Fitne Allahın Kuran-ı Kerimde "Fitne adam öldürmekten daha şiddetlidir"(Bakara-191) buyurduğu büyük bir beladır. Milletleri kahreder kardeşi kardeşe düşman eder birliği bozar. Müminler arasındaki güven ortamını bozar ilk fitne hareketi uhud harbine gidilirken islam ordusundan ayrılan münafıklarca çıkarılmış ve  300'e yakın münafık en kritik bir zamanda islam ordusunu terk ederek müslümanların kuvve-i maneviyelerini kırmışlardır. Sonraki yıllarda Hazreti Osman Efendimizin öldürülmesi üzerine müslümanların dini ve siyasi kamplara bölünmesine yol açmış daha sonra Şii, Sünni ihtilafının kökleşmesi ile gelecek kuşakları derinden etkileyen fitnelerin başlangıcı sayılmıştır.

                  İslamın ilk asırlarında müslümanlar peygamberimizden rivayet edilen hadisi şerifler, naklederken senedini sormadıkları halde İbni Sirin'in bildirdiğine göre Hz. Osmanın öldürülmesinden sonra "Bize ravilerin isimlerini söyleyin demeye başlamışlardır" çünkü tarafgirlik ve fitne insanları uydurma hadisler icad etmeye sevk etmiştir.

                  İslam tarihi fitne hareketlerinin elvanı çeşidi ile dopdoludur. Malesef güçsüzlükten yokluktan değil, fitneden dolayı birbirimizle çekişmişiz ve kuvvetimiz dağılmış gitmiştir.

                  Oysa Allah c.c buyuruyorki "Allah ve Resulune İtaat edin, birbirinizle çekişmeyin, sonra korkuya kapılırsınızda kuvvetiniz gider.Birde Sabredin.Çünkü Allah sabredenlerle beraberdir."(Enfal-46)

15 Temmuz ihanet girişimi ülkemizin yaşadığı en şiddetli fitne hareketlerinin başında gelir.

                  Çünkü içimize sızmış pirincimize benzeyen taşlar misali bizi bize kırdırmak isteyen çok organize ve sinsi bir hareketin son saldırısıdır 15 temmuz.

                  Herşey bir masum görüntünün arkasına gizlenerek tertiplenmiştir.Önce sinsice ailelere sızılmıştır.Masum ve imkanları kıt anadolu insanının "çocuklarınızı biz okutalım , onları memleket idaresinde söz sahibi yapalım" yalanıyla kandırılması sonucu çocukları ellerinden alınmış, çocuklar ailelerine düşman edilmiştir. Dershaneler vasıtası ile girilmedik ev bırakılmamış, başarılı çocuklar ailelerinden koparılarak sistemli bir biçimde kurşun asker olarak yetiştirilmiştir.

                  Her meslek dalında örgütlenme sağlanarak eğitim hizmetleri bahanesi ile müthiş vurgunlar yapılmış.Halkın dini duyguları istismar edilerek, zekat, filtre, kurban, öşür, sadaka gelirleri amacı dışında kullanılmış ve bütün bu faliyetler ustaca ve sinsice bir iki yüzlülükle halktan gizlenmiştir. Başlangıçta kuzu postuna bürünerek halkımızı aldatan bu ihanet örgütü semirdikçe ve güçlendikçe asıl yüzünü ortaya çıkarmış. Ele geçirdiği kurumları bir şantaj ve zulüm aracı olarak kullanmak suretiyle sömürüsünü ve zulmünü kat kat arttırmıştır.

                  Örgütlenme ve zulüm o hale gelmiştirki , istisnasız tüm kurumlarda görülmeyen işler, tıkanan muameleler FETÖ terör örgütünün dokunuşları ile çözülebilir hale gelmiş.

Örgüte verilen rüşvetler ile hallolunmayan mesele kalmamıştır.

Hatta bazen örgüte yardımda isteksiz davranan iş adamlarına kumpaslar kurulmuş, kuzu ,kuzu bağışa zorlanmıştır. Sorular çalınmış, imtihanlar birer adam kayırma ve örgütlenme aracına dönüştürülmüştür.

                  Derken örgüt ulusallıktan uluslararası büyüklüğe ve güce ulaşmış. Yabancı istihbarat örgütleri ile kucak kucağa, bu güzelim vatan toprağını kafirlere peşkeş çekmişlerdir ihanetlerini pervasızca sergilemişlerdir. Nihayet devletin bütün kurumlarında çok etkili oldukları halde hırs ve tamah gözlerini o kadar kör etmişki, devleti , haçlılara peşkeş çekecek bir ihaneti bile göze almışlar.15 temmuz cinayetine cüret etmişlerdir.

                  Şİmdi bunca ihaneti ortaya koyan FETÖ örgütü , bir cemaat görüntüsü altında bunca melaneti işlediği için, halk nezlinde bütün cemaatlerin güvenirliği zarara  uğramış , müslüman milletimiz tedirgin olmuştur. Bu ihitilal girişimi başka grup tarafından yapılsaydı şehitleirmizin acısını bağrımıza gömer yolumuza daha bir kenetlenerek devam ederdik. Ama öyle olmadı şimdi bizim gibi ezan okunduğunda camiye koşanların çocukları haşhaşilerce iğfal edildi. Sıffin savaşında olduğu gibi Allah diyenler birbirlerini öldürdüler.

                  Bu fitne ilk değil , belki sonda değil ama biz Hz.Ali efendimizin dediği gibi"Kardeşlerimiz bize baş kaldırdıysa cezalarını veririz, cenaze namazlarınıda kılarız"demeli ve bu hainlerin hakettikleri cezayı vermekte hiç tereddüt etmememliyiz.

                  Şimdi sakallı tekkeli babalar, dedeler "Benim çocuğumun hiç suçu yok mağdur edildik" diye sokaklara dökülüyor. Ama bilmiyorlarki çok profosyonel bir örgüt çocuklarının akıllarını başlarından aldı onları mankurtlaştırdı.

Şİmdi yapacağımız iş bu  hain örgütün iç yüzünü kapı kapı dolaşıp herkese anlatmaktır.

                  15 Temmuzda herşeyin planlandığı gibi gerçekleşeceğini zanneden FETÖ teror örgütü, milletin yalçın kayalar misali iman dolu göğsüne çarpmış ve belasını bulmuştur.

Şimdi devletimizden beklediğimiz şudur ki:

1- Suçluların cezası geciktirilmeden , sulundarılmadan verilmeli.

2- Suçsuz oldukları tespit edilen vatan evlatlarının mağduriyetleri biran önce giderilmeli.

3- Vatanına milletine bağlı suçlu yakınları özel bir rehabilitasyona tabi tutulmalı devletin şevkatli elini omuzlarında hissetmelidirler.

4- En olumsuz dönemlerde dahi devletinde sadakatından asla taviz vermeyen aziz halkımız enfal suresi 46. ayeti kerimeyi bir daha okumalı ve birbirine kenetlenmelidir.

5- 15 Temmuz Darbe girişimi gelecek kuşakların hafızalarına, çok ciddi etkinliklerle kazınmalı ve asla unutturulmamalı.

Allah bu aziz milleti bir daha bu fitne ateşine düşürmesin. Vatanımız, Milletimiz ve Devletimiz zevale uğramasın.

                  15 Temmuz şehitlerimize rahmet gazilerimize sağlık sıhhat ve afiyet diliyorum. Şehitlerimizin geride bıraktıkları emanetlerine sahip çıkabilmeyi Allahtan temenni ediyorum.

ÖMER FARUK ŞİRİKÇİ