"BEN ÖLDÜRMEDİM"

Kahramanmaraş’ta geçtiğimiz hafta Hüseyin Kurt, tarafından kartonpiyerci Muhammet Tosun’un alacak verecek meselesi yüzündün bıçakla öldürüldüğü iddia edilen cinayetin kamera görüntüleri ortaya çıktı. Cinayeti işlediği iddia edilen Hüseyin Kurt, “Ben bıçağı kendimi savunmak için rastgele salladım ve hiç kimseye değmediğini biliyorum. Bıçak üzerinde kan lekesi dahi yoktur” diyerek Muhammet Tosun’u öldürmediğini öne sürdü.

HASTANEDE HAYATINI KAYBETTİ

Olay geçtiğimiz Perşembe günü Onikişubat İlçesi Üngüt Mahallesi'nde bulunan bir kafede meydana gelmişti.  Kafe işletmecisi Hüseyin Kurt ile kartonpiyerci Mustafa Tosun arasında alacak verecek meselesinden tartışma çıkmış, tartışmanın büyümesi üzerine Hüseyin Kurt, bıçakla Muhammet Tosun’u göğsünden bıçakla yaralamıştı. Göğsünden aldığı bıçak darbesiyle yaralanan Tosun, kaldırıldığı Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi'nde yapılan tüm müdahaleye rağmen yaşamını yitirmişti.

“PARAMI ÖDE YOKSA KAFANA SIKARIM”

Olay sonrası suç aleti bıçakla gözaltına alınan Hüseyin Kurt, çıkarıldığı nöbetçi hâkimlikçe tutuklanarak cezaevine gönderildi.  İfadesinde,  olayın yaşandığı anda bıçağı rastgele salladığını ve kimseye değmediğini belirten Kurt kendini şöyle savundu; “Maktulle alçıpen işi yapılması hususunda anlaşmıştık. Bu paranın çoğunluğunu daha önce ödedim, bir kısmını ise işi yarım bıraktığı için ödememiştim. Olay günü iş yerime gelerek ofisime çıktım. Maktul bulunduğum iş yerimin doğrudan ofis katına çıktı. Selam vermeden “Paramı verecek misin?” diye sordu. Ben de “Yarım bıraktığın işi başkalarına yaptırmak zorunda kaldım, kalan işleri yap, paranı ödeyeyim” dedim. O da bana “Sana yarına kadar mühlet, paramı öde yoksa kafana sıkarım” dedi. Sonra oturduğu yerden kalkarak iki atım attı, tekrardan geri dönerek bana “Vaz geçtim, parayı istemiyorum, bugün kafana sıkacağım” dedi. Bulunduğu yerden aşağı doğru seslenerek, “Yukarı çıkın lan” dedi. Daha sonra masamda bulunan çay bardağını eline alarak masaya doğru atarak kırdı. Elini beline atınca bende panik yaptım, oturduğum yerden kalkarak kapıdan kaçmaya yeltendim. Tam kapıya geldiğimde 4 kişi önüme çıktı. Bunlardan birisi maktulün kardeşiydi, diğerlerini de tanımıyordum. Bu kişiler benim dışarıya çıkmama müsaade etmediler. Ofisin kapısının içeriden ve dışarından kolları yoktu. Bende ofis içerisindeki mermer sehpanın üzerinde pasta kesmekte kullandığımız bıçağı alarak önüme çıkan şahıslara rastgele salladım. Amacım ofisten dışarıya çıkmaktı. Bunun üzerine hepsi üzerime atladı. Bıçağı elimden almaya çalıştılar. Ben bıçağı rastgele salladığım sırada karşımda maktul yoktu, diğerleri vardı. İçlerinden birisi bıçağı benim elimden aldı. Maktul oradakilere hitaben “Burada öldürmeyeceğiz, arabaya götüreceğiz, dağa çıkaracağız” dedi. Saçımdan, diğerleri de kollarımdan ve bacaklarımdan tutmak üzere beni ofisten çıkardılar. Şayet bu aşamada yaralanmış olsa beni bu şekilde sürükleyip dışarı çıkaramazdı. Kamera kayıtlarında da maktulün beni saçımdan çekip sürüklediği görünüyor. Aşağı inen merdiven başına geldiğimizde ben merdivenin korkuluğuna ayağımı sıkıştırarak aşağı inmemeye direndim. Bu arada maktul halen saçımdan çekerek “Bıraktırın elini ayağını” diyerek oradakilere komut veriyordu. Maktul siz aşağı getirin ben arabaya gidiyorum diyerek koşarak aşağı indi. Diğerleri ise birisi boğazıma maket bıçağı dayadı. Maktulün kardeşi ise yine elindeki bıçakla “bırak yoksa gırtlağını keseriz” dedi. Ben şahıslara “Ben orucum, ramazan ayı, 5 dakika ofiste bekleyin paranızı getireyim” dedim. Sonrasında aşağıdan “yetişin” diye bir ses duydum. Bunun üzerine beni tutan şahıslar beni bırakarak aşağı doğru kaçtılar. Ben yanıma cep telefonumu alarak bizim iş yerimize bitişik olan iş yerine pencereden girdim ve burada ilk önce kardeşimi aradım. “Polisi aradım, acil buraya gelin” dedim. 1-2 dakika sonra telefonla konuştuğum kardeşim bana seslendiğini duydum. Tekrardan iş yerime geçtim. Ben iş yerimin üst katında bulunduğum sırada da yanımda kardeşim ve iş yeri çalışanım M. A. bulunduğu sırada maktulün kardeşi iş yerime gelerek beni kastederek “Nerede o, onu öldüreceğim” dedi. Kardeşim de “Ne oluyor” dedi. Ancak etrafımın kalabalık olduğunu görünce iş yerinden kaçarak uzaklaştı. Bizde arkasından aşağı indik, ancak peşine takılmadık. Bu kişiyle aramızda herhangi bir arbede ya da kavga olmamıştır. Kamera görüntülerinden de görüleceği üzere maktul beni ofisimden zor kullanarak ve saçımdan sürükleyerek çıkarmıştır. Yaralı bir şahsın bu şekilde güç kullanması mümkün değildir. Olay sırasında maktul elini arka bel kısmına götürmüştü. Ancak üzerinden bir şey çıkarıp çıkarmadığını ben görmedim. Çünkü panik halde, olay büyümesin diye, bana zarar vereceklerini düşünerek, kaçmaya çalıştım. Ancak gerek maktulün gerekse de maktulün sonradan çıkardığı kişi planlı bir şekilde iş yerime gelmişlerdir. İş yerimde yalnız olduğumu biliyorlardı. Ben ofis içerisinde sehpa üzerinden aldığım ve pasta kesiminde kullanılan bıçağı kendimi savunmak amacıyla rastgele salladım. Ben bıçağın hiç kimseye değmediğini biliyorum. Bıçak üzerinde kan lekesi dahi yoktur. Olay sonrası olayın ilk gerçekleştiği ofiste herhangi bir temizlik çalışması da yapılmamıştır, kimse ofise girmemiştir. Olayda kullanılan maket bıçak polise teslim edilmiş, ancak maktulün kardeşinin olayda bana karşı kullanmış olduğu bıçak kolluğa teslim edilmemiştir. Maktulün ölümüne neden olan bıçak yaralanmasını diğer şahısların kullandığı bıçaklardan oluşabileceğini düşünüyorum.” 

KAMERA GÖRÜNTÜLERİ ORTAYA ÇIKTI

Bu arada yaşanan kavganın kamera görüntüleri ortaya çıktı. Görüntülerde Hüseyin Kurt'un, Muhammet Tosun tarafından saçından tutularak sürüklendiği,  Muhammet Tosun'un kafeden çıkarak otomobilin yanına gittiği ve bir süre sonra yere yığıldığı, arkadaşlarının yardıma koştukları görülüyor.

Güncelleme Tarihi: 17 Mayıs 2020, 13:05
YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER