Abdullah Tekinşen: ‘Rusya, dünyaya örnek olamaz’

Köşe yazarımız Ali Büyükçapar, yaptığı ropörtajlarla kentin edebiyat ve tarihi zenginliklerini ölümsüzleştirmeye devam ediyor. Büyükçapar bu kez ise Kahramanmaraş Türk Ocakları’nın haftalık buluşmasına konuk olan ve yaptığı ‘Rusya'nın Tarihten Günümüze Derin Kodları’ konuşmasıyla dikkat çeken Dr. Abdullah Tekinşen’i gazetemize taşıdı.


Edebiyat ve tarih üzerine gazetemizde kaleme aldığı makalelerle dikkatleri üzerine çeken Ali Büyükçapar, yaptığı röportajlarla da okurlarını bilgilendirmeye devam ediyor. Kahramanmaraş Türk Ocakları’nın haftalık buluşmasına konuk olan ve yaptığı ‘Rusya'nın Tarihten Günümüze Derin Kodları’ konuşmasıyla katılımcıları bilgilendiren Dr. Abdullah Tekinşen’e sorular yöneltti.

İşte Ali Büyükçapar’ın, Dr. Abdullah Tekinşen ile yaptığı ropörtajın detayları;

Ali Büyükçapar:

Merhaba Rusya'nın tarihten günümüze derin kodları' başlığından ne anlamamız gerekiyor? İzah eder misiniz.

Abdullah Tekinşen :

Ruslar'ın dini hayatı,edebî hayatı,siyasi hayatı,sosyal hayatı gibi...yaşamalarının tümü ve toplum hayatlarını yönlendirme güçlerinin tamamını anlamalıyız.

Ali Büyükçapar:

Rusyanın tarih içindeki yönetim evrilmesi komünizme gitti,bu durumun halk psikolojisiyle ilgisi var mıydı?

Abdullah Tekinşen : Vardı elbette,diğer Avrupa ülkeleri, serflik uygulamalarını yüzlerce yıl önce bitirmişlerdi; Rusyada ise 19.y.y.ın ikinci yarısında kaldırılmıştı,kaldırılmıştı ama bir sosyal olgu kaldırdım deyince bıçakla kesmiş gibi bitmiyor.En azından psikolojisi zamanla kalkıyor.Serfliğin yüzlerce yıldır birikmiş olumsuz havası,Avrupadaki işçi sınıfı hareketlerinin rüzgarıyla kineyim hale gelip komünizmi sonlandı. Kinetik hale gelip komünizmle sonlandı olacaktı.

Ali Büyükçapar:

Osmanlı dönemi Rusyasının Cumhuriyet dönemi Türkiyesinden farkı neydi?

Abdullah Tekinşen :

Osmanlı ve Rusya monarşi ile yönetiliyordu.Türkiyede cumhuriyet ilan edilince,monarşi benzerliği ortadan kalkmış oldu.Iki milletin benzeşmeleri sorduğunuz soru temelinde,tarım toplumu olmaları ve adı cumhuriyette olsa yönetim tarzlarındadır.Farkı ise Rusyada Narodnik ve Marksist hareketlerin etkin olması,cumhuriyet Türkiyesine ise bu tür sosyal hareketlerin olmamasıdır.

Ali Büyükçapar:

Cumhuriyetle birlikte Rusya algısının,devletten ziyade ideolojik yapı ile örtüşmediği nelere bağlarsınız?

Abdullah Tekinşen :

Teorik Marksizm Rusya'da Bolşevikler marifetiyle uygulamaya geçince;Marksizmi yönetim biçimi olarak benimsemeyen ülkeler tarafından antipropagandayla cevaplandı Bu antipropagandayı abartılı bulabilirsiniz, ama bence Marksizmin Rusya ve Çin uygulaması,sanıyorum yüz milyonu epeyce aşkın  insanın ölümüne, zorunlu yer değişimine, zorla kültür değişimine sebeb olduğu için kötü bir uygulamaydı.Türk milletide bunu biliyordu;onun içinde Rusya algısı devletten ziyade ideolojik yapı ile örtüştü.

Ali Büyükçapar:

Rusya'nın devlet bağlamında Dünya' ya örnek olabilcek yönetim kodları nelerdir?

Abdullah Tekinşen :

Rusya başkanlık sistemi ile idare ediliyor,özgün bir yönetim yapısı yok. Bence Dünya'ya örnek olabilemez.

Ali Büyükçapar:

Ülkemizdeki Rus Edebiyatı sevdasını nasıl yorumlar mısınız?

Abdullah Tekinşen :

Rus Edebiyatı; Latin Edebiyatı, Fransız Edebiyatı ile beraber önde gelen edebî akımlardandır. Kendine özgüdür; diğerleri gibi Hümanizmin bir ürünüdür. Hümanizm dünya genelinde insanlarda bir karşılık bulmuş görünüyor. Bu sebeble yurdumuzda bir okuyucu kitlesi var.

banner166

banner165

banner167

banner168