Bayramlar tüm aile bireylerini bir araya getiren, bir yandan da herkesi büyük sofralarda buluşturan günlerdir. Bu özel günlerde tükettiğimiz besinlerin çeşidi ve besin tüketim miktarı artmaktadır. Kurban Bayram’ına sayılı günler kala nasıl beslenmemeiz gerektiğini konuşalım.

Etin, sindirimi zordur. Yeni kesilmiş etin dinlendirilmeden tüketilmesi halinde; midede şişkinlik ve hazımsızlık gibi şikayetleri de beraberinde getirmektedir. Özellikle bu dönemde kronik hastalıklara sahip ve yüksek risk grubunda bulunan bireyler (çocuklar ve yaşlılar) dikkatli olmalıdır. Sağlıklı beslenmenin temel prensiplerine, yiyecek seçimine, porsiyon kontrolüne ve besin gruplarının dengeli dağılımına özen gösterilmeyi unutmayalım.
Peki eti tüketirken nelere dikkat etmeliyiz, bayramda nasıl beslenmeliyiz?
Kurban bayramında kırmızı etler önemli bir besin olarak yaygın biçimde tüketilmektedir. Kurbanların kesim öncesi, kesimleri sırasında ve sonrasındaki uygulamalar, etlerin olgunlaştırılması, depolanması, pişirilmesi ve tüketim gibi aşamalara sağlığımız için dikkat etmeyi unutmayalım.


Kurban bayramında şişmanlık, kalp-damar hastalığı, diyabet, hipertansiyon, mide rahatsızlığı vb. sağlık sorunları olan bireyler ve yaşlılar beslenme düzenlerine dikkat etmelidir. Yağlı etlerin doymuş yağ ve kolesterol içeriği daha yüksek olduğu için kalp-damar hastalığı, diyabet, hipertansiyonu olan bireyler kurban bayramında, yağsız veya az yağlı etleri tercih etmeli, eti kısıtlı miktarlarda tüketmeli, aşırıya kaçmamalıdır.


Etler sindirimi ağır olan besinlerdir. Yeni kesilmiş hayvanların etlerindeki ölüm sertliği geçmeden, olgunlaşma sağlanmadan pişirme, sindirimini de zorlaştırmaktadır. Midede şişkinlik, hazımsızlık gibi sıkıntılara neden olur. Özellikle mide rahatsızlıkları çeken bireyler, eti 24 saat bekletmeden tüketmemelidir.


Etler; büyük parçalar şeklinde değil ancak kuşbaşı gibi küçük parçalara ayrılıp, tek pişirimlik miktarlara bölünüp, buzdolabı poşetlerine koyularak buzdolaplarının buzluk kısmında veya derin dondurucuda saklanmalıdır. Buzdolabında -2 santigrat derecede 1-2 hafta, derin dondurucuda ise -18 santigrat derecede daha uzun süre etler saklanabilmektedir.


Pişirme yöntemi olarak; haşlama, fırınlama ve ızgara gibi yöntemler tercih edilmeli, kızartmalardan ve kavurma yönteminden kaçınılmalıdır.


Etler, C ve E vitaminini içermezler. Bu nedenle etlerin mutlaka sebzelerle birlikte pişirilmesi veya etlerin yanında C vitamininden zengin sebze/salata/ taze sıkılmış meyve sularının tüketilmesi oldukça önemlidir. Bu yöntem hem besin çeşitliliğinin sağlanmasını sağlar hem de sebzelerde bulunan C vitamini, etlerde bulunan demir, çinko ve magnezyumun emilimini, vücutta kullanılmasını arttırmaktadır.


Etler mangal yapılacaksa; kömürleşecek şekilde kızartılmaması gerekir kömürleşen etler her zaman kanser riski taşır. Etin ateşe yakın olması ise B1, B12, folik asit gibi önemli vitaminlerin kaybına yol açmaktadır.


Özellikle katı yağlar, et yemeklerinde kullanılmamalı, etin kendi yağı ile pişmesi sağlanmalıdır.


Kurban bayramının geleneksel yemeği haline gelen kavurmanın içine tereyağı veya kuyruk/iç yağı eklemeden, kendi suyunda, kısık ateşte pişirmeniz gerekmektedir.


Etlerin yanında rafine edilmiş pilav/makarna yerine bulgur/esmer pirinç; asitli/gazlı içecekler yerine ayran/yoğurt/cacık tüketilmeyi tercih etmelisiniz.


Bayramda günlük (2-2.5 lt) su tüketimine dikkat edilmelidir.


Gidilen bayram ziyaretlerde; meyve suları yerine açık çay/bitki çayları; hamur tatlıları/çikolata yerine sütlü tatlılar/meyveler tercih edilmelidir.


Son olarak; bayramlarda da yeterli ve dengeli beslenme ilkelerine uygun miktarda et tüketirken çeşitlilik yaratmak için, diğer besin grupları olan ‘süt grubu’, ‘ekmek grubu’, ‘sebze grubu’ ve ‘meyve grubu’ ile aynı öğünde birlikte tüketmeye özen gösterilmesi gerekmektedir.

Herkese sağlıklı ve mutlu bayramlar diliyorum.