiminde dijital dönüşüm ile ilgili eğitici çalışmalar ve yatırımlar yapılması gerekmektedir. Şehrimizin ekonomik alanlarda gücünü artırabilmesi için inovasyon temelli büyümeye ihtiyaç olduğu bugün tartışmasız bir gerçektir. İnovasyon kapasitesini artırmak için ise hem STEM eğitimi ve iş gücü hem de genel olarak dijital beceriler büyük önem taşımaktadır.”

KAHRAMANMARAŞ BİLGİ VE İLEŞİTİŞİM KISITLANIYOR”

Kahramanmaraş’ta bilgi ve iletişim teknolojilerine olan yatırımın çok az olduğuna değinen Bayraktar, “Kahramanmaraş’ta özel sektör katma değeri, istihdamı ve yatırımları içerisinde bilgi ve iletişim teknolojilerinin payı çok düşüktür. Önümüzdeki 5 yıl içinde Kahramanmaraş’ta bilgi ve iletişim teknolojileri sektörünün gelişimini en çok kısıtlanan sektörler arasındadır. Diğer yandan Endüstri 4.0’ın iş gücü piyasası üzerindeki etkilerini tehditten fırsata dönüştürebilmek ancak dijital becerileri yüksek nitelikli iş gücüyle mümkündür. Dijital beceri geliştirmeye ve hızlı teknolojik değişimlere uyum sağlayacak hatta yön verecek iş gücüne yönelik bir plan yürürlüğe konmazsa mevcut iş gücü daha verimsiz ve daha az istihdam edilebilir olacaktır” şeklinde konuştu.

SİBER GÜVENLİKTE YETKİNLİĞİMİZ AVRUPA’NIN GERİSİNDE”

Sözlerinin devamında siber güvenliğin önemini anlatan Bayraktar, “İnternet çağı olarak tanımlayabileceğimiz bu dönemde, insanlar ellerinin altındaki cihazlar sayesinde dünya ile etkileşim halindedir. Günümüzde insanların bu amaçla kullandığı internete bağlı çalışan yaklaşık 20 milyar cihaz bulunmaktadır. Diğer yandan, hızlı dijitalleşme süreci sunduğu birçok fırsatın yanında, çok az kişinin anlayabileceği ya da öngörebileceği yeni ve ciddi siber tehditleri de beraberinde getirmektedir. Siber tehditler ile başa çıkabilmek amacıyla ülkelerin siber güvenlik alanındaki yetkinliklerini dijitalleşen dünyaya uygun hale getirmeleri oldukça önemlidir. Uluslararası Telekomünikasyon Birliği’nin (ITU) yaptığı Küresel Siber Güvenlik Endeksi çalışmasında Türkiye 43. sırada olup, siber güvenlik yetkinliği konusunda diğer Avrupa ülkelerinin gerisindedir. Diğer yandan Türkiye’de düzgün bir şekilde tanımlanmış dijital güvenlik politikasına sahip kurumların oranı %20 iken, Avrupa’da bu oran ortalama %30’dur. Siber yetkinliklerin Türkiye’de gelişmiş ekonomilerin gerisinde olmasına ek olarak, Türkiye’nin yaşanan siber olaylar/saldırıların odak noktasında olan ülkelerden biri olduğu söylenebilir. Trend Micro tarafından yayımlanan güvenlik raporuna göre, Türkiye Avrupa bölgesinde fidye yazılım saldırılarını en fazla yaşayan ülke olup, dünyada ise ABD ve Brezilya’dan sonra üçüncü sırada yer almaktadır” dedi.

GEREKLİ ADIMLAR ATILMAZSA...”

Siber güvenliğin neden önemli olduğunu açıklayan Bayraktar, sözlerini şu şekilde sürdürdü; “Internet çağında siber güvenlik neden önemli olduğunu 3 madde halinde açıklayabiliriz. Siber saldırılar, hem özel sektör hem de kamu sektöründe mali kayıpların yanında itibar kayıplarına da neden olabilir. Günümüzde hâlihazırda kullanılan veya gelecekte kullanılabilecek dijital platformlara olan güvenin azalması Türkiye ekonomisine önemli ölçüde zarar verebilir. Bu konuda gerekli adımlar atılmazsa, insanların güvenini kaybetme, ek maliyetlerle karşılaşma ve siber saldırılara müdahale edecek yeterli yetkinliğe sahip olamama gibi ciddi risklerle karşı karşıya kalınabilir.”

ALT YAPI GELİŞTİRİLMELİ, YÜKSEK HIZLI İNTERNET KULLANIMI ÖNEMLİ”

Altyapıların ve iletişim kanallarının artırılması noktasında yapılması gerekenleri anlatan Bayraktar, “Türkiye internet hızı açısından G20 ülkeleri arasında orta sıralarda yer alırken, 37 genişbant penetrasyon oranı ve genişbant internet yaygınlığı açısından ise OECD ülkelerinin gerisindedir. 38 Bu doğrultuda, Türkiye’de genişbantın geliştirilmesi için genişbant altyapılarının yaygınlaşmasına ve hizmetlerin kullanımının arttırılmasına ihtiyaç olduğu görülmektedir. Ülkemizde, sabit genişbant hizmetlerinde ağırlıklı olarak xDSL teknolojisi kullanılmaktadır. 2008 yılında 6 milyon civarında olan genişbant internet abonesi, 2017 yılı dördüncü çeyrek sonu itibarıyla 68,9 milyona yaklaşmıştır. Bu abonelerin 8,7 milyonu xDSL abonesi iken, fiber abone sayısı ise sadece 2,3 milyondur. Altyapı geliştirmesi, yüksek hızlı internet kullanım oranının artırılması kapsamında fiber ve kablo internet yatırımlarına devam edilmektedir” dedi.

BULUT BİLİŞİM ÇÖZÜMLERİ ÖNEMLİ”

Türkiye’de bulut bilişim çözümlerinin önündeki engellerin kalkması adına neler yapılması gerektiğini sözlerine ekleyen Bayraktar, “Genişbant kullanımında önemli rol oynayan bulut bilişim çözümleri ise daha düşük bilgi teknolojileri maliyetleri ile daha yüksek kapasiteli veriler üzerinde işlem yapabilmeyi sağlarken, ölçeklenebilirlik ve esneklik gibi avantajları da beraberinde getirmektedir. Avrupa Birliği tarafından yapılan bir araştırmaya göre bulut bilişimin desteklenmesi durumunda 2020 yılında AB ekonomisine 250 milyar avro ve istihdama 3,8 milyon çalışan katkı sağlanabilir. Ülkemizde bulut bilişim önündeki en önemli engellerin; hukuki belirsizlikler, verilerin tutulacağı ülke, güvenlik ve verilerin korunmasına yönelik düzenlemeler. Hizmet sağlayıcılarına duyulan güven eksikliği, özel bulut/genel bulut, bulut sistemleri arasında veri taşınabilirliği ve veri erişimindeki hizmet kalitesi konularında olduğunu görülmektedir. İnternete bağlı cihaz sayısındaki hızlı artış, M2M uygulamaları, nesnelerin interneti, haberleşme cihaz ve ekipmanlarındaki enerji verimliliği, artan hız ve kapasite talebi 5G şebekelerini gündeme getirmiştir. 5G’nin geliştirilmesi doğrultusunda ülkemizde kamu, üniversite, üreticiler, işletmeciler ve ilgili sivil toplum kuruluşlarının işbirliğinin ve tüm çalışmaların koordinasyonunun sağlanması ve katma değer yaratacak ürün, hizmet ve teknolojilerin geliştirilmesi için 5GTR forumu kurulmuştur” ifadelerini kullandı.

(Haber: Tuğçe Kayar)

Güncelleme Tarihi: 12 Şubat 2019, 16:49
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER